Yeşil reçeteli ilaçla mağdurun etkisiz hale getirildiği nitelikli yağma suçunda, çelişkili beyanlar, tıbbi delil eksikliği ve tekerrür hataları nedeniyle verilen mahkumiyetin bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, müşteki ve tanık beyanları arasındaki para miktarı ve hırsızlık yöntemi gibi konulardaki derin çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulması, müştekinin sanık tarafından verilen ilaçla etkisiz hale getirildiği iddiasının bilimsel bir inceleme veya Adli Tıp Kurumu raporu ile desteklenmemesi, eylemin hukuki vasıflandırmasında Türk Ceza Kanununun ilgili maddesinin hatalı uygulanması ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin daha önce kaldırılmış bir ilama dayanarak yanlış tatbik edilmesi gibi eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle oy birliğiyle bozarak yeniden yargılama yapılması için dosyayı yerel mahkemesine iade etmiştir.
6. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli yağma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında daha ağır cezayı gerektiren Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması yerine, karar yerinde gösterilen ilamın tekerrüre esas alınmış olması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü sanığın, cezaevinde bulunan mahkumlardan rahatsızlığı sebebiyle ağrı kesici araştıran şikâyetçiye yeşil reçete ile temin edilebilen 2 (İki) adet “...” adlı ilaç verdikten sonra şikâyetçinin etkisiz hale gelmesini sağlayarak cebinde bulunan 120,00 TL parasını ve tespihini aldığı iddia olunan olayda;
I.Dosya içerisinde mevcut Eskişehir Açık Ceza İnfaz Kurumu'nca düzenlenen 29.06.2014 tarihli "Tutanak" içeriğinde şikâyetçinin kendisinden alındığı iddia ettiği paranın miktarı 20,00 TL olarak belirtilmesine karşın, şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında sanık tarafından 120,00 TL parasının alındığını beyan etmesi, tanık olarak beyanlarına başvurulan ...'ın "Sanığın, baygın halde bulunan şikâyetçinin yastığının altında bulunan anahtarı aldıktan sonra şikâyetçiye ait kilitli dolabın açmak suretiyle dolapta bulunan pantolonun cebinden suça konu para ve tespihi almış olduğunu" beyan etmesine karşın, diğer görgü tanığı ...'nin ise "Sanığın baygın halde yatağında yatmakta olan şikâyetçinin yanına gelerek uyandırmaya çalıştığını ve tepki vermemesi üzerine de elini cebine sokarak tespihini ve bir miktar parasını aldığını gördüğünü" beyan etmesi, şikâyetçinin tanık beyanlarının aksine suça konu olayda tespihinin de alındığına ilişkin bir anlatımının bulunmaması ve şikâyetçi ve tanıkların beyanlarının bütünüyle çelişmesi nazara alındığında, söz konusu beyanlar arasındaki çelişki giderildikten sonra, şikâyetçi ve tanık beyanlarından hangisine hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı ve ceza infaz kurumunca düzenlenen tutanak içeriğinde yer alan miktara neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılıp gerekçelendirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
II.Sanık tarafından şikâyetçiye 2 (İki) adet “...” adlı ilacın verilmesi ve söz konusu ilacın şikâyetçi tarafından kullanıldığı hususları taraf beyanlarından ibaret olup; dosya kapsamında olay günü şikâyetçinin kan ve idrar tahlili yapıldığına, yerel mahkemece kullanıldığı kabul edilen söz konusu ilacın şikâyetçiyi etkisiz hale getirmiş olduğuna ilişkin bilimsel bir tespit ve görüş bulunmaması karşısında; öncelikle varsa şikâyetçiye ait tüm tıbbi tedavi evrakları dosyaya celp edildikten sonra söz konusu ilacın içerik ve miktar itibariyle şikâyetçiyi etkisiz hale getirmeye elverişli olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan görüş alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
III.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun (5237 sayılı Kanun) 148/3. maddesi delaletiyle 149/1-d-h. maddesine uyduğu düşünülmeden yazılı şekilde aynı Kanun'un 149/1-e bendi ile de uygulama yapılması,
IV.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamda da tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrerliğine karar verildiği anlaşılmış ise de; anılan ilamın temyiz incelemesi sırasında, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 28.01.2013 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ilamdaki tekerrüre ilişkin hüküm fıkralarının çıkartılmasına karar verilmesi nedeniyle anılan ilam nedeniyle sanık hakkında ikinci kez mükerrerlik hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!