Güneş enerjisi proje geliştirme sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih iddiası, cezai şart talebi ve icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki belgede, davacının müvekkil firma ile davalı arasında imzalanan ticari sözleşmenin davalı tarafından haksız yere feshedilmesi üzerine cezai şart alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası ele alınmaktadır; davacı, sözleşme sorumluluklarını yerine getirdiğini ve davalının haksız azilname ile sözleşmeyi bozduğunu iddia ederken, davalı ise davacının sözleşmeden kaynaklanan güneş enerjisi proje geliştirme yükümlülüklerini, özellikle de uygun arazi bulma şartlarını yerine getiremediğini ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; ""Müvekkil firma ile davalı arasında 24.10.2023 tarihli 5 W Üretim ...Geliştirme Sözleşmesi imzalanmıştır.Müvekkilimizin sözleşme kapsamındaki tüm sorumlulukları mahkemenize de sunulan sözleşme metninde gösterilmiştir. Davalının düşüncelerinden habersiz olan müvekkilimiz sözleşme gereği işlem ve araştırmalarına devam ederken müvekkilimize ... tarihli ... 7. Noterliği ... yevmiye no.lu azilnmaesi gönderilerek kendisine verilen ... 7. Noterliği ...tarihli ... yevmiye no.lu vekaletnamaesinden azledildiğini öğrenmiştir. Müvekkilimizin azilname ile birlikte sözleşme kapsamında iş yapması ve devam etmesi mümkün olmamıştır.Borçlar Kanunu gereği taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hak ve konulara ilişkin olarak diledikleri kişilerle diledikleri şekilde sözleşme yapma ve sözleşme şartlarını belirlemeleri serbesttir. Olayımızda da imzalanan sözleşme davalı tarafından haklı bir nedeni olmaksızın azlederek sözleşmeden haklı bir nedeni olmaksızın dönmüş ve bu şartlarla cezai şartı ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Gönderilen ihtarnamede bu husus belirtilerek cezai şartın ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafından bir ödeme yapılmaması nedeni ile ... 24. İcra Müdürlüğü ... E. Dosyasında icra takibi başlatılmıştır.Öncelikle davalıya ait menkul ve gayrimenkul mal varlıkları, banka hesapları ve her türlü mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına, davamızın kabulüne ve ... 24. İcra Müdürlüğü...E. Dosyasında itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,Yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davaya karşı cevaplarımız ve itirazlarımız Sayın Mahkemenin takdirlerine aşağıda saygı ile sunulmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 24.10.2023 tarihli 5 W Üretim GES Üretim Santrali Proje Geliştirme Sözleşmesi uyarınca davacı ...müvekkile Şanlıurfa ili sınırları içerisinde dönüm bedeli 100.000,00-TL olan ve Sözleşme konusu güneş enerjisi proje şartlarını sağlayan bir arazı bulunması ve satış işlemlerini gerçekleştirme ve sonrasında proje iş ve işlemlerini tamamlaması vesair yükümlülüklerin altına girmiştir.Taraflar arasındaki Sözleşme'ye istinaden müvekkil tarafından davacı firma adına tapu devir işlemlerin yapılabilmesi adına vekaletname verilmiştir. Ancak süreç içerisinde davacı tarafından müvekkile önerilen arazilerin hiçbiri Sözleşme şartlarını sağlamaması nedeniyle müvekkil tarafından reddedilmiştir.Neticeten davacı taraf Sözleşme'den kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edememiş dolayısıyla Sözleşme haklı nedenle müvekkil tarafından feshedilmiştir.Müvekkil davalının davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı yönündeki beyanlarımıza halel gelmemek ve hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü hukuken mümkün olmadığından, davacının işbu talebine külliyen itiraz edilmesi ve davacının diğer tüm haksız talepleri gibi mesnetsiz olan tazminat talebinin de reddine karar verilmesi iktiza etmektedir.Davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli tüm talep, beyan ve iddialara da tarafımızca külliyen itiraz edilmektedir.Müvekkil tarafından Sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı tarafın müvekkilden her ne nam adı altında olursa olsun herhangi bir alacak ve/veya ceza şart talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığından, işbu haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli davanın külliyen reddine; davacının haksız, mesnetsiz ve hukuken itibar edilmesi mümkün olmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine;davacı tarafından başlatılan icra takibinde ve ardından ikame edilen işbu davada, davacı tarafın kötüniyetli olduğu sabit olmakla, davacılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın her halükarda külliyen reddine;yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline,karar verilmesini.."savunmuştur.(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;Bu aşamada ihtiyati haciz talebinin daha sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin yokluğunda ön inceleme duruşması yapılmasına ilişkin mazeret dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davacı vekilinin mazeret dilekçesinde; mazeretli sayılarak yokluğunda yargılamaya devam edilmesini talep ettiği anlaşılarak mazeretinin kabulüne karar verilerek yokluğunda açık yargılamaya devam olunmuştur.Dosyanın sözleşme hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı ve gayrimenkul değerlendirme uzmanı ile bir elektrik-elektronik (enerji sistemleri) bilirkişiye tevdi ile taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise sözleşmeye uygun olarak tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinden veya ifada kusurlu olup olmadığı, davacı tarafından davalıya önerilen taşınmazların sözleşme şartlarına uygun proje kurulabilecek yer özelliklerine sahip olup olmadığı, davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanılması halinde miktarı ile cezai şartın davacının ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir.Davacı vekiline sözleşmenin aslını veya onaylı bir suretini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.Geçen celse 4 nolu ara karar gereği sözleşme aslının davacı vekili tarafından sunulduğu görülmüştür.Geçen celse 2 nolu ara karar gereği eksik avansın ikmal edildiği, dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişi ...’ın ek süre talebinde bulunduğu, bilirkişiye 30 gün ek süre verildiği, bilirkişi...’ın yeniden ek süre talebinde bulunduğu, ... bilirkişinin █████/2025 tarihinde görevden çekilme dilekçesi sunduğu, bilirkişilerin raporlarını hala sunmadıkları görülmüştür.Taraf vekillerine dava konusu taşınmaz ile teklif edilen taşınmazların ada parsel bilgilerini mahkememize bildirmek üzere bir aylık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.1 nolu ara karar ikmal edildiğinde teknik bilirkişi görevlendirilmesi hususunda ara karar kurulmasına karar verilmiştir.█████/2025 tarihli 2 nolu celse 2 nolu ara karar gereği dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.Dosyaya kazandırılan taşınmaz bilgileri incelendiğinde; taşınmazların tarla niteliğinde olduğu anlaşılmakla; dosyanın ayrıca bir ziraat mühendisi ... bilirkişiye tevdii ile teklif edilen taşınmazların niteliği incelenmek suretiyle taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise sözleşmeye uygun olarak tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinden veya ifada kusurlu olup olmadığı, davacı tarafından davalıya önerilen taşınmazların sözleşme şartlarına uygun proje kurulabilecek yer özelliklerine sahip olup olmadığı, davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanılması halinde miktarı ile cezai şartın davacının ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında diğer bilirkişiler ile ortak rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli rapordan özetle: "Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, yapılan teknik incelemede; Davacının sözleşme kapsamındaki teknik edimlerini yerine getirmeye devam ederken (WhatsApp Yazışmalarından anlaşılmaktadır.) herhangi bir gerekçe gösterilmeden “gördüğümüz lüzum üzerine“ açıklaması ile sözleşmenin tek taraflı Davalıca fesih edilmesi nedeniyle Davacı lehine haklı fesih koşulları oluştuğundan, Sözleşmenin 6.1 maddesindeki “sözleşmeden dönen taraf diğer tarafa cayma bedeli olarak 25.000,00$ ödeyecektir.” Hükmü kapsamında Davacı tarafın 25.000,00 dolarlık cezai şart koşuluna teknik olarak hak kazandığı değerlendirilmektedir. Hukuki nitelendirme ve nihai takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Tüm dosya kapsamında, Davalı tarafından herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden “gördüğümüz lüzum üzerine“ açıklaması ile sözleşmenin tek taraflı Davalıca fesih edilmesi neticesinde davacı tarafın sözleşme koşullarına göre cezai şart talep edebileceği.." rapor edilmiştir.Geçen celse 1 nolu ara karar gereği davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu, celse arasında taşınmazlara dair müzekkereler yazıldığı, müzekkerelere ikmalen cevap verildiği görülmüştür.Geçen celse 2 nolu ara karar gereği █████/2025 tarihinde dosyaya kazandırılan taşınmaz bilgileri incelendiğinde; taşınmazların tarla niteliğinde olduğu anlaşılmakla; dosyanın ayrıca bir ziraat mühendisi ...bilirkişiye tevdii ile teklif edilen taşınmazların niteliği incelenmek suretiyle taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise sözleşmeye uygun olarak tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinden veya ifada kusurlu olup olmadığı, davacı tarafından davalıya önerilen taşınmazların sözleşme şartlarına uygun proje kurulabilecek yer özelliklerine sahip olup olmadığı, davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanılması halinde miktarı ile cezai şartın davacının ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında diğer bilirkişiler ile ortak rapor düzenlenmesinin istenilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin raporlarını sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalı şirketin son 5 yıla ait kurumlar vergisi beyannamelerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.1 nolu ara karara ikmalen cevap verildiğinde, dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, raporun yeterince gerekçe içermediği ve denetlenebilir olmadığı bilinerek, davacı tarafça talep edilen cezai şartın davalı yanın ekonomik olarak mahvına sebebiyet verip vermeyeceği, ... çağrı mektubundaki süre gözetilerek davacının sözleşmeyi ifa etmesi gereken sürenin tespiti, davacı tarafından önerilen arazilerin sözleşmeye uygun olmaması ile sözleşmenin feshinin haklı neden teşkil edip edemeyeceği hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek rapordan özetle: "Davacı taraf, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmiş; davalıya çok sayıda arazi sunmuştur. Davalı taraf, sunulan arazileri kabul etmemiş; bu nedenle süreç akamete uğramıştır. Davalı taraf sözleşmeyi “gördüğümüz lüzum üzerine” gerekçesiyle feshetmiş, bu fesih haklı nedene dayanmamaktadır.. Dosya kapsamındaki WhatsApp yazışmalarında, çağrı mektubunun alınması sürecine dair taraflar arasında görüşmeler yapıldığı, başvuru ve teknik rapor hazırlıklarının devam ettiği, ancak çağrı mektubunun henüz verilmediği açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının çağrı mektubu süresini ihlal ettiği söylenemez; çünkü çağrı mektubu aşamasına hiç geçilememiştir. Bu nedenle kök raporda belirtildiği üzere haklı fesih davacı lehine oluşmuş, davacı sözleşmenin 6. maddesi uyarınca teknik olarak 25.000 USD cayma bedeline hak kazanmıştır. Davalının “ekonomik mahv” iddiası şirketin mali verileriyle çelişmektedir. Şirketin özkaynak yapısı güçlüdür; cezai şartın ekonomik yıkıma yol açacağı yönündeki iddia gerçek dışıdır.." rapor edilmiştir.Geçen celse 1 nolu ara karar gereği yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği görülmüştür.Geçen celse 2 nolu ara karar gereği dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin ek raporlarını sunduğu, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.Bilirkişi raporuna itirazların takdiren reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olunmuşturDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; taraflar arasında akdedilen vekalet sözleşmesinin gereği gibi ifa edilememesi nedeniyle doğan cezai şart nedeniyle başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 25.000,00-USD alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "...Cezai şart, bir borcun ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi halinde ödenmesi gerekli, parasal değer taşıyan ve hukuki işlemle kararlaştırılmış bir edimdir. (Tunçomağ, Kenan:Türk Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Cilt:I, İstanbul 1976, s.853 vd.). Cezai şart, asıl borcun fer'idir; ona bağlı, fakat ayrı bir edim niteliği taşır (Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1974 gün ve 1970/T-1053, K;████████ sayılı ilamı). 818 s. BK'nın 158.maddesinde üç ayrı cezai şart türü düzenlenmiştir. Bunlar; seçimlik, ifaya eklenen ve dönme (veya fesih) cezasıdır. Sözleşmeye aykırı davranılması halinde, diğer bir deyişle, sözleşme hiç yerine getirilmediğinde veya eksik yerine getirildiğinde ödenmek üzere kararlaştırılmış ise, bu seçimlik ceza niteliğindedir (818 s. BK. m.158/1; 6098 s. TBK. m. 179/1). Seçimlik cezanın istenebilmesi, asıl borcun muaccel olması koşuluna bağlıdır. Borçlu, asıl borcu ifa etmemiş veya eksik ifa etmişse, sözleşmeyi feshetmeyen alacaklı, aksi kararlaştırılmamışsa borçludan sözleşmeye dayanarak ya akdin ifasını veya seçimlik cezanın ödenmesini isteyebilir. Fakat sözleşmede akdin ifası ile cezai şartın ödenmesinin birlikte istenebileceği kararlaştırılabilir. 818 s. BK'nın 158/2.fıkrasında (6098 s. TBK. m. 179/2) düzenlenen ceza, ifaya eklenen cezai şarttır. Burada ceza, asıl borcun belirli zamanda veya yerde yerine getirilmemesi halinde kabul edilmiştir. Alacaklı, kusuru ile temerrüde düşen borçlunun mevcut durumdaki ifasını kabul etmekte ve ancak ifa zamanında ve yerinde yapılmadığından, sözleşmede kararlaştırılan cezayı talep etme hakkını kazanmaktadır. İfaya eklenen cezai şart, özellikle borcun geç ifa edilmesi halinde uygulanır ve uygulamada en çok rastlanan cezai şart türüdür. 818 s. BK'nın 158/1 ve 2.fıkralarında (6098 s. TBK. m. 179/1-2) düzenlenen cezanın istenebilmesi için asıl borca ilişkin sözleşmenin fesih olunmaması (veya sözleşmeden dönülmemesi) gerekir. Başka bir anlatımla, sözleşmenin yürürlükte olması gerekir. Zira, sözleşmeden dönen (veya sözleşmeyi fesheden) taraf, döndüğü veya feshettiği yani ortadan kaldırdığı sözleşmenin artık yürürlükten kalkmış olan hükümlerine dayanarak ceza isteyemez. 818 s. BK'nın 158/son fıkrasında (6098 s. TBK. m. 179/son) düzenlenen ceza ise, dönme (veya fesih) cezasıdır. Bu ceza türü ile borçluya kararlaştırılan cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme (veya sözleşmeyi fesih) hakkı tanınmaktadır...".Mahkememizce dosya taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise sözleşmeye uygun olarak tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinden veya ifada kusurlu olup olmadığı, davacı tarafından davalıya önerilen taşınmazların sözleşme şartlarına uygun proje kurulabilecek yer özelliklerine sahip olup olmadığı, davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanılması halinde miktarı ile cezai şartın davacının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında rapor hazırlamak üzere bir sözleşme hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı, bir ziraat mühendisi gayrimenkul değerlendirme uzmanı ile bir elektrik-elektronik (enerji sistemleri) bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, █████/2025 tarihli kök ve aynı yöndeki █████/2025 tarihli ek raporunda davacının sözleşme kapsamındaki teknik edimlerini yerine getirmeye devam ederken herhangi bir gerekçe gösterilmeden “gördüğümüz lüzum üzerine“ açıklaması ile sözleşmenin tek taraflı Davalıca fesih edilmesi nedeniyle Davacı lehine haklı fesih koşulları oluştuğundan, Sözleşmenin 6.1 maddesindeki “sözleşmeden dönen taraf diğer tarafa cayma bedeli olarak 25.000,00$ ödeyecektir.” Hükmü kapsamında Davacı tarafın 25.000,00 dolarlık cezai şart koşuluna teknik olarak hak kazandığını bildirmiştir.İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında █████/2023 tarihinde ... Üretim Santrali Proje Geliştirme Sözleşmesi imzalandığı, düzenlenen sözleşme gereği davacı tarafından gerekli işlemler yapılırken davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme gereği kararlaştırılan cezai şartın ödenmediği iddiası ile davacı tarafından davalı aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin talepte bulunulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunda taraflar arasında geçerli olan sözleşmeyi davalının tek taraflı feshetmesi nedeniyle cezai şarta davacının hak kazanmış olacağının bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2023 tarihinde akdedildiği; aynı tarihte davalı tarafından davacıya vekalet verildiği, sözleşmenin kapsamının ... tarafından kapasite açılan trafo merkezlerine yakın Şanlıurfa ilindeki ... kurulabilecek arazilerin kiralanması yada satın alınmasına ve bu arazilerde kurulabilecek ... projelerini hazırlayarak onaylanmasının sağlanmasına yönelik danışmanlık hizmeti verilmesine ilişkin olduğu; 5 MW GES tesis kurulabilmesi için yaklaşık 75 dönüm büyüklüğünde bir araziye ihtiyaç olduğu, ayrıca ... trafo merkezine yakınlık, ... tarafından kapasite açılmış olması, arazin topografik olarak mümkünse düz olması ve uygun fiyatlı olması (Max 100.000,00 TL/Dönüm v.s.) gibi koşulların sağlanması gerektiği anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan WhatApp uygulaması üzerindeki mesajlaşmalara göre, davacı taraf çeşitli araziler sunmuş olup, bir kısmının fiyatının yüksek olduğunun belirtilmesi, bir kısmının ise arazi satış bedelinin rayiç bedel üzerinden, geri kalan kısmının ise elden ödenmek istenmemesinden kaynaklı iptal edildiği, bir kısım arazilerin engebeli olması, bazısının ise çok büyük olması gibi çeşitli nedenlerle teknik şartları sağlamamasından dolayı iptal edildiği; davacı tarafın araştırmalara devam ederken davalı tarafından öncelikle azilname gönderildiği; akabinde ... 35. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi keşide edilerek 3 iş günü içerisinde davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin bildirildiği görülmüştür.Her ne kadar █████/2023 tarihli davalı tarafça keşide edilen ihtarnamede Sözleşme'de belirlenen bedel ve şartları haiz taşınmazın tespiti ve 3 iş günü içerisinde tespit edilen taşınmazın satış işlemleri için gerekli iş ve işlemlerin başlatılmasına dair süre verilmiş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmede herhangi bir süre belirlenmediği; dosya kapsamındaki WhatsApp yazışmalarında, çağrı mektubunun alınması sürecine dair taraflar arasında görüşmeler yapıldığı, başvuru ve teknik rapor hazırlıklarının devam ettiği, ancak çağrı mektubunun henüz verilmediği; çağrı mektubu aşamasına geçilemediğinden davacının çağrı mektubu süresini ihlal ettiğinin söylenemeyeceği; her ne kadar davacı tarafından davalıya sunulan taşınmazların gerekli koşulları taşımadığı anlaşılıyor ise de; davacının arazi tespitine ilişkin üst sürenin sözleşmede belirlenmediği, davacının araştırmalarına devam ederken davalının █████/2023 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği, davalının haklı neden olmadan sözleşmeyi feshettiği kanısına varılmış; tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, bu bağlamda davacının cezai şart talebinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu kanaatine varılmıştır.Cezai şartın miktarı yönünden; taraflar arasında akdedilmiş █████/2023 tarihli sözleşmenin 6. Maddesinde "...haklı bir nedeni olmaksızın sözleşmeden döndüğünü beyan ederse dönen taraf diğer tarafa cayma bedeli olarak 25.000,00 USD ödeyecektir. Ancak firmanın çağrı mektubunun onaylanmasından sonraki süreçte projeden herhangi bir nedenle döndüğünün beyan etmesi sonlandırması halinde danışman firmaya iş finalinde ödenecek olan toplam tutar 110.000,00 USD + KDV'dir." yönünde belirleme yapıldığı; somut olayda yukarıda açıklandığı üzere davalının haklı bir neden bulunmadan sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle davacının sözleşme ile belirlenen 25.000,00 USD ceza koşuluna hak kazandığı; bilirkişi ek raporunda davalı şirketin özkaynak yapısının güçlü olduğunun tespit edildiği, cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı görülmüş; İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamından hareketle özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirir bir yön bulunmadığından 25.000,00 USD olarak hesaplanan cezai şarttan indirim yapılmasına da gerek görülmemiş; davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafın icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Cezai şartın ise talep edilip edilemeyeceği, geçerli olup olmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir niteliktedir. Yerleşmiş yargı uygulamasında da cezai şart alacağının likit olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle cezai şart isteminde kabul ve reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından, tarafların icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir." yönündeki içtihat doğrultusunda cezai şart alacağının likit olmaması sebebiyle koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; ... 24. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin aynı şartlarla DEVAMINA,2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,3-Karar tarihi itibariyle dava tarihindeki USD efektif satış kuru olan 32,9502 TL üzerinden, kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (25.000,00 USD x 32,9502) 823.755,00 TL üzerinden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 56.270,70TL harçtan peşin alınan 10.377,17TL'nin mahsup edilerek bakiye 45.893,53TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 10.377,17TL Peşin/nisbi Harcı, 24.320,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.124,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince dava tarihindeki USD efektif satış kuru olan 32,9502 TL üzerinden, kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (25.000,00 USD x 32,9502) 823.755,00 TL üzerinden hesaplanan 127.325,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2025Katip¸E-imzalıdırHakim¸E-imzalıdır