Dernek yöneticilerinin öğrenci bursu dağıtımı eylemlerinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşmaması, uzlaştırma ve seçenek yaptırım hataları nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Yargıtay, bir kısım sanıkların öğrenci derneği yönetim kurulu üyesi sıfatıyla öğrencilere burs vermeleri eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını oluşturmaması sebebiyle haklarındaki mahkumiyet hükümlerini bozarken, diğer sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerini ise hukuka uygun bularak onamış; mahkumiyet hükümleri bozulurken ayrıca uzlaştırma işlemleri yapılmaması ve suçla bağlantısı olmayan seçenek yaptırım belirlenmesi gibi usul ve yasal eksikliklere de değinmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
:Dernekler Kanunu'nun 32. maddesi delaletiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ
: Kısmi onama, kısmi bozmaA. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükümlerinin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafileri İle Sanık ... Ve Vekalet Ücreti İle Sınırlı Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden1.Bir kısım sanıkların ... Öğrenci Derneği’nin yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri, alınan yönetim kurulu kararları ile 2005, 20 06... yıllarında, ihtiyaç duyan üniversite öğrencileri için burs verilmesine karar verdikleri, bu karar doğrultusunda dosyada mevcut isim listesi içeriğine göre öğrenci olan bir kısım sanıklara ödemede bulundukları, bu yardımdan yönetim kurulu üyeleri olan sanıkların da yararlandığının iddia edildiği somut olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsuru olan zilyetliği kendilerine bırakılan malın zilyetliğinin devri amacı dışında tasarrufta bulunma ya da bu devir olgusunu inkar etme durumunun söz konusu olmadığı, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmolunması,2.Kabule göre de;a)Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,b)Kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan; "belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma" seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak sanığın, yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik kanuni amacın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Nitekim, Resmi Gazete'nin 05.03.2013 tarih ve 28578 sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, belirli yerler ve etkinlikler; "sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde ya da bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir." biçiminde tanımlanmıştır. İncelenen dosyada işlenen suçla bağlantısı bulunmadığı halde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince verilen kısa süreli hapis cezalarının "10 ay süreyle alkollü içki tüketilen yerlere gitmekten ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) yakınları dışında düğünlere gitmekten yasaklanmaları'' seçenek yaptırımına çevrilmesi,3. Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafi, sanık ... ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'e SİRAYET ETTİRİLMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.