6. Ceza Dairesinin, alacak borç ilişkisinden kaynaklanan tehdit suçunda asliye ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararını, dava zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasını düşürdüğü içtihat.
Özet: Sanığın, alacak-borç ilişkisi kapsamında katılanı telefonla tehdit etmesi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü, aslında bu tür bir tehdit eyleminin ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesi gerektiği ve en önemlisi suç tarihi olan 06.09.2013ten itibaren 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozulmuş, bu durumun yeni bir yargılama gerektirmemesi sebebiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: TehditHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I.GEREKÇESanığın aralarında alacak borç ilişkisi bulunan katılan ...'yı telefonla arayarak "paramı ver ödemezsen çocuklarını öldürürüm, senin ananı avradını sinkaf ederim" dediği olayda; sanığın eyleminin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturacağı, bu suç kapsamındaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 106/1.1.cümle maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü bendinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 06.09.2013 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.II.KARARAçıklanan nedenle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.09.2025 tarihinde karar verildi.