Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde ele alınan, şirket ortaklık payının muvazaa ile devrinin iptali ve hisse bedelinin güncel değeri üzerinden tahsili davası.
Özet: Davacı, 2004 yılında %50 hisse ile ortak olduğu, 2010da devrettiği ancak karşılığında ödeme almadığı davalı şirketteki hisse devirlerinin muvazaa nedeniyle iptaliyle tekrar %50 hissedar sayılmasını, mümkün olmaması halinde ise şirketin güncel mali değeri üzerinden hissesine düşen bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalılar, hisse devrinin noter senedi ve ortaklar kurulu kararıyla geçerli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, muvazaa iddiasının esastan reddi gerektiğini ve bazı davalılar için pasif husumet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete %50 hissesi ile █████/2004 tarihinde ortak oldukları ve 05.02.2010 tarihinde de hissesini ... 'a devrettiğini, ancak bu devir sonrası müvekkilin günümüze kadar ödeme alamadığını, davalı şirketi yöneten ...'ın müvekkilleri ve diğer kardeş hissedarların intikal ile kazandığı gayrimenkuller aracılığı elde ettiği gelirler ile kurduğu davalı şirkete ait hisseleri diğer davalı üçüncü kişilere muvazaalı olarak devrettiği yapılan hisse devri işlemleri geçersiz olduğu hisse devirlerinin muvazaa sebebiyle iptaline ve kuruluş ana sözleşmesindeki %50 oranında müvekkilin hissedar sayılmalarına, aksi takdirde fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile hisselerine düşen bedelin şirketin güncel mali değeri üzerinden hesaplanarak dava tarihinden itibaren faizi ile tazminine ve tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil dava yanın hissesini Büyükçekmece .... Noterliği'nin █████/2010 tarih, .... yevmiye numaralı devir senediyle satın aldığı ve diğer davalı şirkete ortak olduğu, bu şirketin hissesinin devrine ilişkin şirket ortakları arasında da █████/2010 tarihli ortaklar kurulu kararının da mevcut olduğu, buna ilişkin karar örneğini sundukları, müvekkil davacının hissesini Büyükçekmece .... Noterliği'nin █████/2010 tarih, ... yevmiye numaralı devir senediyle satın almış olduğundan resmi senede karşı davacının davasının öncelikle zaman aşımı yönünden reddine, davacının hisse devir sözleşmesine yönelik olarak yaptığı muvazaa iddiasının esastan reddine yargılama gider ve masrafların davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkil davalı şirkette hiç bir zaman ortak olmadığını ve davacının payını da almadığını, davacı yanın diğer hissedarlarla birlikte şirketin kurulumu ve sermaye edimi için bankalardan kredi çektiği karşılığında ipotek verdiği ve kendisine ödeme taahhüdünde bulunulduğuna ilişkin iddiaların hiç bir müvekkil ile alakalı olmadığını, müvekkilin davacı tarafa bu konuda herhangi bir taahhütte bulunmadığı gibi davacıdan da herhangi bir hisse satın almadığı, şirketin tüm işlerini müvekkilin yönettiği yönündeki iddiaların da doğru ve somut iddialar olmadığını, davacı şirketten hisselerini satmak suretiyle 2010 tarihinde ayrılmış ve bu tarihe kadar da herhangi bir iddiada bulunmadığı bu sebeple bu iddiaların tümünün zaman aşımına uğradığını beyan ettikleri, müvekkilin şirkette hissedar olmadığından davacının müvekkile husumet yöneltilemeyeceği de sabit olup öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, yine davacının iddiaları zaman aşımına uğradığından davanın zaman aşımı yönünden reddine, davacının hisse devir sözleşmesine yönelik olarak yaptığı muvazaa iddiasının esastan reddine, yargılama gider ve masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde; şirketin adına kayıtlı taşınmazın davacı ve kardeşleri tarafından ortak alındığı şirketin kurulumu ve sermaye edimi için bankalardan kredi ve ipotek alındığı ve bunun karşılığında davacı yana taahhütte bulunulduğu hususlarında şirketi bağlayan herhangi bir sözleşme mevcut olmadığı, davacının iddialarının soyut olduğu şirketten ayrıldığı tarih itibariyle bugüne kadar şirkete herhangi bir başvurusu bulunmadığından bu iddiaların zaman aşımına uğradığının sabit olduğu, davacının iddialarının zaman aşımına uğradığından davanın zamanaşımı yönünden reddine, davacının hisse devir sözleşmesine yönelik olarak yaptığı muvazaa iddiasının esastan reddine, yargılama gider ve masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle, hisseyi devreden ile devralanın birlikte zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle daha önce açılmış bulunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirmesine ve dava dosyasının ilgili Mahkemeye gönderilmesine, hisse devirlerinin muvazaa nedeniyle iptali ve tarafına şirketin %50 hissesinin iadesini; mümkün olmadığı takdirde, hissesine düşen bedelin şirketin güncel mali değeri üzerinden hesaplanarak tazminine, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir.
Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı müvekkilin ticaret sicil gazetesinin ... nosuna kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortaklarından ...'a hisseyi █████/2013 tarihinde Büyükçekmece ... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı sözleşmesi ile 1.000.000,00TL bedel karşılığında satın aldığını ve aynı gün █████/2013 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile şirket ortağı olduğunu, davacı tarafın muvazaa iddialarının doğru olmadığını, devir tarihi itibariyle davacı iddialarının zamanaşımından reddinin, ayrıca devir sözleşmesinde davalı müvekkilin muvazaa iddiasının tarafın olmadığından pasif husumet yönünden yokluğundan reddini gerektiğini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
: Beylikdüzü Vergi Dairesi yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Esenyurt Vergi Dairesi yazı cevabı, Büyükçekmece Vergi Dairesi yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, davalı ... Kauçuk San. Tic. Ltd Şti ye ait hisselerini davalı ...'a verdiği vekaletname ile diğer davalı ...' a devir etmesi sonucu hisse devrinin muvazaa nedeniyle iptaline, olmadığı takdirde şirketin güncel değeri üzerinden hisse devir bedeli taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Mahkememizden verilen █████/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememize █████/2025 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporu ve █████/2025 tarihli ek raporunda özetle,
Davalılardan .... Kauçuk San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin karar defterinde kayıtlı █████/2010 tarih/01 karar ile, Davacı ...'ın mevcut 15.000,00 TL kıymetinde sermaye hak ve hissesinin tamamı Büyükçekmece ... Noterliğinin █████/2010 tarih ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesiyle şirket dışından ...'a 15.000,00 TL bedelle devrederek davalılardan .... Kauçuk San. Ve Tic. Ltd. Şti'deki ortaklıktan ayrıldığının anlaşıldığı, davalılardan .... 'un dosyamıza sunduğu karar defteri incelenmekle alınan kararların noter tasdiklerinin yaptırıldığı alınan kararların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını görüldüğünü,
Davalılardan ....'un’ 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında kar etmediği/zarar ettiğinin görüldüğü, Davalı ... Kauçuk karar defterlerinde yapılan incelemede Davalı firmanın Davacı ...’ın sermaye karşılığı payını Davalılardan ...’a devrettiği 05.02.2010 tarihine kadar kar dağıtımı yapılmadığının anlaşıldığı,
Davalılardan ....'un 2010 yılı sonunda 200.626,09 TL net Kar ettiğinin görüldüğü, Davalı firmanın 2010 yılı ticari defterleri incelendiğinde 31.03.2010 tarihi 190 ve 360 hesapları incelendiğinde 2010 yılı ticari defterlerinde görülen karın 31.03.2010 tarihine kadar olan dönemde oluşmadığı, 2010 yılında oluşan karın 31.03.2010 tarihinden sonra firmanın faaliyetlerden kaynaklandığı değerlendirildiği, Davacı ...’ın Davalılardan ...'un sermaye karşılığı payını Davalılardan ...’a devrettiği 05.02.2010 tarihine kadar 30.000,00 TL ödenmiş öz sermayesi olduğu, 2010 yılı açılışında firmanın duran varlıkları olmadığı, davalı firmanın 2010 yılı mayıs ayından itibaren duran varlık alımı olduğu ve bu tarihten itibaren ... Banka kredilerinde artış oluştuğunun görüldüğü, Davacı ...’ın vekili aracılığı dosyamıza sunduğu beyanı ‘’Davacının kardeşleri ile birlikte ortak aldıkları taşınmazları, diğer hissedar kardeşleri ile davalı şirketin kuruluşu ve sermaye edinimi için ilgili bankalardan kredi çekmek ve ipotek etmek için kullandıklarını, ancak bunun karşılığında kendisine söz verilen hiç bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, davalı şirketin bulunduğu binanın müvekkili ve kardeşlerine ait taşınmazların üzerine banka ipoteği konularak çekilen kredilerle satın alındığını,’’ ile ilgili davacının dosyamıza herhangi bir belge, hangi gayri menkul ipoteği karşılığı hangi bankalardan Davalı ... adına kredi kullandırıldığı vb. davalı firmaya bu yolla menfaat sağlandığına dair detay bilgi dosyamıza sunulmadığı, konu ile ilgili dosya münderecatında herhangi bir belge görülemediği tüm bunlar değerlendirildiğinde davacının vekili aracılığı ile dosyamıza sunduğu beyanı ile ilgili değerlendirme yapılamadığı, Davalılardan .... 'un Karar defteri ve dosyamıza sunulu Ticaret Sicil Gazeteleri incelendiğinde, Davacı ...’ın vekili aracılığı dosyamıza sunduğu beyanı, ‘davalı ...'ın resmi olmayan yönetici olduğu’ ’ile ilgili, Davalılardan ...’ın Davalılardan.... 'da yönetici ya da ortaklık kaydı ile ilgili bir kayıt görülemediği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bu aşamada muvazaa ve kesin hükümsüzlük davalarının özelliklerine de değinmek gerekir.
6098 sayılı TBK'nın 19. Maddesinde; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz" şeklindeki hükmü ile genel muvazaa düzenlenmiştir.
Türk Hukuku’nda doktrin ve uygulama açısından geniş bir yere sahip olan bu kurum, çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Bir tanım yapmak gerekirse muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte yaptıkları hukuki işlemin hiç hüküm doğurmaması ya da görünüşteki işlemin arkasına gizleyip gerçek iradelerine uygun olarak gerçekleştirdikleri işlemin hükümlerini doğurması yönünde anlaşmalarıdır (OĞUZMAN M. Kemal / ÖZ Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu’na Göre Güncellenmiş 9. Bası, İstanbul 2011, s. 136; TEKİNAY S. Sulhi / AKMAN Sermet / BURCUOĞLU Haluk / ALTOP Atilla, Borçlar Hukuku, Cilt I, İstanbul 1985, s. 547-548). Uygulamada ise 1953 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, açıklanan beyanlarının gerçek maksatlarına uymadıklarını bildikleri halde, tarafların kastettikleri durumdan başka bir ilişkide kendilerini anlaşmış gibi göstermeleri hali olarak tanımlanmıştır (YİBK., 07.10.1953 tarih, 8/7 sayılı).
Muvazaa mutlak muvazaa ve nisbi muvazaa olarak ikiye ayrılmakta olup muvazaalı bir hukuki işlemden sözedilebilmesi, tarafların iradeleri ile beyanları arasında bilerek yaratılmış bir uygunsuzluk, muvazaa anlaşması ve üçüncü kişileri aldatma (muvazaa) kastı unsurlarını taşımasına bağlanmaktadır. Ayrıca muvazaaya dayalı davalar, işlemin tarafları veya menfaati bulunan üçüncü kişiler tarafından açılabilir.
Davacı taraf, asıl davada, dava dilekçesi ve mahkememizce HMK 31 gereğince verilen süre içerisinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinde, davalı ... Ltd Şti de bulunan hisselerini, davalı ...' a, diğer davalı ...' in muvazaalı işlemleri sebebiyle devrettiği iddiası ile, hisse devrinin iptali ve davacının hissedar sayılmasına, aksi takdir de ödenmeyen hisse devir bedelinin güncel değerinin belirlenerek faizi ile tahsilini, birleşen davada ise yine muvazaalı işlemler nedeniyle hisselerin sahibine karşı yöneltilen hisse devrinin iptali ile kendi adına tesciline dair talepte bulunmuştur.
Davacının asıl ve birleşen davada, davalılara yönelttiği muvazaa iddiasının tüm dosya kapsamı, toplanan ve ibraz edilen deliller çerçevesinde ispat edemediği, ispat yükü üzerinde bulunan davacının, muvazaa iddiasına yönelik delil ibraz edemediği, kendisine verilen süre içerisinde muvazaa iddiasına dair yapılan açıklamaların soyut beyan niteliğinde kaldığı ve somutlaştıramadığı görülmekle hisse devrinin iptali ile hisselerin kendi adına tesciline dair taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve terditli olarak açılan davada hisse devrinin iptali olmadığı takdirde ödenmeyen hisse bedelinin iadesine yönelik talebi bakımından ise, söz konusu hisselerin satışının ortaklar kurulu kararı ile yapıldığı ve bu karara yönelik bir iddia bulunmadığı gibi alınan kararın usule uygun olarak ticaret sicil gazetesinde de tescil ve ilan ediliği görülmüştür. Bu doğrultuda davacının, devrettiği hisselerin bedelinin alınmadığı iddiasının da yine ispata muhtaç olduğu anlaşılmış olup, ispatlanamayan asıl ve birleşen dava yönüyle davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davanın reddine,
2-Asıl dava yönünden alınması gerekli 615,40TL harçtan davacı tarafça yatırılan 80,70TL harcın mahsubuyla bakiye 534,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40TL harçtan birleşen davacı tarafça yatırılan 427,60TL harcın mahsubuyla 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl dava yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 5.000,00TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak asıl dosya davalılarına verilmesine,
5-Birleşen dava yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 5.000,00TL ücreti vekaletin birleşen dosya davasından alınarak birleşen davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!