Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden doğan inşaat işleri alacağı ve fatura mutabakatına ilişkin haksız icra takibi itirazının iptali davası.
Özet: Davacı, eser sözleşmesine dayalı olarak davalıya yaptığı inşaat işleri karşılığında düzenlenen faturalar ve şantiye şefi imzalı kesin hesap mutabakatıyla sabit alacağının, davalının haksız iade faturası kesmesi ve icra takibine itiraz etmesi nedeniyle ödenmemesi üzerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ederken; davalı ise yazılı eser sözleşmesi bulunmadığını, davacının işin varlığını, kapsamını ve alacak miktarını ispata elverişli yeterli yazılı delil sunamadığını, tacirler arası sözlü sözleşmenin yazılı belgeyle ispatlanması gerektiğini ve icra takibinin dayanağı dışındaki delillere muvafakat etmediklerini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
K.YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...., davalı .... Sanayi Tic. A.Ş firmasıyla aralarındaki sözleşmeye istinaden 2019 yılı içerisinde parça parça inşaat işleri yapma yükümlülüğünü ifa ettiğini, müvekkili yaptığı bu inşaat işlemleri sonucunda bu işlere karşılık olmak üzere davalı şirkete █████/2020 ve █████/2020 tarihlerinde e- fatura keserek gönderilmiş ve taraflar arasında yapılan işlere yönelik olarak mutabakat sağlandığını, müvekkilinin tarafından gönderilen söz konusu faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, hatta davalı şirket bu faturaların içeriğiyle ilgili mutabık kaldığını ifade ettiğini, fatura mutabakatları yapılmış olmasına rağmen 24.07.2020 tarihinde davalı şirket tarafından 35.000,00 TL tutarında hak ediş tenzilatı adı altında bir iade faturası kesilip e-posta olarak davacı müvekkiline gönderildiğini, kesilmiş olan faturalar konusunda mutabakat sağlanmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından █████/2020 tarihli ... numaralı ve 35.000 TL bedelli fatura keşide edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin tarafından Ankara .... noterliği █████/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirket tarafından kendisine gönderilen fatura iade edildiğini, müvekkili bu ihtarnamede, davalı şirket ile ... nolu 12.02.2020 tarihli 295.062 bedelli ve ... nolu 26.03.2020 tarihli ve 232.900 bedelli faturaların davalı şirketin muhasebe birimi ile mutabakatının yapıldığını belirttiğini, müvekkilinin ayrıca davalı şirket tarafından kesilen ... numaralı ve kdv dahil 35.000 TL bedelli faturanın borçlusu olmadığını bu sebeple de faturayı iade ettiğini, böylelikle müvekkiline gönderilen bu faturaya aynı gün TTK m.21/f.2 kapsamında itirazda bulunarak ... nolu iade faturasının içeriğinin kabul edilmediği davalı şirkete ihtarname ile bildirdiğini, █████/2020 tarihli davalı şirketin şantiye şefi .... tarafından imzalanmış “hakkedişler toplamından .... inşaatın kestiği fatura ana toplamdan düştükten sorna tfk adına kalan bakiye” açıklamasıyla imzalanmış kesin hesap mutabakatında müvekkilinin alacağı 193.136,87 tl tutarında, bu alacak vadesinde borçlu şirket tarafından ödenmediği için müvekkili tarafından ödeme için davalı şirkete başvurulmuş ancak icra ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulduğunu, açıklanan gerekçelerle ve dava dilekçe ekinde yer alan delillerin dayalı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile; alacağımızın tahsili amacıyla başlattılan Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyasına vaki davalının haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve takibin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi olmadığını, bu haliyle yapıldığı iddia edilen işlerin neler olduğu, ne miktarda yapıldığı, ne zaman ve ne şekilde teslim edildiği, varlığı iddia edilen alacağın miktarının ne olduğu hususlarının ispat külfeti davacıdadır ancak davacı davasını ispata elverişli deliller sunmadığından ve usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ibraz etmediğinden davasının reddi gerektiğini, davacı huzurdaki itirazın iptali davasından evvel müvekkil aleyhine icra takibi yaptığını iş bu icra takibi dayanağı olarak fatura ve cari hesap gösterildiğini, bu aşamadan sonra takip dayanağı olarak sunulmayan delillerin sunulmasına muvafakat olmadıklarını bu anlamda davacı, davasındaki iddiasını taraflar arasındaki varlığı iddia edilen sözlü eser sözleşmesine dayandırdığını belirtmiş ve parça parça inşaat işleri yaptığını beyan etmiştir. davacı, taraflar arasında sözlü akdedildiğini iddia ettiği eser sözleşmesinin varlığını, içeriğini, hangi işleri yaptığını, ne miktarda iş yaptığını, yaptığı işlerin karşılığındaki tutarın miktarını ve ne kadar bedel ödenmesi ile ödeme şekil ve tarihlerini yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür. nitekim dava dilekçesinin 2. sayfasında 4 numaralı maddede, kendisi ile çelişkili şekilde yapılan işin, sözleşmeye bağlı yapılmadığını belirtmemiştir. tacir olan taraflar arasındaki varlığı iddia edilen bu sözleşme ve işler ancak yazılı belge ile ispatlanabilir ki davacı bu meyanda faturalara ve cari hesap ekstresine dayanmaktadır. bu hususlarla ilgili de dava dilekçesinde hiçbir açıklama yer almamaktadır. oysaki davacının iddiasında yer verdiği maddi vakıaların ispatı ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir.zira sayın mahkemeniz huzurunda görülen davada itirazın iptali davası olup icra takibinde takibin dayanağı olarak gösterilmeyen eser sözleşmesine ve diğer delillere sonradan dayanılması mümkün değildir. bu haliyle davacı tarafından yapılan icra takibi açıkça hukuka aykırı olduğu gibi huzurdaki davaya sonradan sunulma çabasına girilen delillerin sunulmasına da muvafakatleri olmadığından bu sebeplerle davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
HMK'nın 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu cari hesap alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Davacı tanığı ...'in beyanı; "Davacı benim kardeşim olur kendisi mimar olur ben ise inşaat mühendisiyim davacının Bodrum Torbada davalıya ait AVM nin öncelikle seramik işini aldı bu işten sonra da davalıya peyder pey başka işlerde yaptı, davacı kardeşim iş bitince fatura kesip, davalıya gönderdi bildiğim kadarı ile 170 000,00 TL alacığı vardı, kardeşim faturaları davalıya gönderdikten sonra her iki tarafın muhassebeside bu konuda mu takıp kaldığından davalı taraf, faturalara itiraz etmedi, hatta faturaların stobajını kesip vergi beyanında da kullanmışlar, bir kısım ödeme için davalı kargo ile kardeşime bir miktar çek gönderdi ancak çekler çok ileri tarihli ve parça parçaydı toplam ödemeden hatırladığım kadarı ile 40 000,00 TL kesip öyle göndermişlerdi, bizde ileri tarihli çekleri kabul etmeyerek geri gönderdik, kardeşime davalı tarafça herhangi bir ayıp ihbarı gelmedi biz iş bittikten sonra davalı ile helalleşerek davalının memnuniyeti üzerine ayrıldık, ben bu süreçte kardeşimin sürekli yanındaydım olayları bu nedenle bizzat biliyorum." şeklindedir.
Davalı tanığı ...'ın beyanı; "Ben ... şirketinin diğer bir firması olan ... Avm'de yönetici olarak çalışmaktayım. Taraflar arasındaki davayı biliyorum. Ben 2020 yılında çalışmaya başladım ancak davaya konu işlerin devamına şahitlik ettim. Davacı ile seramik yapımı konusunda anlaşılmış ancak seramikler en küçük dokunmada kırılıyordu. Avm'nin ortak alanı olan yerlere seramik döşeme işini yaptılar. Ancak seramikler hemen kırılıyordu. O dönem seramikler kırıldığı için üzerine dolgu malzemesi atılıp yepyeni seramik alınarak başka firmaya yaptırıldı. Çünkü o dönem davacı tarafa ulaşılamadı. Benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir." şeklindedir.
Davalı tanığı ...'nın beyanı; "Ben davalı şirketin sahibi olan ...'nun abisiyim. Davacı ile olan inşaat sözleşmelerini biliyorum. Ben yıllardır Bodrum'da ikamet ettiğim için davacıyı iyi bilirim. Kendisi daha öncede bizim başka bir inşaatımızda yine ayıplı iş yapmışlardı. ... Avm'nin zemininde bulunan seramikleri biz davalı olarak aldık. Ancak işçiliğini ve montajını davacı yaptı. Yapıştırma malzemesini biz almadık, davacı taraf aldı. Ancak bütün seramikler kırıldı ve çatladı. Başka yerde de bu seramikler kullanıldı ancak onlar sapasağlam duruyor. Bu yüzden işçilikten kaynaklı olduğunu söylüyoruz. Davacıya son bir ödememiz vardı. Ancak iş bitmeden seramikler kırılmaya başlayınca ödemedik. Biz davacıya ayıplı imalatı düzeltmelerini söyledik ancak davacı ortağı ile anlaşmazlık yaşayıp Ankara'ya gitti. Bizim taleplerimi yerine getirmedi bizde başka bir firma çağırıp aynı seramiklerden yeniden alarak ayıplı imalatı giderdik. Sonradan yapılan seramikler kırılmadı sağlam bir şekilde duruyor. Benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir." şeklindedir.
Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterleri ve dosya münderecatı üzerinde yapılan inceleme neticesinde yapılan tespit ve değerlemeler sonucunda, Davacı tarafın dava konusu döneme ait 2019 işletme defteri ve 2020 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı, noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, takiben sayfaların mühürlü olduğu, davacı yan defter ve belgelerinin lehine delil vasfının takdiri ve değerlemenin Sayın Mahkemede olduğu, Davalı tarafın 2019-2022 hesap yılı defterlerinin e- defter olduğu, usulüne uygun tutulduğu, Yevmiye ve defteri Kebir defterlerinin açılış ve kapanış berat ve mali mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter onaylarının süresinde alındığı, davacı taraf 2019-2022 hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı tarafın takip ve dava konusu taleplerine dayalı faturalarının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e- Arşiv Fatura olduğu, davalı tarafın itirazının ise, borca ve ferilerine- talep edilen alacağın yarılamayı gerektirdiğine yönelik olduğu, Davalı tarafın, 24.07.2020 tarihli ... numaralı ve KDV dahil 35.000,00 TL İADE faturası ile bakiye borcunu sıfırladığı, Davacı tarafın İcra Takip tarihinin 04.08.2020 olduğu, ... E. Sayılı dosyası ile 193.136,87TI talep ettiği, taraflar arasında (Kesin Hesap Mutabakatı) mutabakat yapıldığına dair iddialar bulutisa da bu yönde taraflarca dava dosyasına somut bir belge sunulmadığı, bu nedenle, davacı tarafın 193.136,87 TI lik alacak talebinin hangi faturalardan veya hak edişlerden kaymaklandığının izaha muhtaç okduğu, Davalı tarafın, “davacının yapmış olduğu eksik/ ayıplı işleri” 3, Kişilere yaptırdığı iddiası kapsamımda yapılan incelemede, dava dosyasına ve incelemeye sunulan, ... Seramik A.Ş, ... Mermer- ... ve ... İnşaat ile ticari ilişkilerinin mevcut olduğu, iş bu 3. Kişiler ile yapılan mal ve hizmet alımı neticesinde faturaların/ödenen tutarın, davacının takip ve dava konusu alacak tutarının çok üstünde olduğu, iş bu ödemelerin tıkdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, Davacı tarafın defterlerindeki kayıtlarının izaha muhtaç ve eksik olmasının karşısında, davalı tarafın defter ve belgelerinde 31.12.2020 tarihi itibarı ile 3. Adet ve toplam 126.866,62 TL çekin geri alınması ve davacı tarafa ödendiğine dair dava dosyasına herbangi bir somut belge sunuluzdığından, 31.12.2020 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar takip teki talebe bağlı olarak davacı tarafın “49 faiz talep edilebileceği, ancak, takdiri ve hukuki nitelemesinin Saym Mahkemede olduğu, Ancak, ... Mermer- ... 'un 20.07.020 tarihindeki tespitleri sonucunda davalınıtı bırakmış olduğu eksikfayıplı işlerin tam Klanı ve işçilik bedeli olan 175,0004 KDV -206.500,00 TL █████/2020 tarihinde bitirildiği gözetildiğinde ise, davalı tarafın takas mahsup talebinin takdiri ve değerlenmesi ve hukuki nitelenmesi sayın mahkemenizde olduğu, Taraflar arasında cari hesabın ödenmesine yönelik herhangi bir noter ihtarı bulunmadığı, İcra Takip tarihi (04.08.2020) itibarı ile davalı tarafın ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, bakiyenin (0) sıfır olduğu, davacı tarafm ticari defterleri ve kayıtlarının (takip talebindeki 193.136,87 TI cari hesap alacağı yönünden) da izaha muhtaç olduğundan faiz hesabının yapılamadığı, Tarafların sair talepleri ve "020 icra inkar tazminatı v.b taleplerinin takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi ... ve ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Somut olayda dosya münderecatından taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanılamamış olup davacının edimi, inşaat işleri yaparak teslim edilmesi olduğu, davalının edim yükümlülüğü ise buna karşılık bedel ödemek olduğu, anılan edimlerin tipik unsurlarından olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, Davacının alacağının eseri tamamlayıp teslim ettiği tarihte muaccel hale geleceği, dosya münderecatı incelendiğinde taraflar arasında eserlerin teslim edildiğine ilişkin davalı işsahibi eserin ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediğini savunduğu, eserin teslim edilmeden ayıplarının ortaya çıktığı, bu ayıpların 3.kişiler tarafından giderildiği savunması bakımından eserin teslim edildiğinin düşünüldüğü, eserin teslim edilmesi halinde borçlu davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığı, şayet Mahkemece eserin teslim edilmediği kanaatine varılırsa borcun muaccel olmayacağı ve borçlu davalının temerrüde düşmeyeceği, Dava konusu somut olayda, davacının davalıyı karşı tanzim ettiği bir temerrüt ihtarına rastlanmadığı, ihtar, alacaklının borçluya borcunu ifa etmesi hususunda yönelttiği bir irade beyanıdır ve bu irade beyanı hüküm ifade ettiği anda borçluyu temerrüde düşürdüğü, bu bağlamda davalı (borçlu) hakkında icra takibi ikame edilmesi de davacı (alacaklının), borcun ifa edilmesini isteyen bir beyan ihtiva ettiğinden, ihtar niteliği taşıdığı, dolayısıyla icra takibinin davalı tarafa tebliği bu kapsamda bir ihtar görevi gördüğü için, davalı (borçlu) önceden temerrüde düşürülmemişse, icra takibinin kendisine tebliği ile temerrüde düşürülmüş olduğu, hal böyle iken; Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmesi halinde davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü, Davalının temerrüde düşüp düşmemesi bakımından ara sonuç davacı tarafın eseri teslim etmesiyle birlikte para borcunun muaccel olacağı davacı tarafından dosyaya mübrez temerrüde düşürmek için bir ihtarnameye rastlanılmadığı, icra takibi ile davalının temerrüde düştüğü, davacının alacağının varlığının kabulü halinde alacağını talep edebileceği, fakat somut ihtilaf bakımından davalı teslim edilen eserin ayıplı olduğunu savunduğu, bu hususta davalı tarafın ayıp iddialarının değerlendirilmesi gerektiği, Davalının, eserin teslim edilmediğini belirttiği, dosya münderecatından eserin teslim edildiğine dair bir belgeye rastlanılamamış olup davalı işsahibinin eserin eksiksiz ve tam şekilde teslim edilmediği, ayıpların 3.kişiler tarafından giderildiği savunması bakımından eserin teslim edildiğinin düşünüldüğü, nihai takdir Muhterem Mahkemeye ait olduğu, şayet Mahkemece eserin teslim edilmediği kanaatine varılırsa ayıp nedeniyle sorumluluğun koşulları oluşmayacağı, somut ihtilafta, davalı; davacının sözleşmesel yükümlülüklerini ayıplı ve özensiz olarak ifa etmişiddialarında bulunduğu, şayet Mahkemece dosyaya mübrez 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınırsa raporda eserin ayıplı olduğu düşünüldüğü, Dosyaya mübrez davalı tarafın beyan dilekçelerinden davacı taraf ayıp ihbarında bulunulmuş olduğu bunun üzerine davacı tarafın ayıpları gidermek için uğraştıkları belirttiği, aynı beyan dilekçesinde davalı taraf davacı tarafın ayıpları gideremediğini bunun üzerine 3.kişilerin ayıpları giderdiğini belirttiği, davacı taraf ise ayıp ihbarının yapılmadığını iddia ettiği, dosya münderecatından davalı tarafından davacı tarafa ayıp ihbarı yapıldığına dair belge, mail başkaca herhangi bir evraka rastlanılamadığı, bunun yanı sıra davacı tarafından işlerin tam olarak ne zaman teslim edildiği anlaşılamadığı, şöyle ki evvelce de bahsedildiği üzere davalı taraf ihtarnamesinde hesap mutabakatının yapılmasından sonra işlerin incelendiğini belirttiği, dosyaya mübrez hesap mutabakatı 03.07.2020 tarihli olduğu, eserin teslim tarihini hesap mutabakatı tarihi olduğu varsayılırsa davalı tarafın bu tarihten sonra 3.kişilerle olduğunu iddia ettiği belgelerin tarihleri incelendiğinde davalı ihtarnamesinde de bahsedilen 24.07.2020 tarihine kadar geçen sürecin makul süre olarak değerlendirilebileceği düşünülse de dosyaya mübrez belgelerden bildirim külfetini yerine getirip getirmediği anlaşılamadığı, şayet Mahkemece davalı tarafın ihbar külfetini yerine getirmediği kanaatine varılırsa davacının ayıptan sorumlu olmayacağı, Mahkemece davalı tarafın bildirim külfetini makul sürede yerine getirdiği kanaatine varılması ihtimaline binaen incelemelerimize devam olunduğu, Sayın Mahkemece davalının ihbar külfetini yerine getirmediği kanaatte olunması ihtimalinde zarar talebinde bulunulması da mümkün olmayacağı, zira tazminat istenebilmesi için yüklenicinin ayıp ihbarını süresinde yapmış olması gerektiği, ancak Sayın Mahkemece davalı tarafın ayıp bildirim süresini yerine getirdiği ve nihai olarak kayıbın koşullarının sağlandığı kanaatinde olunması durumunda zarar talebinde bulunması mümkün olabileceği, Muhterem Mahkemece davalının davacıdan davalının usul hukukunun gereklerine uygun bir şekilde takas dermeyanınında bulunduğu kanaatinde olunması durumunda davalının, davacıdan alacaklı olup olmadığının tespiti gerekeceği, ancak Sayın Mahkemenizce aksi kanaatte olunması bir başka ifade davalının usul hukukunun gereklerine uygun bir şekilde takas dermeyanınında bulunmadığı kanaatinde olunması durumunda davalının, davacıdan alacaklı olup olmadığının tespitine gerek kalmayacağı,husuları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2022 tarihli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat dosyasından bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Dava konusu mahallerde yapılan incelemede; Dosya içeriğinde her ne kadar davacı tarafından fatura sunulmuş olsa da incelemeye esas teşkil edecek hakediş detayı, yeşil defter voya yapıma ilişkin iş kalemlerinin olmadığı iş bu sebeple anlaşmazlık konusu işler detaylı olarak incelenememiştir. Ve yine yukarıda da özetlendiği üzere davacı ve davalı tarafın dilekçelerinde anlaşmazlık konusu işlere veya işçilik/malzeme kalemlerine ait detay verilmediği anlaşılmıştır. (Keşif tarihinde taraflarca anlaşmazlık konusunun yalnızca işçilik olduğu belirtilmiştir.) Ye 04 (861 den daha dz) oranında çatladığı tespit edilmiştir.Davacı tarafın iddia ettiği davalının zeminlerde iş makinesi gözdirdiğinc ilişkin keşif tarihinde somut bir delile Tastlanılmamıştır. Fakat takdiri Sayır. Mahkemeye ait olmak Üzere davacı tarafından 07.07.2021 tarihinde Mahkemeye surulan CD içeriği totoğraf' ;r tarafımca inçelendiğinde ise bahse konu zeminlerin belirli bölgelerinde, ki bu bölgeler çatlakların olduğu bölümleri de çoğunlukla içermekte olup bu yüzeylerde iş makinesi bulundurulduğu anlaşılmıştır.Dolayısıyla davacı tarafından 07.07.2021 tarihinde Mahkemeye sunular CD içeriği fotoğrafların Sayın Mahkemece kabul görülmesi halinde, keşif tarihinde 04 oranında çatlak tespit edilen yüzeylerin *40,2'lik kısmının iş makinesinden dolayı, 950,2'lik kısmının davacının işçilik hatalarından kaynaklanmış olabileceği kanaatine varılmıştır. (Nor: Davalı Vekilinin 12.01.2022 tarihinde Mahkemeye sunduğu bilgi ve belgelerde davaya konu .... AVM'de, davacı turafın yaptığı imalattan sonra 3, Kişi olan ... tarafından zeminlerin düzeltildiği belirtilmiştir.İş bu iddianın Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde taraflar arasındaki dava konusu anlaşmazlık olan zemin kaplamasındaki iddia edilen işçilik hatalarının keşif tarihindeki bilirkişiliğimizce yapılan ... Sitesinde yapılan koşifte, davacı tarafın tespitini talep ettiği iç mahallerdekifodaların) imalatların incelenmesi konusu, yapınm kilitli olması sebebiyle İncelenemetmişlir, Ayrıca dış cephede lespiti talep edilip tarafımıza gösterilen kısımlarda ise 3. Kişi tarafından sonradan yeni imalat yapıldığı bu sebeple taraflar arasındaki iş bu dış cephede yapılan imalata ilişkin anlaşıfazlık konusu olan ayıp. ve kusurlu imalatın keşif tarihi itibariyle tespiti yapılamamıştır, hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2022 tarihli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasında bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacı ...'in 2020 yılı ticari yevmiye defterinin usulüne uygun (TTK Madde 64- 67 VUK Madde 220-225) açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davacının dava dilekçesinde davaya konu etmiş olduğu faturaların ve davacı defterlerindeki kaydedilmiş olduğu, davalı şirket tarafından █████/2020 tarihli ... numaralı ve 35.000 TL bedelli faturanın davacı defterinde ilgili ay kayıtlarında işlendiğinin tespit edilmediği, Yüce Mahkemenizin verdiği görev doğrultusunda yapılan davacı defter incelemesinde 37. sayfasındaki 125 no.lu kapanış yevmiye kaydında davalının 120.01.002 cari hesabında bir sonraki yıl olan 2021 yılına 472.589,30 TL davacıya borç bakiyesi ile devrettiği, bir başka ifade ile davacı resmi defterlerine göre davalıdan 472.589,30 TL alacaklı olarak 2020 yılı defterini kapattığı (ek-7),Davacı ....'in 2020 yılı ticari yevmiye defterinin usulüne uygun (TTK Madde 64- 67 VUK Madde 220-225) açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davacının dava dilekçesinde davaya konu etmiş olduğu faturaların ve davacı defterlerindeki kaydedilmiş olduğu, davalı şirket tarafından █████/2020 tarihli ... numaralı ve 35.000 TL bedelli faturanın davacı defterinde ilgili ay kayıtlarında işlendiğinin tespit edilmediği, Yüce Mahkemenizin verdiği görev doğrultusunda yapılan davacı defter incelemesinde 37. sayfasındaki 125 no.lu kapanış yevmiye kaydında davalının 120.01.002 cari hesabında bir sonraki yıl olan 2021 yılına 472.589,30 TL davacıya borç bakiyesi ile devrettiği, bir başka ifade ile davacı resmi defterlerine göre davalıdan 472.589,30 TL alacaklı olarak 2020 yılı defterini kapattığı hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2022 tarihli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyada bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Dosya içeriğinde her ne kadar davacı tarafından fatura sunulmuş olsa da incelemeye esas teşkil edecek hakediş detayı, yeşil defter veya yapıma ilişkin iş kalemlerinin olmadığı iş bu sebeple anlaşmazlık konusu işler detaylı olarak incelenememiştir ve yine yukarıda da özetlendiği üzere davacı ve davalı tarafın dilekçelerinde anlaşmazlık konusu işlere veya işçilik/malzeme kalemlerine ait detay verilmediği anlaşılmıştır. Keşif tarihinde davacı tarafından ... AVM’de, bilirkişi heyetinden zemin kaplamalarının incelenmesi talep edilmiştir.Yapılan incelemede zemin yüzeylerin aktif olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.Ayrıca toplam zemin kaplaması malzemesinin yaklaşık % 0,4 (%1 den daha az) oranında çatladığı tespit edilmiştir.Davacı tarafın iddia ettiği davalının zeminlerde iş makinesi gezdirdiğine ilişkin keşif tarihinde somut bir delile rastlanılmamıştır.Fakat takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından 07.07.2021 tarihinde Mahkemeye sunulan CD içeriği fotoğraflar tarafımca incelendiğinde ise bahse konu zeminlerin belirli bölgelerinde, ki bu bölgeler çatlakların olduğu bölümleri de çoğunlukla içermekte olup bu yüzeylerde iş makinesi bulundurulduğu anlaşılmıştır.Dolayısıyla davacı tarafından 07.07.2021 tarihinde Mahkemeye sunulan CD içeriği fotoğrafların Sayın Mahkemece kabul görülmesi halinde, keşif tarihinde %0,4 oranında çatlak tespit edilen yüzeylerin %0,2’lik kısmının iş makinesinden dolayı, %0,2’lik kısmının davacının işçilik hatalarından kaynaklanmış olabileceği kanaatine varılmıştır. (Not: Davalı Vekilinin 12.01.2022 tarihinde Mahkemeye sunduğu bilgi ve belgelerde davaya konu ... AVM’de, davacı tarafın yaptığı imalattan sonra 3. Kişi olan ... Mermer tarafından zeminlerin düzeltildiği belirtilmiştir.İş bu iddianın Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde taraflar arasındaki dava konusu anlaşmazlık olan zemin kaplamasındaki iddia edilen işçilik hatalarının keşif tarihindeki bilirkişiliğimizce yapılan tespitle belirlenemeyeceği kanaatine varılmıştır. ) ... Sitesinde yapılan keşifte, davacı tarafın tespitini talep ettiği iç mahallerdeki(odaların) imalatların incelenmesi konusu, yapının kilitli olması sebebiyle incelenememiştir. Ayrıca dış cephede tespiti talep edilip tarafımıza gösterilen kısımlarda ise 3. Kişi tarafından sonradan yeni imalat yapıldığı bu sebeple taraflar arasındaki iş bu dış cephede yapılan imalata ilişkin anlaşmazlık konusu olan ayıplı ve kusurlu imalatın keşif tarihi itibariyle tespiti yapılamamıştır, hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyada bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda; Davacı tarafın 11.02.2025 tarihinde Sayın Mahkemeye vermiş olduğu beyan dilekçesi ekinde; davaya konu yapılan uygulamalarda davacı yanın yalnızca işçilik hizmeti vermiş olduğu, malzemenin davalı işveren tarafından karşılandığı belirtilmiştir. Davacı tarafın 11.02.2025 tarihinde Sayın Mahkemeye vermiş olduğu beyan dilekçesi ekinde sunulan hakediş icmali ve faturadaki; seramik uygulaması, kanal şap uygulaması, kanal tesisatı döşemesi,depo için malzeme indirilmesi, şap tamiri yapılması yönündeki birim fiyatların ve faturaların, düzenlendiği tarihteki serbest piyasa fiyatı rayiçleri yaklaşık maliyetlerine uygun olduğu dolayısıyla davacı tarafından yapılan işin yapıldığı yıldaki piyasa rayicinin uygun olduğu ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların piyasa rayiçlerine uygun değerlendirilmiş, hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında bir kısım inşaat işlerinin yapılması konusunda eser sözleşmesi kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup davacı tarafından bakiye iş bedelinin tahsili istemli olarak davalı hakkında icra takibine başlanılmıştır. Davalı vekili tarafından eser sözleşmesine konu işin ayıplı olarak ifa edildiği ve ayıbın müvekkili tarafından giderildiği iddia edilmiştir. Davalının ayıp iddiasının ispatı bakımından tanıkları dinlenilerek ayıplı yapıldığı iddia edilen mahalde talimat mahkemesi aracılığıyla keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde davalının ayıp iddiasına konu işler tespit edilememiştir. Her ne kadar davalı tanıkları tarafından davacının yaptığı seramiklerin kırıldığı ve ayıbın davalı tarafından giderildiği iddia edilmiş ise de söz konusu ayıp iddiasına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmaması ve yapılan keşifte de ayıpların tespit edilememiş olması nedeni ile davalının ayıplı iş iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Ayrıca mahkememizce dava konusu iş bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup davacı tarafından talep edilen tutarların piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği tespit edilen bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda açılan davamın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 193.136,87 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 193.136,87 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 13.193,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.332,62-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.860,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 2.332,62-TL Peşin/nisbi Harcı, 419,90-TL Keşif Harcı, 12.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.537,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.944,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE,
9-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ...
☪e-imzalıdır.☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!