Sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi kapsamında yapılan haksız fatura kesintilerinin iptali ve tahsili istemiyle açılan davada bilirkişi raporunun ve vekalet ücretinin hukuka uygun bulunarak bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi uyarınca hastanenin faturalarından davalı kurum tarafından yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiasıyla açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı ile istinaf mahkemesinin bu kararı onaması üzerine yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, uyuşmazlığın sağlık hizmeti fatura kesintilerinin tahsili istemine ilişkin olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki sözleşme, SUT hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde her hasta bazında gerekçeli değerlendirme ile hazırlanarak hükme esas alınmasının yerinde olduğunu ve istinaf mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 40. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin işlettiği Hastanenin 2018 Aralık-2019 Mayıs tarihleri arasındaki aylara ait fatura tutarlarından toplam 4.201.050,21 TL kesinti yapıldığını, kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, Kurum işleminin iptali ile 4.201.050,21 TL kesintiden şimdilik 10.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 4.201,050,21 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu kesinti işlemlerinde sözleşme ve mevzuata ayrılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan 15.06.2022 tarihli rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 1.139.699,81 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 02.10.2019 tarihinden, 1.129.699,81 TL'nin 13.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek için alınan 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun önceki iki rapor arasında bulunan çelişkiyi giderecek şekilde düzenlenmediğini, rapora karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini, her iki bacağa da aynı anda işlemlerin yapılmasını engelleyen bir hükmün SUT’ta bulunmadığını, bilirkişi heyetinin yetkisini aşarak davalının kesinti sebebini genişlettiklerini, Mahkemece verilen kararın gerekçesiz olmasının adil yargılanma hakkının ihlal ettiğini, davalı Kurumun hem örnekleme yöntemini kullanarak kesinti yapmasının, hem de aynı dönem için tekrar denetim yapmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu yapılan kardiyoloji branşı faturalarındaki kesintilerin, davacı şirket tarafından yapılan işlemlerin haksız çıkar temini amacıyla, tıbbi gerçeklerden uzak, genel tecrübelere ve bilinen tıbbi yaklaşımlara aykırı olarak yapılması nedeniyle sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sağlık hizmeti sağlanması konusunda yapılan sözleşme kapsamında yapılan işlemler nedeniyle gönderilen fatura tutarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her hasta bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlanmasına, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın reddedilen kısmı üzerinden, Tarife'nin 13/1 maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin yerinde bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.