Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen kazan ve ekipmanları imalat montaj fatura alacakları için icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı ile akdettiği "kazan ve ekipmanları saha imalat ve montaj sözleşmeleri" kapsamında üzerine düşen imalat ve montaj işlerini tamamlamasına rağmen ödemeleri durduran davalıya karşı düzenlediği faturalardan kaynaklanan 5.063.287,50 TL asıl alacak ve faizlerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, borcun faizleriyle birlikte ödenmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı usulüne uygun tebligata rağmen savunma dilekçesi sunmayarak tüm iddiaları inkar etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı firma, "Kazan ve Ekipmanları Saha İmalat ve Montaj Sözleşmesi" başlıklı işleri için müvekkil firma ile biri 15.05.2023 tarihli (Eskişehir) diğeri ise 25.07.2023 tarihli (Kırşehir) eser sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkil firmanın yapımını üstlendiği işlere ilişkin kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmiş, tüm yapım ve montaj işlerini yerine getirdiğini, davalı firma, söz konusu işlerin bitmesi üzerine, bir süre sonra ödeme yapmayı kestiğini, müvekkilinin Eskişehir şantiyesi ve Kırşehir şantiyesi için kesmiş olduğu tüm bakiye fatura alacakları için 29.04.2024 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizi ve diğer masrafları ile ödemeye ve takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
:
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, İTSM'den şirket kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İş bu dava, '█████/2023 ve █████/2023 tarihli Kazan ve Ekipmanları Saha İmalat ve Montaj Sözleşmesi" kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı ödenmeye cari alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya dayanak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; Alacaklı (davacı) .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili vasıtası ile 29.04.2024 tarihinde borçlu (davalı) .... Sanayi A.Ş. aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... E.Sayılı İcra Dosyası ile 09.01.2024 tarihli 2.414.237,50 TL tutarlı fatura, 06.02.2024 tarihli 561.000,00 TL tutarlı fatura, 08.02.2024 tarihli 252.450,00 TL tutarlı fatura, 16.02.2024 tarihli 204.000,00 TL tutarlı fatura, 08.03.2024 tarihli 953.700,00 TL tutarlı fatura, 26.03.2024 tarihli 107.100,00 TL tutarlı fatura, 26.03.2024 tarihli 102.000,00 TL tutarlı fatura, 16.04.2024 tarihli 224.000,00 TL tutarlı fatura, 16.04.2024 tarihli 244.800,00 TL tutarlı fatura alacağını dayanak göstererek 5.063.287,50 TL asıl alacak, 542.702,47 TL işlemiş faiz üzerinden toplamda 5.605.989,97 TL tutarındaki toplam alacağına fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık 9648 ticari temerrüt faizi TTK m.1530/7 ve artan oranlardaki faizi ile icra gideri, avukatlık ücreti ile birlikte TBK 100.maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle varsa işlemiş faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edilmesi talep edilmiştir. Davalı takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde takip durmuştur.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı taraf, davalı ile yaptıkları █████/2023 ve █████/2023 tarihli Kazan ve Ekipmanları Saha İmalat ve Montaj Sözleşmesi uyarınca üstlendiği tüm işleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı hak edişlerini ödemediğini, bu konuda aralarında "sulh ve ibraname" protokolü imzalandığını, davalının bu protokole de uymaması üzerine alacağını tahsil edebilmek için bahse konu icra takibini başlattığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise usulüne uygun tebliğe rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi vermeyerek tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu sözleşme ve faturalara ilişkin eserin davacı tarafından üretilerek montajının yapılıp yapılmadığı ve bu kapsamda dava konusu faturadan ve protokolden kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığı ve faiz talebinin yasal mevzuata uygun olup olmadığına ilişkindir.
Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu sözleşmelere, faturalara, "sulh ve ibraname" başlıklı protokole ve ticari defterlerine dayanmıştır. Davacı tarafın dayanak olarak sunmuş olduğu faturalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesi uyarınca başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir.
Bu yüzden mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi eliyle inceleme yapılmasına karar verilmiş ve taraf kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu faiz hesabı dışında dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre taraflarca ibraz edilen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı tarafın ticari defterlerine göre; davalının davacıya 29.04.2024 icra takip tarihi itibari ile 4.474,487,50 TL, 27.08.2024 dava tarihi itibari ile 4.374.487,50 TL borçlu olduğu, yargılama sırasında yapılan ödemler sonucu 31.12.2024 tarihi itibari ile 1.949.487,50 TL tutarında borçlu olduğu, ancak davalının 10.01.2025 tarihinde yaptığı 350.000,00 TL ödeme sonrasında davacının alacağının 1.599.487,50 TL olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, Davalı tarafın ticari defterlerine göre ise; davalının davacıya 29.04.2024 icra takip tarihi itibari ile 4.474.487,50 TL, 27.08.2024 dava tarihi itibari ile 4.374.487,50 TL borçlu olduğu, ancak yargılama sırasında yapılan ödemler sonucu 10.01.2025 tarihi itibari ile de 1.599.487,50 TL tutarında borçlu olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, dolayısıyla tarafların ticari kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olması HMK md. 222. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre ticari defterler, belirtilen şartların varlığı halinde, ticari uyuşmazlıklarda ispat aracı (kesin delil) olarak kullanılabilir. HMK 222/3 maddesine göre; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu yasal düzenleme uyarınca HMK 222/3 maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine kesin delil teşkil etmesi için gereken şartlar maddenin lafzi yorumuna göre şöyle sıralanabilir:
1- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmalıdır. (HMK 222/2).
2- Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamalı veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olmalıdır.
3- Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamalıdır.
Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakacak olursak; taraflara ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve taraf kayıtlarındaki borç/alacak bakiyelerinin birbiriyle örtüşmekte olduğu, dolayısıyla HMK'nun 222/3 maddesi uyarınca davacı defterlerinde yer alan kayıtlar lehine kesin delil niteliğinde kabul edilmiştir.
İş bu açıklamalar ışığında, taraf iddia ve savunmaları, faturalar, sulh ve ibraname başlıklı protokol, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca; davacının █████/2023 ve █████/2023 tarihli Kazan ve Ekipmanları Saha İmalat ve Montaj Sözleşmesi uyarınca üstlendiği edimleri yerine getirdiği, bu sözleşmeden dolayı davacının davalıdan 29.04.2024 icra takip tarihi itibari ile 4.474.487,50 TL asıl alacağının olduğu, yapılan ödeme nedeniyle 27.08.2024 dava tarihi itibari ile 4.374.487,50 TL asıl alacağının olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sulh ve ibraname başlıklı protokol uyarınca borcun taksitler halinde ne zaman ödeneceği belirtildiğinden TBK 117/2 uyarınca davalı borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüte düştüğü kabul edilmiş ve her taksit miktarı üzerinden ödeme tarihi esas alınarak mahkememizce faiz hesaplanmış ve toplamda çıkan miktar talep edilen faizden yüksek çıktığı için taleple bağlı kalınmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; 4.374.487,50 TL asıl alacak, 542.702,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.917.189,97‬ TL üzerinden, takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, dava tarihinden (█████/2024) sonra yapılan 2.775.000,00-TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine, (ödemelere ilişkin bilirkişi raporunun 12. Sayfasının kararın eki sayılmasına) karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1 . Dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; 4.374.487,50 TL asıl alacak, 542.702,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.917.189,97‬ TL üzerinden, takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin 588.800‬ TL'lik talebinin reddine,
Dava tarihinden (█████/2024) sonra yapılan 2.775.000,00-TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine, (ödemelere ilişkin bilirkişi raporunun 12. Sayfasının kararın eki sayılmasına)
2-Kabul edilen takip tutarı olan 4.917.189,97‬ TL nın % 20’ si oranına isabet eden 983.437,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 335.893,25 TL karar harcından, peşin alınan 94.028,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 241.864,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 94.028,55 TL peşin harcın toplamı 94.456,15TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.087,00 TL yargılama giderinin tarafların kazanıp kaybetme oranları nazara alındığında toplam 9.008,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 654.891,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 94.208,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
9-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL yargılama giderinin tarafların kazanıp kaybetme oranları nazara alındığında 3.215,00 TL miktarın davalıdan, 385,00 TL miktarın da davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!