Bilişim Sistemlerini ve Bankaları Araç Olarak Kullanma Suretiyle Gerçekleşen Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmünün, TCK 53 Değişiklikleri Gözetilerek 11. Ceza Dairesi Tarafından Onanması.
Özet: Sanığın bilişim sistemlerini, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanma suretiyle işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmaların değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin delillerle saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği anlaşılmıştır; ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı TCKnın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile sonrasında yapılan kanuni değişikliklerin doğurduğu hak yoksunlukları yönünden infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği belirtilerek, bu hususun bozma nedeni yapılmadığı; böylece sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek mahkûmiyet hükmünün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
:Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,16.09.2025 tarihinde karar verildi.