11. Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarında dava zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verdiği Yargıtay içtihadı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında görülen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik davalarında, lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin her iki suç için de dolduğunu tespit ederek, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen davanın düşmesi kararını onamış, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise bozarak kamu davasının düşmesine oy birliğiyle hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
:Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: Düşme, mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereği uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, bu nedenle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II) Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;5237 sayılı TCK’nin 7 ve 5252 sayılı TCK’nin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nin 342/2 (5237 sayılı TCK’nin 204/1-3) maddelerinde düzenlenen "Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Belgede Sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.