İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satım kaynaklı konaklama hizmeti faturalarından doğan borcun tahsili için açılan itirazın iptali davası süreci.
Özet: Davacı, davalıya sunduğu konaklama hizmetleri karşılığında düzenlenen ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı 25 adet faturanın bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalı ise taraflar arasında cari hesap mutabakatı olmadığını, hizmetin tam olarak sunulduğunun ispatlanamadığını, aksine kendisinin de davacıdan komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu ve bunların takas-mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatı ödenmesini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı ile yapılan anlaşma gereği sunulan konaklama hizmeti karşılığında düzenlenen faturaların ödenmediğini, 12.02.2024 ile 03.02.2025 tarihleri arasında ödenmesi gereken toplam 162.410,12 TL borcun ifa edilmediğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ise 20.03.2025 tarihinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, dosyadaki faturalardan davalının borcunun sabit olduğunu bilmesine rağmen itiraz ederek süreci uzatmaya çalıştığını, bu nedenle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; avalının, davacı tarafından açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirketin www. ... .com alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, davacıya ait ...Hotel Istanbul... isimli otelin odalarının satışının bu site üzerinden yapılması için taraflar arasında online sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını ve muaccel bir borcun da olmadığını, faturaların tebliğ edilmiş olmasının hizmetin eksiksiz verildiğini kanıtlamayacağını, Yargıtay içtihatları gereği faturanın itirazsız kalmasının sadece fiyat ve miktar yönünden kabul anlamı taşıdığını, hizmetin verilmiş olduğunun ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının bu yönde delil sunmadığını, ayrıca davalı şirketin davacıdan olan komisyon ve fatura alacaklarının bulunduğunu ve bunların takas-mahsup konusu yapılabileceğini, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, yapılacak inceleme ile davacının iddia ettiği hizmeti almadığının ve böyle bir borcun mevcut olmadığının ortaya çıkacağını, bu sebeple davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Sözleşme, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklı İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa konaklama hizmetinden kaynaklı olarak faturaların düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap mutabakatının sağlanmadığını ve muaccel bir borç bulunmadığını, hizmetin verildiği konusunda ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacıdan komisyon ve fatura alacaklarının bulunduğunu, bu nedenle takas-mahsup definde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 108.581,37 TL asıl alacak ve 53.800,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.381,37-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından █████/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120 Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etme olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen; 25 adet toplam 108.581,37 TL tutarındaki faturaların ve bu faturalar karşılığı yapılan ödemelerin davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği, ancak takibe konu 24.06.2024 tarihli ... nolu 11.774,10 TL bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yapılan işlemler neticesinde düzenlenen ve defterlerde kayıtlı olan faturalardan kaynaklı takip tarihi olan 14.03.2025 itibariyle davacının davalıdan toplam 79.479,14 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, ancak 03.05.2024 tarihli ... nolu 17.746,36 TL bedelli faturanın muhasebesel hata olarak cari hesaba 4.049,49 TL olarak işlendiği anlaşılmakla aradaki fark olan (17.746.336 TL - 4.049,49 TL—) 13.696,87 TL'nin cari hesap alacağına ilave edilmesiyle davacının davalıdan 93.173,01 TL bakiye alacaklı olduğu hesap ve tespit edildiği, davalının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 320. Satıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve 320 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının takip tarihi (14.03.2025) itibariyle davacı yana 92.147,60 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi (14.03.2025) itibarıyla davacının davalıdan 93.173,01 TL alacaklı olmasına karşılık davalı kendi ticari defterlerinde davacı yana 92.147,6 TL bakiye borçlu olduğu görülmekte olup, tarafların muhasebesel işlem sayısı ile hacmi göz önüne alındığında arada ki farkın kayda değer dikkate alınabilecek bir fark olmadığı kabulle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği kanaatine varıldığı, tarafların incelenen 2024, 2025 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların (24.06.2024 tarihli ... nolu 11.774,10 TL bedelli fatura hariç olmak üzere) tamamının davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında konaklama hizmet bedelleri karşılığında düzenlendiği, tarafların 2024 ve 2025 BA/BS bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, bu bağlamda, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, neticeten rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı, takip tarihi olan 14.03.2025 itibariyle davacının, davalıdan 93.173,10 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğu, bu alacağa ilişkin olarak hesaplanan 1.495,24 TL işlemiş faiz ile birlikte davacının toplam 94.668,34 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından faturaların düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ve davacı ve davalı tarafından faturaların maliyeye bildiriminin yapıldığı, bu durumda davalının bu faturaların içeriği malı ve hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafından takas-mahsup definde bulunulmuşsa da ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçlu durumda olduğu anlaşıldığından takas-mahsup definin reddine karar verilmiş, davacı tarafından bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarına itirazda bulunulmuşsa da incelenen ticari defter ve kayıtlarında 93.173,01 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla itirazlarının reddine karar verilmiş, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 93.173,01 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur.
TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi bulunmadığından TTK 1530. maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Bu halde davalı takip öncesinde temerrüte düşmediğinden işlemiş faiz talep edilemez.Faturada belirtilen vade de ancak alacağın muacceliyetini sağladığından davacı tarafından talep edilen takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı)
Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (18.634,60 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 93.173,01 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 93.173,01 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, faize ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(18.634,60-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 6.364,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.961,15-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.403,50-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 2.639,48 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 1.960,52 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 1.961,15-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.576,55-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 180,00-TL posta giderinden ibaret toplam 5.180,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.972,24-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imza*
Hakim ...
e-imza*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!