Hisse devri sonrası kambiyo senetleri üzerinden oluşan sebepsiz iktisap, maddi-manevi tazminat talepleri ve görevsizlik kararı tartışmalarını içeren ticari dava.
Özet: Davacı, davalının önceden iptal edilmiş bonoları haksız yere ibraz edip protesto çekmesi, ardından asılsız ithamlarla ticari itibarını zedeleyerek manevi stres ve maddi zarar oluşturması üzerine, 30.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminat talep etmektedir; davalı ise iddiaları reddederek, bonoların iade alınmamasını ve davacının aleyhine başlattığı haksız icra takiplerini sorgulamış, uyuşmazlığın kambiyo senetlerinden kaynaklanması nedeniyle ticari dava niteliği taşıdığı ve yargılamanın yetkili ticaret mahkemesinde sürdürüldüğü belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında .... Kimya Üretim Sanayi ve Tİcaret Ltd. Şti isimli firmada ortak iken 2018 senesinde davalı taraf hisselerini davacıya devrederek hissesinin ve payının tüm bedellerini ve değerlerini alarak firmadan ayrıldığını, söz konusu hisse devri yapılırken █████/2018 tarihinde protokol imzalandığını, yine davalılar arasında █████/2022 tarihle 10.000,00 USD ve █████/2022 tarihli 15.000,00 USD miktarlı bonaların 2022 ŞUbat ayında karşılıklı feshedildiğini, ancak davalının 10.000,00 USD bedelli bonoyu ... Bankasına ibraz ederek Kartal ... Noterliğinin █████/2022 tarih ve ... yevmiye yazısı ile ödememe protostosu keşide ettiğini, davacı tarafından Bakırköy .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile her iki senet ile ilgili de davalı hakkında menfi tespit davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini ancak istinaf aşamasında olduğunu, senetin tarafların imzaları ve beyanları çerçevesinde geçersiz kılınan çekin dava dışı ... isimli kişiye ciro edildiğini, müvekkili hakkında takip başlatıldığını, takibe konu bono kambiyo vasfına olmadığımdan takibin iptaline karar verildiğini, davalı müvekkilinden tahsil edebilmek için müvekkilinin uluslararası suç şebekesi üyesi olduğunu kendisinin tehdit ve şantaj edildiğini ve bir çok ağır itham ve iftira ile hakkında aslı astarı bulunmayan şikayetlerde bulunduğunu, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalının bu şekilde haksızlıklar ile müvekkilinin ticari itibarinin zedelediğini, müvekkilinin manevi olarak stres yaşadığını, noter marifetiyle protestonun bankalardan görüldüğünü ve bankalarla müvekkilinin arasının açıldığını belirterek 30.000,00-TL maddi 300.000,00-TL manevi tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların kabul etmediklerini senetler hakkında bir yazı yazıldı ise davacının senetleri neden geri almadığını, davacı yan adi yazılı evrak neden tek nüsha düzenlendiğini evrakın imzalanırken senetlerini neden iade almadığını, herhangi bir borcu yok ise neden █████/2022 tarihli sözleşmeyi neden imzaladığını, kaldı ki davacı yan davalıyı mahkemelere devamlı suretle çektiğini, Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine 150.000 USD bedelli ilamsız icra takibi başlattığını , takip talebinde █████/2018 tarihli protokol uyarınca ceza bedeli talep edildiğini, takibe dayanak belge sunulmadığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davanın haksız ve kötü niyetli açıldığından dolayı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı █████/2025 tarihli kararı ile "...Eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibinin temeli bono yani kambiyo senedi olmakla dava mutlak ticari dava niteliğindedir ve uyuşmazlık TTK m.776-779 gereğince çözümleneceğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 4. maddesi hükmü uyarınca ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı █████/2024 tarihli ilamı da gözetilerek uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla yukarıda yer verilen gerekçeler ışığında mahkememizin görevsiz olması ve görevli mahkemelerin Asliye Ticaret mahekemeleri olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine" karar verildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçeli kararı genel hatları ile incelendiğinde özellikle gerekçenin son paragrafında "eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibinin temeli bono yani kambiyo senedi olmakla dava mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri denilerek görevsizlik kararı verildiğini, mevcut dava davacı tarafından itibarı halel gördüğü iddia edilerek açılmış maddi ve manevi tazminat davası olup, ticari bir işletme v.s. Hususu işbu davanın konusu olmamakla birlikte görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, karar da ve son celse zaptında taraflar arasında cereyan eden hadiseler anlatılmışsa da somut olay tamamen müvekkilinin davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinden kaynaklı maddi ve manevi zarar uğradığı iddiası ile ikame edilmiş tazminat davası olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile Mahkemenin görevsizlik kararının bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı █████/2025 tarihli kararı ile; Somut uyuşmazlıkta davaya konu tazminat isteminin sebebi olan temel ilişkinin limited şirket ortaklığından kaynaklanmakta olduğu, limited şirkete ilişkin düzenlemelerin 6102 sayılı TTK'da öngörülmüş bulunması karşısında eldeki davanın, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, bu durumda davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesi, mahkemece her ne kadar itirazın iptali davasına konu icra takibinin temelinin kambiyo senedine dayalı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen görevsizlik kararı sonucu itibariyle doğru olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememize Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ve .... Karar nolu █████/2025 tarihli kararı görevsizlik kararı ile tevzi edilen dosyanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli tensip zaptının 3 nolu ara kararı ile "3-Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline İHTARINA, ihtaratın işbu tensip zaptının tebliği ile yapılmasına, kesin sürenin işbu tensip zaptının tebliği ile başlamasına," karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; mahkememizce düzenlenen tensip zaptında dava konusu olarak "...Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)..." belirtilmiş ise de dava konusunun haksız fiil sebebiyle açılmış maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, dava konusunun ticari ilişkiden kaynaklanan bir tazminat davası olmadığını, haksız fiilde dolayı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının arabuluculuk zorunluluğuna tabi olmadığını, bu sebeple de dava konusu olay ile arabuluculuğa başvuru yapılmadığını, mahkememiz aksi kanaatte ise arabuluculuk sürecini tamamlamak üzere taraflarına süre verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; limited şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı davranıldığı ve protokole konu senetlerin bedelsiz ve geçersiz hale getirilmesine rağmen davalı tarafça işlem tesis edilerek davacının maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu yasal düzenleme gereğince arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar aranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... Esas ve ... Karar sayılı █████/2025 tarihli kararı ile limited şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı davranıldığı ve protokole konu senetlerin bedelsiz ve geçersiz hale getirilmesine rağmen davalı tarafça işlem tesis edilerek davacının maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemi olarak tespit edilmiş olup netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ████████ E. ████████ K. Sayılı kararı)(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ████████ E. ████████ K. Sayılı kararı)
Dava dilekçesi ve █████/2025 tarihli beyan dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle somut dava dosyasında arabuluculuk dava şartı aranması gerektiği ve arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrası da başvuruda bulunulmadığı, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilemeyeceği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.( Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar, █████████Esas, █████████ Karar,█████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları)
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 512,33-TL harcın mahsubuyla bakiye 103,07-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup,usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!