Belediye iştiraki şirketin süresi dolan çiçek büfesi haksız işgali nedeniyle ecrimisil ve alacak istemli itirazın iptali davasında görevli mahkeme tartışması.
Özet: Belediye iştiraki olan davacı şirket, kendisine tahsis edilen çiçek büfelerinin işletme hakkı kapsamında, sözleşmesi bitmesine rağmen büfeyi tahliye etmeyerek haksız işgale devam eden davalı aleyhine, tahsil edilemeyen işletme bedelleri için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; mahkeme ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari niteliğini ve davalının tacir sıfatını değerlendirerek görevli mahkemenin tespiti üzerinde durmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...... Ticaret A.Ş. (Kültür A.Ş.), ..... tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak TTK. hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkilinin ..... A.Ş. sermayesinin 999,87 hisse oranına sahip olan..... iştirak şirketi olduğunu, hal böyleyken, davacı müvekkil Şirket Yapığı ve yapacağı düm iş ve işlemlerde TBK., TTK. hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine de tabi olduğunu, 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı.... meclis kararı ile mülkiyeti .....'ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi, elde edilecek gelirin %50'sinin .....'ye ödenmesi kaydıyla 10 yıl süre ile müvekkiline verildiğini, müvekkilinin verilen bu yetkisi kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başladığını, bu kapsamda davalı borçlunun babası .....u ile █████/2016 tarihinde 22 nolu çiçek büfesi işletme sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin █████/2017 tarihinde süresi sona erdiğini davalı borçlunun büfeyi tahliye etmeksizin haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, meclis çiçek büfelerinin işletmesinden elde edilecek cironun %50 si ..... ye ödenmesi kaydıyla müvekkil şirkete tasarruf yetkisi verildiğini, bu kapsamda davalı borçlu tarafından işletilmiş ve gelir elde edilmiş olmasına rağmen işletme bedellerine ilişkin fatura alacağı kapsamında Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmasının akabinde davalı borçlunun itiraz ettiğini takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihinde ..... esası ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olduğunu, █████/2024 tarihinde ..... karar numarası alarak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ..... esas ..... karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan kaldırılmasına karar verilerek █████/2025 tarihinde mahkememizin yukarıdaki esasına tevzi olmuştur.Dava, şahsi hakka dayalı ecrimisil istemiyle açılan itirazın iptali davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. █████████ K. ██████████ T. 19.06.2018)Davalının tacir araştırması için yazılan müzekkere cevabında davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, incelenen beyannamelerde de sözleşmenin yapıldığı tarihlerde davalının VUK 177.maddesinde belirtilen sınırı aşmadığı anlaşılmış, ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabına göre ise gerçek kişi tacir işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, görülmüştür.6102 sayılı yeni TTK 11.maddesine göre ticari işletme tanımı yapılmış olup, ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükümleri bulunduğundan, █████/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar Tacir olarak kabul edilmiştir. Davalının bildirmiş olduğu gayrisafi hasılatı vergi beyannamesine göre esnaf olarak kabulü gerekmektedir.Somut uyuşmazlık yönünden de yapılan araştırmada, davalının tacir olmadığı anlaşıldığından ve ayrıca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ...... esas ..... karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtildiğinden, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış olup mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ......¸e-imzalıdırHakim .....¸e-imzalıdır