Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı, yüklenicinin tamamlanan işler karşılığı bağımsız bölüm tescili veya rayiç bedeli talepli tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Bir taşeron şirket, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yaptığı işler karşılığında kendisine protokollerle taahhüt edilen ancak devredilmeyen altı bağımsız bölümün (dairenin) adına tescilini veya rayiç bedelinin davalılardan tahsilini talep etmektedir; davacı, önceki bir davada verilen alacak kararının zararını karşılamadığını, davalı ana yüklenicinin ise davanın derdest olduğunu, eksik harç yatırıldığını ve daha önce davacıya başka taşınmaz ve nakit ödemeler yapıldığını iddia etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tapu İptali Ve TescilDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...... İnşaat Turizm ve diğer davalılar (4 arsa sahibi olan malikler) arasında İstanbul İli ...... İlçesi ..... Mah. ...... Ada ...... parsel sayılı yer için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince kar karşılığı inşaat sözleşmesinde yapılan binadaki bazı işleri yaptığını, inşaat devam ederken davalı ..... şirketinin mali durumunun bozulması sonrasına işlerin durduğunu, bunun üzerine bütün davalılar müvekkili dışında iş yapan alt taşeronların katıldığı bir toplantı düzenlediğini, yapılan toplantı sonrasında binanın ( inşaatın ) tamamlanması için mutabakata varıldığını, varılan mutabakat gereğince işi yapan şirketlere belirli sayıda bağımsız bölümün verilmesine karar verildiğini, anlaşmaya göre davalı durumunda bulunan toprak sahipleri belirli sayıdaki bağımsız bölümleri önce ..... şirketine, davalı ..... şirketi de işi yapan kişiye devir edeceğini taahhüt ettiğini, protokol gereğince işi yapan tüm kişilerle birlikte müvekkilde kendi üzerine düşen işi tamamladığını ancak müvekkiline verilmesi gereken bağımsız bölümler devir edilmediğini, yapılan protokolde bütün davalıların imzası bulunduğunu, inşaat yapılan işler olmadan tüm davalıların kendi adlarına olan yerleri kullanmaları ve satmaları mümkün hale gelmiş ve ancak bütün davalılar birlikte hareket ederek müvekkiline verilmesi gereken yerleri vermediklerini, müvekkili kendi adına tescil edilmesi gereken yerlerin tescil edilmemesi üzerine Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... Esas sayısında kayıtlı olan dava da Mahkemece müvekkili adına tescil edilecek yer kalmadığından ( Müvekkiline verilmesi gereken yerler başkaca 3 kişilere verildiğinden ) sadece alacaklı olduklarına karar verildiğini, Mahkemece verilen karardaki alacak ancak ve ancak 1 adet bağımsız bölüm bedeline ya denk geleceğini veya gelmeyeceğini, dolayısı ile bu karar müvekkili zararını karşılar durumda olmadığını, müvekkili tarafından mülk sahibi olan davalılara 2 kez ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ..... ile davalı ..... İnşaat Aş yetkilisi ...... ile şahitler huzurunda 08.10.2020 tarihinde yeni bir protokol hazırlandığını, söz konusu protokol ile daha önceden müvekkiline verilmesi gereken ve ancak verilmeyen bağımsız bölümler esas alındığını ve yeni yapılacak olan 2 Bloktan 3 adet 3+1 ve 3 adet 4+1 şeklinde verileceği kararlaştırıldığını, davalı şirket müvekkili adına tescil edilmesi gereken 6 adet bağımsız bölümü vermeye yanaşmadığını, inşaat işleri devam ettiğini, henüz tapuda kat irtifakı veya kat mülkiyet kurulmadığını beyanla Beylikdüzü İlçesi ...... Mahallesi ..... Ada..... parsel sayılı yerde, yeni kurulacak olan kar irtifakı veya kat mülkiyeti ile oluşacak bağımsız bölümlerin 3 kişilere devrinin önlenmesi için gerekirse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve tapu kaydına davalıdır şerhinin konulmasını, söz konusu yerde kurulacak olan Kat irtifakı veya kat mülkiyetinde oluşacak bölümlerden 3 tanesi 3+1 ve 3 tanesi e 4+1 olmak üzere 6 adet bağımsız bölümün müvekkili adına tescil edilmesini, tescil mümkün olmadığı takdirde bağımsız bölümlerin karara en yakın tarihteki rayiç değeri üzerinden alacaklı olduklarının tespiti ve bu değerin avans faizi ile davalılardan müştereken tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ...... İnş. Turizm San. ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu talepleri 30.04.2018 tarihli protol hükümlerine dayanılarak mahkemenizin ...... Esas sayılı davasına konu edildiğini, bu dava dosyasında verilen karar taraflarınca istinaf edilmesi nedeniyle halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesinin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden derdest bulunduğunu, tarafların konusu aynı olan bu 2 dava değerlendirildiğinde işbu davanın HMK'nun 114/1-ı maddesi kapsamında dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, talep konusu taşınmazların reel değerleri 100.000.000 TL'nin üzerinde olduğunu, sembolik bedel üzerinden harç ödenmiş olması yasaya uygun olmadığını, davacı tarafa eksik harcın kesin süre verilerek tamamlatılması gerektiğini, müvekkilince sözleşme kapsamında 9 adet değişik evsaflarda taşınmaz barter olarak davacıya devredildiğini ve yine ticari defterlere işlendiğini, nakit ödemeleri ile davacıya alacakları ödendiğini, davacı tarafın dahi 15.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığı gibi böylesi bir iddiaları da sözkonusu olmadığını, taraflar arasında esas ihtilaf ve davacı tarafça gerek tapu devri, gerekse de alacak iddiası 30.04.2018 tarihli bu ek sözleşmeye dayandığını, Mahkemenizce aynı ek sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali yerine devri kararlaştırılan taşınmazların yargılama tarihindeki bedeli olan toplam 8.251.461,92 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesi hüküm kurulduğunu, böylece davanın tamamı bakımından kabul kararı verilmiş ise de esasen bu ek sözleşme hiçbir şekilde ifa edilmediğini, dolayısı ile davacı ve diğer taşeronlar edimlerini başlayıp bitirmedikleri için bu sözleşme ile bedel olarak vaad edilen taşınmazların devir borcu da doğmadığını, davacı ve ek sözleşmede adı geçen diğer taşeronlar yapım edimlerini yerine getirmediklerinden işbu davanın arsa maliki olan davalıları müvekkili şirkete bu tarihten sonra herhangi bir taşınmaz tapu devri yapmadıklarını, davacı ve diğer taşeron firmaların ek sözleşme ile üstlendikleri yapım işini yerine getirmemesi sebebiyle doğan zararların tazmini amacıyla arsa maliklerince müvekkili şirket aleyhine Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dava dosyası üzerinden maddi tazminat davaları ikame edildiğini, bu dosyalar derdest olduğunu, 18.10.2020 tarihli uzlaşma protokolü altında imza kısmında müvekkili şirketin nam ve hesabına olduğuna dair bir kayıt bulunmadığından ve şirketin kaşesini de taşımadığından müvekkili şirket bakımından herhangi bir bağlayıcılığı kesinlikle söz konusu olmadığını, bu protokol ..... tarafından imza altına alındığını, ne müvekkili şirket ne de ..... ile davacı arasında ek blok inşaatlarının yapımına dair yeni bir ticari ilişki doğmadığından bu protokolün herhangi bir geçerliliği kalmadığını, yasaya aykırı tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... Ve ...... Gıda Pazarlama Tekstil İnşaat Taahhüt Lojistik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davadaki asli talebi tapu iptali ve tescil talebi olduğunu, taşınmazın değeri üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini, davacının daha önce de Sayın Mahkemenizin ...... Esas sayılı dosyasından dava açtığını ve bu davada mahkemenizce davacının alacaklı olduğuna karar verildiğini, kararın diğer davalı ...... tarafından istinaf edildiği ve istinaf mahkemesince henüz bir karar verilmediğini, mahkemenizde açılan huzurdaki bu ikinci davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı maddesi gereğince derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının aksine kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu bağımsız bölüm işleri davacı tarafından tamamlanmadığını, davalı-yüklenici ..... firmasının inşaatı tamamlama ve teslim borcunu sözleşmede öngörülen sürede yerine getiremediğinden arsa maliklerinden ..... tarafından nama ifa talebi ile Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...... Esas sayılı dosyasından yüklenici ..... firması ile arsa malikleri olarak müvekkili şirket ve ..... aleyhine dava açıldığını, bu dava halen görülmeye devam ettiğini, yüklenicinin inşaatı sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayamayarak temerrüde düştüğünü, müvekkiller kaşısında üçüncü kişi durumundaki davacının tapu iptali ve tescili talebinin dinlenebilmesi mümkün olmadığını, davacının tescil talebini dayandırdığı █████/2018 tarihli "Ek İnşaat Sözleşmesi" başlıklı belge altında müvekkili ..... Gıda şirketinin imzası dahi yer almadığından, söz konusu belge müvekkili şirket yönünden hüküm ve sonuç doğurmayacağını, müvekkilinin uğramış olduğu zararların ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedellerinin tazmini maksadıyla taraflarınca yüklenici firma aleyhine Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasından dava ikame edildiğini, halen yargılamanın devam ettiğini, █████/2018 tarihli protokolün 3.7. maddesi gereğince zaten taşeron firmaların doğrudan arsa sahiplerinden tapu devri talebinde bulunmaları da mümkün olmadığını, davacı ile yüklenici Saklıhan firması arasında █████/2020 tarihinden imzalandığı belirtilen ve fakat müvekkillerinin imzasını içermeyen “Uzlaşma” başlıklı belge de müvekkilleri için bağlayıcı olmadığını, davacının bu belgeye dayalı olarak müvekkillerinden talepte bulunmaları mümkün olmadığını, müvekkili ......'in davaya konu █████/2018 tarihli Ek İnşaat Sözleşmesi isimli sözleşmeyi ...... Gıda...Ltd. Şti.'nin edimini taahhüt eden sıfatı ile imzalamış olması dikkate alındığında, kişisel güvence verilmesine ilişkin bu taahhüdün geçerli olabilmesi, TBK m.603 atfı nedeniyle kefalete ilişkin şekli koşul ve hükümlere tabi olduğunu, davacının tapu iptali ve tescil talebinin mesnedi olan █████/2018 tarihli Ek İnşaat Sözleşmesinde müvekkili ..... 'in imzası bulunmakla birlikte, kefalete ilişkin şekli koşullara uygun olmaması ve sözleşme tarihi itibari ile evli olduğu halde sözleşmede eşinin muvafakatinin bulunmaması nedenleriyle söz konusu sözleşme müvekkili ...... yönünden aynı zamanda şekil unsurları yönünden de geçersiz olduğunu beyanla davanın usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı arsa sahibi olduğunu ve yükleniciye devretmesi gereken tüm bağımsız bölümleri sözleşmede öngörülen aşamalara uygun olarak eksiksiz şekilde devrettiğini, yüklenici, sözleşme ile üstlendiği inşaatı sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlayamadığını, projeye ait ilk 7 bloğun ancak %82’sini tamamlamış ve diğer 2 bloğun inşasına ise hiç başlamadığını, bu durum Büyükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ..... D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, yüklenicinin açık temerrüdü karşısında, arsa sahipleri ve yüklenici arasında 30.04.2018 tarihli ek bir protokol imzalandığını, söz konusu protokolde arsa maliklerine düşen yükümlülükler ise yalnızca taşeronların 7 blokluk inşaatı ve çevre düzenlemesini, sözleşme tarihinden itibaren 5 ay içinde eksiksiz tamamlamaları şartına bağlı kılındığını, taşeronlar bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden, protokolde arsa sahiplerine yüklenen devre ilişkin şartlar hukuken doğmadığını, davacının yalnızca yükleniciyle yaptığı sözleşme ilişkisine ve arsa maliklerinin hiçbir şekilde tarafı olmadığı 08.10.2020 tarihli belgeye dayanarak müvekkili ve diğer arsa paydaşlarından doğrudan ifa talebinde bulunduğunu, oysa bu belge müvekkilinin imzasını taşımadığı gibi, hukuken bağlayıcı bir sorumluluk da doğurmadığını, davacının aynı taleplerle ve aynı hukuki ilişkiye dayanarak açtığı Mahkemenizin dosyasının halen derdest olduğunu, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davacı dava konusunu yalnızca yüklenici ..... İnşaat A.Ş. ile kendi arasında kurduğu hukuki ilişkiye ve bu ilişkinin eki niteliğindeki bazı protokollere dayandırdığını, müvekkili bu protokollerin tarafı olmadığını, özellikle davacının esas dayanağı olarak sunduğu 08.10.2020 tarihli protokol, müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin yüklenici yerine sözleşme dışı kimselere ifa yükümlülüğü bulunmadığı gibi, müvekkili yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin tamamını usulüne uygun biçimde yükleniciye devrettiğini, bu yönüyle borcunu ifa ettiğini ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının taleplerini yönelttiği müvekkili hukuken ve fiilen bu edimlerin muhatabı olmadığını, pasif dava ehliyeti bulunmayan kişiye karşı dava açılması, davanın usul yönünden reddini gerektiğini beyanla müvekkili yönünden huzurdaki davanın tefrik edilerek, hem usul yönünden hem de esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu; ..... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Ada, ..... Parsel sayılı taşınmazda kurulacak olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinde oluşacak bölümlerden 3 tanesi 3+1 ve 3 tanesi 4+1 olmak üzere 6 adet bağımsız bölümün davacı adına tescil edilmesi talebine ilişkindir.Beylikdüzü Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, Beylikdüzü Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarının dosya içerisine alındığı görülmüştür.Davacı şirket tarafından davalı .... İnşaat şirketine karşı 7 adet bağımsız bölüm için Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyası ile tapu iptali tescil olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkin dava açıldığı, davanın bedel yönünden kabulü ile 8.251.461,92 TL'nin tahsiline karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği, uyuşmazlığın █████/2016 tarihli "..... Konakları Şantiyesi Yüklenicilik Sözleşmesi" ve █████/2018 tarihli ek inşaat sözleşmesine dayandırdığı görülmüştür.Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde; ...... Esas sayılı dosyası ile hükmedilen bedelin ancak bir adet bağımsız bölüm bedeline denk geleceği ya da gelmeyeceğinin beyan edildiği ayrıca taraflar arasında █████/2020 tarihli yeni protokolün yapıldığı bu nedenle davalı ...... dışındaki gerçek kişilerin de toprak sahibi oldukları ve taşınmazların devredin sorumluluklarının bulunduğu iddiasıyla dava ikame edilmiştir.█████/2020 tarihli protokol incelendiğinde; şahitler huzurunda sözleşmenin ...... ile...... arasında imzalandığı, protokol üzerinde imzası bulunan kimsenin davada taraf sıfatı olmadığı, davacı tarafın iddiasına göre davacı ve davalı ..... şirket yetkilileri arasında sözleşmesinin imzalandığının ileri sürüldüğü görülmüştür.Davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara ve taraflara ilişkin █████/2018 tarihli sözleşmede düzenlemelerin ve imzalarının bulunduğu, bu sözleşmenin de Mahkememizin ...... Esas sayılı dosyasında değerlendirilerek karara bağlandığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından somut olayda tapu iptali ve tescili talep edilmiş olmakla birlikte hangi taşınmazların dava konusu edildiği açıklanmamıştır. Mahkememizce talep edilen tapu kayıtları sonrasında davacı vekiline bu yönde açıklama yapmak üzere kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli açıklama dilekçesinde; henüz kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış olan yerlerle ilgili tapu iptali ve tescilini talep ettikleri beyan edilmiş ancak arsa payları da dahil olmak üzere taşınmazlar somutlaştırılmamıştır.Taşınmazların aynına ilişkin eldeki davada harcın kamu düzenine ilişkin olduğu, yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ayrıca dava değerine göre ticaret Mahkemeleri tek hakim ve heyet sınırının değerlendirileceği izahtan varestedir.Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h)6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.Dava açmaktaki hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18.02.2022 tarihli ve ...... E., .... K. sayılı kararında; ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan, bu davanın açılmasında henüz hukukî yarar bulunmadığı, o nedenle, HMK'nın 114/1-h bendinde dava şartları arasında sayılan hukukî yararın bulunmadığı durumda, davanın esastan değil, HMK'nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından; dava dilekçesinde belirtilen 30.04.2018 tarihli protokolün mahkememizin ...... Esas sayılı dosyasında değerlendirildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacı tarafından davadaki tarafların imzası olmayan 08.10.2020 tarihli protokole dayanılarak eldeki davanın açıldığı, davanın tapu iptali tescil talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından taşınmazların somutlaştırılamadığı ve bu şekliyle arsa payı dahil olmak üzere taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin belirlenemediği, dava içeriğinin yeni yapılacak bloklardaki taşınmazlar olarak açıklandığı, bu şekilde açılan davanın içtihadı birleştime kararında belirtildiği şekliyle erken dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ve red sebebi ortak olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,Alınması gerekli harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ..... İnş. Turizm San. ve Tic. A.Ş.,.... , ...... Gıda Pazarlama Tekstil İnşaat Taahhüt Lojistik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ......'e verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 4.900,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. █████/2025......e-imzalıdırHakim ....