Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarında verilen beraat kararını olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasının düşürülmesine hükmetti.
Özet: Bilişim sistemlerini kullanarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde, suç tarihlerinden itibaren lehe olan kanun hükümleri uyarınca her iki suç için de olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin beraat kararı vermesi yerine kamu davalarının düşmesine karar vermesi gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin hükümleri bozulmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta doğrudan sanıklar hakkındaki kamu davalarının dolan olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5237 sayılı TCK’nin 7 ve 5252 sayılı TCK’nin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nin 342/1 (5237 sayılı Kanun 204/1) maddelerinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; yine sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK'nin 503. (5237 sayılı TCK'nin 158/1-f) maddelerinde düzenlenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek sanıkların beraatlerine hükmedilmesi yasaya aykırı olup; katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.