Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacı alacaklının ticari makine tamir hizmetinden kaynaklanan fatura alacağı tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının, davalıya sunduğu makine tamir hizmetleri karşılığında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, davalının borcu ödemekten kaçındığını, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek alacağının faiziyle tahsilini ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı borcu reddetmekle birlikte zamanaşımı ve yetki itirazlarını ileri sürmektedir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili, mahkememize sunduğu ve yukarıdaki esasa kaydedilen dava dilekçesinde özetle; Isparta İcra Dairesinin ... /... esas sayılı dosyası kapsamında taraflarınca, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlandığını, davalı tarafından gerçekle bağdaşmayan itirazların ileri sürülerek söz konusu takibin durduğunu, müvekkili tarafından haklı şekilde ikame edilen işbu takibin devamı için davalı tarafından yapılan usul ve yasaya aykırı itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkilinin, davalı şirket adına ... tarihinde muhtelif makine tamirine ilişkin ... fatura numaralı fatura düzenlediğini ve hizmet verdiğini, söz konusu makine tamiri için müvekkili tarafından aynı gün fatura kesildiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini, bu durumun üzerine müvekkilinin de alacağını tahsil etmek amacıyla söz konusu faturayı Isparta İcra Dairesi'nin ... /... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz iddialarla icra takip işlemlerine ve borca itirazıyla takip işlemlerinin durdurulması üzerine vuku bulduğunu, davalının itirazının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki borcun varlığını tanzim edilen fatura ile sabit olduğunu, davalı borçlunun, ödeme emrine itirazında borca, takibe, faize ve borcun feriilerine itiraz etmişse de, itirazlarını detaylandırmadığı gibi takip konusu borcun tamamını ödediğine ve müvekkiline borcu kalmadığına dair bir ödeme belgesini sunmadığını, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirme maksatlı olduğunu, davalı borçlunun, müvekkili ile aralarında bir borç ilişkisi kalmadığını beyan ederek borca itiraz ettiğini, davalı/borçlunun müvekkilinden makine tamiri hizmeti aldığının, kesilen fatura ile de sabit olduğunu, müvekkilinin kendisine düşen edimi ifa ederek söz konusu hizmet eylemini gerçekleştirmiş olmasına rağmen, davalının üzerine düşen edimi, (makine tamirine ilişkin fatura bedelini) yerine getirmeyerek borcunu ifa etmekten kaçındığını, davalı/borçlunun, müvekkili ile arasında borç doğuracak herhangi bir işlem kalmadığına yönelik beyanının haksız ve yersiz olduğunu, davalının tanzim edilen fatura içeriğini kabul ettiğinin açık olduğunu, davalının borcu ödememekte ısrar ettiğini, haksız ve kötü niyetle süreci sürüncemede bıraktığını, müvekkilinin alacağını tahsil etmek dışında bir gayesinin bulunmadığını, müvekkilinin, davalıyla aralarındaki uzun zamandır süregelen ticari ilişkiye zeval vermemek adına, davalı şirketi tolere ettiğini, borcunu ödemesi için zaman tanıdığını ve davalının ticari itibarını zedelememek için bu ilişkiyi devam ettirdiğini, ancak davalının, müvekkilinin aralarında daha önceden beri var olan ticari ilişkiyi kullanarak müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini ve söz konusu tamir bedeline ilişkin borcunu ödemediğini, davalının borcunu ödemeye niyeti olmadığını anlayan müvekkilinin, son çare olarak alacağını tahsil edebilmek amacıyla icra takibine başvurduğunu, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunun, davalı adına tanzim edilen faturalar ile de sabit olduğunu ileri sürerek öncelikle haklı davalarının kabulüne, Isparta İcra Müdürlüğünün ... /... esas dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline ve itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlunun itiraz ettiği ... TL’nin (takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faiziyle birlikte ve yine borcun tahsiline kadar işleyecek faiziyle, vekalet ücretiyle ve sair masraflarıyla) davalı borçludan tahsiline, itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; borcu kabul etmediklerini, davacının zamanaşımına uğramış taleplerinin reddini talep ettiklerini, ilk itirazlardan olan yetki itirazlarını öne sürdüklerini, yetki kuralı gereği borçlunun yerleşim yeri adresinde bulunan mahkemeler ve daireler yetkiliyse de davaya konu alacağın fatura alacağı olduğu göz önünde bulundurulduğunda götürülecek borcun olduğu kabul edilse dahi her iki tarafın da yerleşim yerinin Antalya olduğu gözetildiğinde Antalya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, Isparta Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olamayacağının açık olduğunu, davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davanın konusunun Isparta İcra Dairesinin ... /... E. Sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali olduğunu, davacı tarafça icra takibine konu edilen ... tarihli fatura alacağının müvekkili olan şirket kayıtlarına işlendiğini, davacıya ödenmiş olan müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, haksız ve mesnetsiz yere müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine yapmış oldukları itirazın kaldırılması için açılan işbu davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının amacının, borcunu tahsil etmek değil, haciz tehdidi ile haksız kazanç sağlamak olduğunu, davalı müvekkili firmanın ekte sunulan cari hesap ekstresi ile dekontlardan anlaşılacağı üzere, davacı ile aralarında seyreden ticari iş ilişkileri süresince fatura karşılığı borçlarının tamamını ödediğini, buna rağmen davacı, müvekkili aleyhine Isparta İcra Dairesinin ... /... Esas dosyası üzerinden takip başlatarak ... nolu fatura alacağını talep ettiğini, müvekkilinin karşı tarafa borcu bulunmaması nedeniyle davalı tarafça anılan takibe itiraz edildiğini, fatura borcunun ödendiğine ilişkin açıklamaların ekte sunulan faturaların ve dekontların dikkate alınarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunarak davanın reddi ile, davacı aleyhine işbu itirazın iptali davasına konu Isparta İcra Dairesinin ... /.... esas sayılı dosyasındaki takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Isparta ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... /... Esas ve ... /... Karar sayılı kararı ile; "1-MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, davaya bakmakla Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunun tespitine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince, kararın, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kanun yoluna başvurulursa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri halinde, dosyanın yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde, resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama giderleri, harç ve masrafların, yetkili ve görevli mahkemede değerlendirilmesine," karar verilerek mahkememize gönderildiği ve yargılamaya mahkememizin ████████ sayılı esası üzerinden devam olunmuştur.
Dava; Fatura alacağına dayalı olarak başlatılan Isparta İcra Dairesinin .... Sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacı yanın gerçek usulde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve işletmesinin esnaf boyutunda olduğu, davalı taraf tacir olsa dahi davacı yanın tacir olmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!