Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, ödenmeyen fatura bedellerinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği bir yargılama süreci.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı şirkete yapılan ticari mal satışlarından kaynaklanan ve faturalarla belgelenen 184.827,66 TLlik alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş; davalının cevap vermediği davada, bilirkişi raporu ve davacının usulüne uygun ticari defterleri, irsaliyeli faturalarla teslimi ispatlanan borcun varlığını doğrulamış ve mahkeme ticari defterlerin delil niteliğini incelemiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile davalı şirket arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki bulunmakta, buna dayalı olarak bir güven ilişkisi çerçevesinde mal alım-satımı yapılmaktadır. Dilekçemiz ekinde sunulan faturalardan da görüleceği üzere; 02.05.2024, 08.05.2024,15.05.2024, 20.05.2024, 03.06.2024, 06.06.2024 tarihlerinde davalı şirkete kesilmiş ve davalı şirket adına teslim alındığına ilişkin imzalanmış irsaliyeli faturalar bulunmaktadır Davalı her ne kadar müvekkile herhangi bir borcu olmadığını iddia etse de ekte görülen irsaliyelerde davalı şirket tarafından teslim alındığına ilişkin imzalar bulunmakta olup işbu doğrultuda davalı fatura içeriğinde yer alan mal/hizmeti teslim aldığını ikrar etmiştir. İcra takibine konu cari hesap alacağı müvekkil tarafından davalı şirkete satılan mallara ilişkin fatura bedellerinin müvekkile ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Müvekkil aleyhine telafisi güç veya imkansız zararlar doğmaması amacıyla davalı ... A.Ş.'nin mal varlığına, menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına dosya borcuna yeter miktarda ihtiyati haciz uygulanmasına, ... 20. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibine davalı yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı yana dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı yanca yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER
:... 20.İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, vergi kayıtları, davacı tarafın ticari defteri, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; İİK 67. Madde uyarınca davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir... 20.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ...Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 186.143,55TL asıl alacağa yıllık %51,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; "... ŞTİ'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2024 yılında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, elektronik ortamda tutulan GİB onaylı 2024 yılları Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K" nu ve V.U.K' nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, bu nitelikleri dahilinde sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı ve Davalının Ticari Defter ve Kayıtları esas alındığında Taraflar arasında ticari ilişki olduğunun tespit edildiği, Toplam 6 adet ve 184.827,66 TL Fatura Bedelinin İrsaliye üzerindeki ıslak imza ile tesliminin ispat edildiği, ... 20 İcra Dairesi ...ESAS sayılı ilamsız icra takip dosyası muhteviyatında, davacı alacaklı, .. ŞTİ'nin davalı borçlu ... A.Ş'nden, Cari Hesaptan kaynaklı olarak, Toplam 184.827,66 TL tutarında Alacaklı olduğunun hesaplandığı..." rapor edilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça cari hesaptan kaynaklı alacağın ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtaratını içerir duruşma zaptının davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça defter inceleme günün de defterler ibraz edilmediği için davalı yan ticari defterleri incelenmemiş ve HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. Madde ve 213 Sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 184.827,66 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın cari hesaptan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 184.827,66TL üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine2-184.827,66TL'nin %20'si oranında hesaplanan 27.724,149TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.625,57TL harçtan peşin alınan 3.178,87TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 930,72TL harçların toplamı olan 4.109,59TL'nin mahsup edilerek bakiye 8.515,98TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 25,45TL'sinden davacı tarafın, 3.574,55TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 4.109,59TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 4.537,19TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 184.827,66TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 72,50TL tebligat, posta gideri ile 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.072,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 7.022,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip¸e-imzaHakim¸e-imza