İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Tedarik Edilen Gizli Ayıplı Alüminyum Bobinlerin Yol Açtığı Yapraklanma Sorunu Kaynaklı Ticari Tazminat Davası.
Özet: Davacı şirket, davalıdan tedarik ettiği alüminyum rulo kaplama malzemelerinde "yapraklanma" şeklinde gizli ayıplar bulunduğunu, bu ayıplı ürünlerin kendi ürettiği panellerde sorunlara yol açarak üçüncü taraf şikayetleri ve önemli zararlar doğurduğunu, ayıbı teknik raporlar ve e-posta yazışmalarıyla detaylıca bildirdiğini, davalı şirket çalışanlarının da bu ayıbı kısmen kabul etmesine rağmen iyi niyetli görüşmelerden sonuç alınamadığını belirterek, ticari satımdan kaynaklanan gizli ayıplı mallar nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Taraflar arasında yıllardır süregelen bir ticari ilişkinin olduğunu, davalı şirketin alüminyum rulo kaplama ( bobin ) tedarik etmekte ve bu bobinleri müvekkili şirketin Alüminyum Komposit Panellerin yapımında (...) kullanarak imal ettiği panelleri üçüncü taraflara sattığını, uzun yıllardır süren ticari ilişki nedeniyle taraflar aralarında yazılı satım sözleşmesi olmadığını, mallarda bir problem meydana geldiği takdirde müvekkili şirketin çalışanları ticari ve profesyonel hassasiyetle, ortaya çıkan durumlar ile maruz kalınan zararları ve kendi müşterilerinden gelen şikayetleri raporlayarak kurumsal elektronik posta kanalıyla davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, bu kapsamda 2017-2019 yılları arasında muhtelif sipariş vermiş, bu süreçte 11 kez çeşitli miktar ve değerde mal teslimatı yapıldığını, ancak, söz konusu malların tamamının yapraklanma sonunu dolayısıyla gizli ayıplı çıktığını, müvekkilinin çalışanlarının davalı şirket çalışanları arasındaki yazışmalarda teknik testler sonucu elde edilen delillerle kanıtlanmasına karşın iyi niyetli müzakerelerden sonuç alınamaması sebebiyle işbu davayı ikame ederek ayıptan doğan zararın tazminini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, 02.12.2019 tarihinde müvekkili şirketin Kalite Müdürü ... tarafından tüm şirket ilgililerini muhatap alacak 5 ( beş ) adet evrak içerir " kalite talebi " konulu elektronik posta gönderildiğini, E -posta eklerinde davalı şirket tarafından üretilen ve 6 Aralık 2018 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilen bobinlerin kalite sertifikası ve bu bobinlerde görülen " yapraklanma " problemini detaylı anlatan hasar talep raporu "bulunduğunu, ayrıca yapraklanma probleminin davalı şirket bobinlerinden kaynaklı olarak üretilen ...'lerde nasıl ortaya çıktığının fotoğraflandırıldığını, böylelikle müvekkili şirket detaylı bir ayıp bildiriminde bulunarak ayıp ihbar külfetinin yerine getirildiğini, 03.12.2019 tarihinde müvekkili şirket kalite müdürü ... tarafından davalı şirket satış müdürü ...ının ortaya konulduğunu, yapraklanma problemi görülen Müvekkilinin panellerine ait fotoğrafların, numunelerin ve raporların ortak özelliğinin davalı şirkete ait bobinlerin kullanılmış olduğu teknik detayları ile açıklandığını, 09.12.2019 tarihinde müvekkili şirketin kalite müdürü ... tarafından Sistem Metal teknik müdürü ... muhatap alınarak tüm ilgililere gönderilen elektronik postada; yapılan teknik testlerin kapsamı açıklanmış, müvekkilinin ürettiği ürünün sektör için amacına uygun olduğu anlamına gelen ... sertifikası testlerinin panellere uygulandığını ve ayrıca yapılan testlerin uluslararası denetim kuruluşu ...'nın , Avrupa Değerlendirme Belgesinde " ... " yer alan alüminyum kompozit tabakalara / levhalara uygun olduğunun bildirildiğini, panellerdeki ayıbın ( yapraklanmanın ) davalı şirkete ait bobinlerden kaynaklandığının numuneler üzerinde yapılan testler sonucunda hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlaşıldığının davalı şirket yetkililerine iletildiğini, ayrıca şeffaflık adına aynı numunelerin hem davalı şirkete gönderilebileceği iletilmiş hem de müvekkili şirket merkezi olan ...'da test verilerinin , üretim veri ve süreçlerini incelenmesi için davalı şirket yetkililerinin davet edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirket çalışanlarının tamamen teknik verilerden oluşan soru ve raporlarını cevapsız bıraktıklarını 12.12.2019 tarihinde davalı şirket kalite kontrol müdürü ... tarafından ... muhatap alınarak gönderilen elektronik mesajda; "Gördüğümüz gibi bir panel yapraklanması mevcut" diyerek panellerde ayıp oluştuğunun ikrar edildiğini, 22.01.2020 tarihinde Sistem Metal kalite kontrol müdürü ... tarafından ... muhatap alınarak gönderilen elektronik mesajda: " ... restinin bir sonucu olarak , alt taraftaki yapışma ve yaşlanma testlerinden sonra sorun görüldüğünü söyleyebiliriz " diyerek ayıpta ikrar yapıldığını, 21.03.2020 tarihinde Müvekkili şirket kalite müdürü ... tarafından ... muhatap alınarak gönderilen elektronik mesajda; İlk hasar talep raporundan itibaren ...'den alman bobinlerin kullanımıyla üretilen panellerde ortaya çıkan ayıpların tüm projelere yayıldığı dile getirilerek davalı şirketin gizli ayıplı mallan sebebiyle maruz kalınan üçüncü taraf iddialarının ve zararların her geçen gün arttığının ihtarında bulunulduğunu, 16.04.2020 tarihinde Müvekkili şirket kalite müdürü ... tarafından ...muhatap alınarak gönderilen elektronik mesajda; yaklaşık | aylık süreçte teknik bir inceleme yapılmamasından ve teknik test sonuçları göz ardı edilerek yazılan mesajlara karşı " bu konuda karşılaştığımız gözlemler, sorunlar ve kayıplarımızla ilgili daha detaylı bir teknik tartışmayı dört gözle bekliyorduk. Daha önce de bahsettigim gibi, davalı şirket işimizin önemli bir kısmına katkıda bulundu ve bunu iki taraf için de rahat bir karşılıklı anlaşma ile çözmeyi umuyorduk Cevabınız bize konuyu daha sonra karar verecek olan yetkililerimize teslim etmekten başka seçenek bırakmıyor. " şeklinde bir elektronik mesaj ile şaşkınlığını dile getirdiğini, son olarak 17.04.2020 tarihinde davalı şirket teknik müdürü ...'nun ... muhatap alınarak gönderilen elektronik postasında; Bildiğiniz gibi önceki yıllarda böyle bir sorumumuz vardı ve ... Bey sizi ziyaret etmişti ve sorunu birlikte çözdük cümlesi daha önceki ürünlerde de benzer gizli ayıplanın bulunduğu ikrarının olduğunu, ... uyarınca müvekkili şirket sözleşmeye aykırılıktan ( ayıp ) doğan tüm zararlarını talep hakkına sahip olduğunu, Müvekkili şirketin işyeri de ticaret siciline kayıtlı tebligat adresi de ...'e taraf ülkelerden bir diğeri olan ... Cumhuriyeti'nde bulunduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın, alüminyum rulo kaplama satım ilişkisine, yani ... kapsamındaki taşınır satımına dayalı olup, bu nedenle huzurdaki uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin muayene ve ihbar külfetini süresi içerisinde yerine getirmediğinin kabulü halinde dahi ... md . 44 uyarınca yoksun kalınan kar dışındaki tüm zararlarını tazmin haklarının olduğunu, sonuç olarak; müvekkili şirketin, davalıdan çeşitli tarihlerde 11 parti halinde mal almış ve ücretini ödediğini, alınan hammaddeler güneş panelleri yapımında kullanılarak 5 farklı dava dışı şirkete satıldığını, bu panellerin tamamında alüminyum rulo kaplamalardan kaynaklı ayıplar ortaya çıktığını, müvekkili şirketin ikame paneller üreterek bu şirketlere tedarik etmek zorunda kalmış ve davalımın kusuru sebebiyle üçüncü kişilere karşı sözleşmesel yükümlülüğünü gereği gibi ifa edemediği için cezai tazminatlarla karşı karşıya kaldığını, her geçen gün müvekkilin maruz kaldığı zarar ve takip etmek zorunda olduğu hukuki uyuşmazlıklar artmakla birlikte tablo netleştiğinde toplam zararın yüz binlerce Euro tutarında bir meblağa ulaşabileceğini, ... 45'inci maddesi uyarınca; (1) Satıcı, sözleşmeden veya bu Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmezse alıcı: (a) Madde 46 ila 52'de öngörülen haklarını kullanabilir. (b) Madde 74 ila 77'de öngörülen tazminatı talep edebilir. (2) Alıcı diğer hukuki imkânlardan yararlanmakla tazminat talep etme hakkını kaybetmez. ...'n 74'üncü maddesi ise tazminat hususunda "Taraflardan birinin sözleşmeyi ihlali halinde ödenecek tazminat , mahrum kalınan kar dahil olmak üzere , ihlâlden dolayı diğer tarafın uğradığı zararın toplamına eşittir . Söz konusu tazminat , ihlal eden tarafin sözleşmenin kurulması sırasında sözleşme ihlalinin muhtemel sonucu olarak öngördüğü veya o tarihte bildiği veya bilmesi gerektiği veriler işığında öngörmesi gerektiği zararı aşamaz” . Satıcının ... kapsamındaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluk ( garanti sorumluluğu ) hali olup, kullanabileceği seçimlik hakların yanı sıra alıcı, yukarıda zikredilen 74'üncü madde uyarınca hem uğradığı müspet zararı hem de menfi zararını talep edebileceğini, Samut uyuşmazlık bakımından da taleplerinin, müvekkili şirketin ayıptan kaynaklanan tüm ikame hammadde tedariki ve cezai şart ödemelerini tazmin etmek üzere, fazlasına ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik Euro karşılığı Türk lirasının davalıdan alıp davacıya ödenmesi nihai tutarın, ancak bilirkişisi heyetin yapacağı tetkikler sonucu ortaya çıkabileceğini, TBK uyarınca müvekkili şirketin, ayıptan kaynaklanan zararlarını genel hükümler doğrultusunda talep edebileceğini, olağan muayeneyle ortaya çıkarılamayacak veya en azından satıcının hemen prima facie bir muayeneyle tespit etmesi beklenilemeyecek bir gizli ayıp bulunduğunu, bu sebeple, 2 ve 8 günlük ürelere bağlı kalınmaksızın TBK md 223 anlamında bir " diğer durum " söz konusu olduğunu ve bildirim için " makul süre " ölçi ün esas alınacağını, açıklanan ve mahkeme tarafindan nazara alınacak nedenlerle, fazlaya dair her türlü talep dava ve ıslah hakları saklı kalmak üzere; Sözleşme borcun gereği gibi ifa edilmemesi sonucu ortaya çıkan zararını şimdilik 10.000 Euro karşılığı Türk Lirasının 4095 sayılı Faiz Kanunu m . 4 / a gereği Devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro hesaplarına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin, özellikle alüminyum kompozit panel üretimi konusunda uzun yıllardır faaliyet gösteren sektörünün önde gelen kuruluşlarından olduğunu, şirketin kompozit panel üretimi yanında 3. kişilere alüminyum ham madde tedariki de sağladığını, üretiminin %45'ini başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiğini, Davacının, bileşenlerinden yalnızca biri olan ve müvekkilinden temin edilen ham madde ile kendi üretimini yaptığı kompozit panellerde kendi üretim proseslerinden kaynaklanan ayıpları müvekkiline yönelttiğini, davacının kendi ürününde tespit edilen ayıp sonrasında gerçekleştirdiği test metodu, Alüminyum Kompozit Panellere uygulanan test metodu olmadığını, uygun olmayan test medoduyla ayıbın kaynağının tespit edilemeyeceğini, Müvekkilin aynı bobinlerle üretilen kompozit panellerinde bir problem yaşamadığını, iddia edilen ayıbın müvekkilin davacıya tedarik ettiği ham maddeden kaynaklanmadığını, Davacının 02.12.2019 tarihli mailinde, alt alüminyumun kompozit panelden ayrıştığını belirtmiş ve bundan sonraki boyalı alüminyum siparişlerinde panele yapışan kısmın beckers servis kaplaması ile gönderilmesini talep ettiğini, bu da davacının, alüminyumu panele yapıştırma konusunda kendisinden ya da üretim bandından kaynaklanan problemler yaşadığını gösterdiğini, davacı, müvekkile gönderdiği mailde; kendi müşterilerinden şikayeti aldıktan sonra panellere test uyguladığını, davacının üretim öncesi ve esnasında panellere teknik olarak uygulaması gereken testleri uygulamadığını, davacının kendisine gelen şikayetler sonrasında uyguladığı testler de teknik olarak kompozit panellere uygulanan testler olmadığından teknik olarak yapılması yerinde olmayan bir testle bir yargıya varılamayacağını, davacının, dava konusu yapışma sorununu, müvekkili firma ile çalışmaya başlamadan önce de yaşadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının ihmalinden kaynaklanan ve asla müvekkilin bir kusuru olmayan zararının tazmininin müvekkilden talep edemeyeceğini, Davacının, müvekkilden tedarik ettiği 11 bobinin %55'inde ayıp olduğunu, kalan kısımla ilgili süresinde ya da gecikmiş herhangi bir ayıp bildirimi yapılmadığını, bobinin %45 ayıpsız olupi %55'inin ayıplı olmasının teknik olarak imkansız olduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamında müvekkilinin, kendisinin de üretimde kullandığı bobini (alimünyum rulo kaplama) davacı şirkete satmış ve teslim ettiğini, 2017-2019 yıllarında; davalının siparişleri üzerine üretilen bobinler ile müvekkil şirketin kendi panel üretiminde kullanılmak üzere üretilen bobinler eş zamanlı olarak üretildiğini, gerek davacı şirket gerekse müvekkili tarafından kullanılan bobinlerin hat proses değerlerinde ve boya hattında kullanılan kimyasal hammadde girdilerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını, değişiklik yapılmadığı bilgisi ve boya prosesine ait tüm bilgiler de müvekkil şirketin Kalite Kontrol Müdürünün 12.12.2019 tarihinde davacıya iletmiş olduğu mailde de detayları ile yer aldığını, bu halde aynı bobin ile üretilen ürünlerle ilgili "sadece" davalının sorun yaşaması ve fakat bu sorunun müvekkili şirketten kaynaklandığı iddiası müşterek hayat tecrübelerine aykırı olmakla birlikte, hiçbir somut veriye de dayanmadığını, davalının göndericisi ... olan 02.12.2019 tarihli e-mailinde, ürettikleri kompozit panelde alt alüminyumun panelden ayrıştığını ifade ettiğini, mailde davacının kendisi şikayet gerekçesi olarak bundan böyle gelecekteki tüm boyalı alüminyum siparişlerinde panele yapışan kısımda beckers servis kaplaması ile gönderilmesini talep etmiş yani problemin yapışkanda olduğunu belirttiğini, 03.12.2019 tarihli mailinde ... ayıplı olduğunu iddia ettikleri ürünlere kapsamlı testler yaptıklarından bahsetmiş, anlık testlerinin yanı sıra kaynatma testi yaptıklarını ve 7 günlük 40 derece suda beklettikten sonra test ettiklerini belirttiğini, ancak davacının, esasen uygulaması gereken testleri uygulamadığını, uygulanması gereken asıl kapsamlı testin, 21 günlük 20 derece suda bekletme testi olduğunu, genel olarak paneller anlık ve kaynatma testlerinden geçebilmekte ve 21 günlük suda bekletme testinden kalabildiğini, bu da fake bonding denen problemi gösterdiğini, davacının yaşadığı sorunun kaynağının da bu olduğunu, Fake bondingin “fake” olmasının sebebi ise kompozit panel üretim laminasyon prosesi esnasında yeterli sıcaklık basınç ve kontak süresi ile işlem görmemesi olduğunu, 03.12.2019 ... mailinde şikayet aldıklarında kapsamlı testler yaptıklarını, sonuç olarak alt alüminyumda üretim öncesi veya üretim esnasında kusur tespit edilemediğini ifade ettiğini, Dünyada tüm kompozit panel üreticileri üretim öncesi ve üretim esnasında çekme test kontrolleri yaptığını, bu halde üretime girmeden veya üretim esnasında alüminyumda sorun varsa, bu testleri yapmış olmaları halinde kolaylıkla tespit edebileceğini, 09.12.2019 tarihli ve müvekkili şirket Teknik İşler Direktörü ... tarafından iletilen e-mailde yine bu testi neye göre yaptıkları sorulmuş, yine aynı tarihli e-maili ile ...; ...'e göre testi yaptıklarını, bu testin aslında 28 günlük test olduğunu, kendilerinin referans için 7 gün olarak yaptıklarını ifade ettiğini, davacı yanın yaptığını beyan ettiği bu test "Alüminyum Kompozitlere" uygulanan bir test de olmadığını, bu bilgi İngiltere ... kuruluşu tarafından da teyit edildiğini, bu test "Güçlendirilmiş ... veya ... Levhalardan Yapılmış Çatı Su Yalıtım Sistemlerinin Değerlendirilmesi" için yapıldığını, 12.12.2019 tarihli e-mailinde ..., davacıya, gerçekleştirdiği testin kompozit panelle ilgili olmadığını, İngiltere ... ve ...'de bu testlerin ... 34'e göre yapıldığını, müvekkili şirketin de kalite sertifikaları ve ürün testleri ile temasta olduğu İngiltere'deki bağımsız kurum ... ile görüşmesinde ...: 2001 metodunun kompozit paneller için bir yöntem olmadığını, tüm ... Onayı tarafından belirtilen test yöntemlerine göre testlerin müvekkili şirket tarafından yaptırıldığını ve ... olarak bu testlerin geçildiği ifade edildiğini, 09.12.2019 tarihli ... tarafından gönderilen e-mailde de davacıya, ... olarak üretim öncesinde bir dizi test yapıldığı ve testlerde herhangi bir sorun görülmediği ve bu sebeple bu bobinlerin davacıya sevk edildiğinin ifade edildiğini, usule ilişkin itirazlarında; Davacı MÖHUK'un 48. Maddesi gereği teminat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı yan, dava dilekçesinde şimdilik 10.000 EURO karşılığı Türk Lirası alacağının ödenmesini talep etmiş olup, davasının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğunu belirtmediğini, HMK madde 119/2'nin açık düzenlemesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğu üzere talep, talep türü ve davanın niteliği açıkça anlaşılamıyorsa, yani davacının talebi muğlaksa, davacıya 1 haftalık kesin süre verilerek talebinin belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunun belirtilmesini, bu süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle talep sonucu muğlak davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, aksi halde, davacının davasının talep sonucunu açık ve net olarak belirtmesi ve talep sonucundaki istemi doğrultusunda eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesine, hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, satın alınan üründeki ayıp iddiasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından satın alınan üründe ayıp olup olmadığı, var ise gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, borcun gereği gibi ifa edilmemesi iddiasına dayalı olarak ortaya çıkan zararın tazmini talebinin yerinde olup olmadığı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Metalurji mühendisi bilirkişi, Alüminyum ve panel konusunda uzman bilirkişi İnşaat Mühendisi bilirkişi, ticaret mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ve SMM bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli raporda özetle;"A. Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davalı şirketin 2016- 2020 yılları arası ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2016-2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Raporumuzun 4.a bölümünde açıklandığı üzere davacı şirketin defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı,B. Ayıp Yönünden Yapılan İnceleme Neticesinde:*Davalının boyalı alüminyum levha üretim prosesinin teknolojik olarak uygun olduğu,* Davalı firmanın hammadde tedarik, kalite - kontrol ve satış için paketleme altyapısı ve yönteminin uygun olduğu,* Boyalı alüminyum levha üretimi için kullanılan sistemlerin dava konusu süreci de kapsayacak şekilde 2011 yılında üretilmiş olduğu,*Davalı firmanın benzer boyalı alüminyum levhalar kullanarak ürettiği eski tarihli kompozit panellerinin sağlam ve yapraklanma kusuru göstermediği,* Davalı firmanın kalite - kontrol işlemlerini uygun bir şekilde yürüttüğü,* Kompozit panellerdeki Davacı firmanın yapıştırma / birleştirme sistemindeki olası problemlerin (homojen olmayan sıcaklık dağılımı, uygun olmayan yapıştırıcı, yetersiz basınç vb.), söz konusu yapraklanma hatasını yaratmak için daha etkin faktörler olabileceği kanaati oluşmuştur.Bu yönü ile davaya konu edilen panellerin ayıplı niteliği haiz olmadığının düşünüldüğü,C. Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde davaya konu edilen panellerin ayıplı niteliği haiz olmadığı hususu nazara alındığında gözden geçirme ve bildirim külfetinin de doğmayacağının düşünüldüğü,D. Bunakarşın Sayın Mahkemece somut olayda ayıbın koşullarının oluştuğu ve davalının seçimlik haklarını kullanabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen açıklamalarımıza bu hususun incelenmesi sureti ile devam edildiği ise davalının uğradığını iddia ettiği zararlara dosya münderecatından anlaşılamaması nedeniyle heyetimizce zarar talebine ilişkin bir hesaplamanın yapılamadığı,..." yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur. Raporun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği görüldüğünden yeni rapor alınması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.Satıcının ayıptan sorumluluğu bir yan edim yükümlülüğü olup, bu sorumluluğa ilişkin olarak TBK m. 219 vd. hükümlerinde özel hükümler getirilmiştir. Ayıp teriminden, satılan malda ortaya çıkan ve alıcının o maldan tümüyle ya da gerektiği gibi yararlanmasını engelleyen eksiklikler ve aksaklıklar anlaşılır. Ayıbı üstlenme borcu da satıcının, bu gibi eksiklikler ve aksaklıklardan sorumlu olmasına ilişkindir.Satıcı, daha önce alıcıya mala ilişkin olarak belirttiği ve söz verdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu kadar; böyle bir söz vermemiş olsa bile, niteliği veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanma amacı bakımından, malda normal olarak bulunması gereken ve bulunmadığı zaman maldan yararlanma olanağını kaldıran ya da önemli ölçüde kısıtlayan ayıptan da sorumludur (TBK m. 219/f.1). Bu itibarla satıcının, ayıptan sorumlu tutulabilmesi için kanun gereği aranan bazı şartlar mevcuttur. Buna göre; taşınırın teslim edilmiş olması, taşınır malın ayıplı olması, ayıptan sorumluluğu kaldıran sorumsuzluk anlaşmasının yapılmamış olması, ayıbın, hasarın alıcıya geçmesinden önce mevcut olması ve gözden geçirme ve ihbar külfetinin yerine getirilmesi gerekmektedir.Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında panel alım satım ilişkisi bulunduğu hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafça davalıdan satın almış olduğu panellerin ayıplı olduğu ve zarar oluştuğu iddiası ileri sürüldüğüne göre HMK'nın 190.maddesi gereğince eldeki davada davacının satıma konu ürünlerin ayıplı olduğu, yasal yükümlüklerin yerine getirildiği ve zararın miktarı hususunda iddiasını ispatla mükellef durumda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre, davaya konu edilen panellerin ayıplı niteliği haiz olmadığı, ayıplı olduğu kabul edilse dahi dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelere göre zararın tespitinin mümkün olmadığının rapor edildiği nazara alındığında davacının, ayıp ve zarar iddiasını usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;1-Davanın reddine,2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 1.614,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 999,59 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .█████/2025Katip ... Hakim ...¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır