Marka tescil başvurusuna itirazda, tanınmış markalarla görsel/işitsel iltibas, esas unsur benzerliği ve ayırt edicilik tartışmalarının Yargıtayca değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının "..." esaslı markalarıyla, davalının "..." ibareli marka başvurusunun iltibas tehlikesi yaratması ve kötüniyetle tescil edilmek istenmesi iddiasıyla açtığı iptal davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin iltibas oluşturacak düzeyde olmadığı, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve kötüniyetin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davayı reddetmişken, istinaf mahkemesi incelemesinde dava konusu başvurunun ana unsurunun "..." ibaresi olduğunu belirterek, her iki markanın da bu ortak unsur üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek, davalı firma tarafından tescili istenen 2018/... sayılı ve "...." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa davalı şirket markasının müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile iltibas tehlikesi yarattığını, müvekilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlanabileceğini, taraf markaları arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğunu, davalı markasında yer alan "...." ibaresinin yaygın olarak bilinen “...” anlamına geldiğini, "sağlıklı yiyecek" anlamındaki "...." ibaresin de gıda ürünleri bakımından tanımlayıcı niteliğinin bulunduğunu, bu bakımdan dava konusu markanın esas unsurunun "..." olduğunu, müvekkili markalarıyla aynı / benzer sınıflarda tescilli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek 2019-M-10866 sayılı YİDK kararının 35. sınıf içinde yer alan 29, 30... . sınıf ile ilgili hizmetler yönünden iptaline, tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları görsel, işitsel ve kavramsal olarak değerlendirildiğinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "...." kelimesinin günlük yaşamda yaygınlaştığı, sıklıkla kullanıldığı ve bu sebeple gıda ürünleri bakımından ayırt edici niteliği zayıf bir işaret olduğu, davalının marka işaretinde, “...” kelimesinin başına “...” sözcüğünün getirildiği, soldan sağa okuma prensibi gereğince görsel ve işitsel olarak öncelikle “...” kelimesinin algılandığı, davacının seri marka oluşturma prensibinin ise "..." sözcüğünün devamına getirilen ibareler şeklinde olduğu, bununla birlikte davalının "..." ve "..." sözcüklerini bitişik olmakla birlikte aynı tip fakat farklı renkler ile vurguladığı, davalının markasındaki figüratif unsurun markaya ayırt edici vasıf kazandırdığı, markalar arasında ortak "..." sözcüğü sebebiyle kısmen işitsel bir benzerlik bulunmaktaysa da davalı markası tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde kullanılan renkler ve görsel ögelerin oluşturduğu mizanpajın bir logo etkisi yarattığı ve davacı markalarından görsel ve kavramsal olarak uzaklaştığı, benzerliğin iltibas tehlikesi oluşturacak boyutta olmadığı, somut olayda karşılaştırılan mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olmadıkları, benzer oldukları, ayniyetten ve aynı tür olmaktan daha düşük bir eşya benzerliği durumunda iltibas tehlikesinin oluşması için karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik derecesinin artması gerekse de, somut olayda yukarıda izah edilen farklılıklardan dolayı karşılaştırılan markalar arasındaki benzerliğin iltibas tehlikesi oluşturacak boyutta olmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacının her ne kadar "..." ibaresini "bisküviler ve benzeri ürünler" üzerinde yaygın surette kullanarak bu emtialar üzerinde ibaresine kattığı markasal ayırt ediciliği güçlendirmişse de, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığından, SMK'nın 6/4. ve 6/5. maddesi hükümleri koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut delil ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruda yer alan "..." ve "..." ibareleri, dava konusu hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan dava konusu başvurunun asıl unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, başvuruda "..." ibaresi her ne kadar "..." kelimesi ile bitişik ise de farklı bir renkle yazılmak suretiyle "..." ibaresinden ayrıldığı, davacının itirazına mesnet markalarının da "..." asıl unsurlu olduğu, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, mahkemenin aksi yöndeki kabulünin ise yerinde görülmediği, bu itibarla taraf markaları arasında, davacı tarafça davaya konu edilen 29, 30... . sınıf malların perakendecilik hizmetleri bakımından SMK'nın 6/1. maddesi hükmü anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı Kurumdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!