Vekaletin kötüye kullanılmasıyla kurulan şirketin feshi talebiyle açılan davada, davacının tek ortak olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi kararı.
Özet: Davacı, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak bilgisi ve rızası dışında kurduğunu iddia ettiği şirketin, vergi borçları ve mağduriyetine yol açması nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshini ve tasfiyesini talep etmiş; ancak mahkeme, davacının davalı şirketin tek ortağı olması sebebiyle şirketi tek başına genel kurul kararı ile feshetme yetkisine sahip olduğunu belirterek, bu durumda dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: davacı vekili özetle; davacının İradesi dışında şirket kurulduğunu, davacının , 20.09.2024 tarihinde İstanbul ... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı bir vekaletname ile ....'ı vekil tayin ettiğini, bu vekaletnamenin, davacının belirli hukuki işlemlerini yürütmesi amacıyla verildiğini, davacının bilgisi ve rızası dışında şirket kurma yetkisini kesinlikle içermediğini, ancak şüpheli ...'ın, davacıya verilen bu vekaletnameyi kötüye kullanarak, davacının bilgisi ve rızası olmaksızın, ... vergi kimlik numarası ile "..." unvanlı davalı şirketi kurduğunu, şüpheli ... hakkında bu eylemi, davacının güvenini kötüye kullanma, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 22.10.2025 tarihinde ... esas numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, cezai soruşturma devam ettiğini, şüphelinin eylemlerinin hukuka aykırılığı ve müvekkilimin iradesinin fesada uğratıldığı bu soruşturma kapsamında da tespit edileceğini, davacının, bilgisi dışında kurulan bu şirket nedeniyle adına çıkan vergi borçları ve cezaları ile karşılaştığını, büyük bir mağduriyet yaşadığını. şirketin kuruluşunun davacının iradesi dışında ve vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleşmesinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesi uyarınca şirketin feshi için "haklı sebep" teşkil ettiğini, şirketin kuruluşunun temelinde davacının irade fesadı olduğunu beyanla Davalı ...'nin kuruluşunun davacının iradesi dışında ve vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleşmesi nedeniyle, Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshine karar verilmesini, fesih kararı ile birlikte şirketin tasfiyesine ve davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama süresince davacının daha fazla zarara uğramasının engellenmesi amacıyla davalı şirketin malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına ve/veya şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER
:Davalı şirketin ticaret sicil gazetesi ve ticaret odası kayıtlarıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davalı ...'nin feshi talebinden ibarettir.Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.''Somut olayda; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı takdir ve sonucuna varılmıştır.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK, 6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde;"Dava şartları şunlardır
:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması.ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır.6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında ise, “MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.Bu düzenlemeler ışığında somut olayda, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle HMK 114/h ve 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı)HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır