Müteveffa tarafından kullanılan tüketici kredisi ile ilişkili hayat sigortası poliçesinden doğan beyan yükümlülüğüne aykırılık ve sigorta bedeli ödememe anlaşmazlığına ilişkin hukuk davası.
Özet: Mirasçılar, murisin vefat etmesi üzerine davalı sigorta şirketinden, tüketici kredisi ile yapılan 50.000 TL vefat teminatlı hayat sigortası poliçesi bedelinin ödenmesini talep etmiş, sigorta şirketi ise murisin beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği (hastalıklarını gizlediği) gerekçesiyle caydığını bildirmiştir. Mirasçılar sigortanın haksız caydığını, kredi borcunun sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini ve ödedikleri taksitlerin iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, ancak temyiz üzerine Yargıtay, davanın esasına girilmeksizin görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle kararı bozmuş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak görevsizlik kararı vermiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müteveffa ...'ın 07.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, müteveffanın davalılardan ... Bankası A.Ş den 09.10.2013 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, sözleşme gereği bir yıl süreli, 50.000,00 TL vefat teminatlı poliçenin diğer davalı ... Emiklilik A.Ş tarafından düzenlendiğini, murisin ölümü üzerine davalı sigorta şirketine başvurularak düzenlenen poliçe gereği 50.000,00 TL vefat teminatının ödenmesinin talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlali gerekçesi ile sigortadan caydığını ve sigorta bedelini ödemeyeceğini bildirdiğini, murisin hastalıklarını gizlediğini beyan ettiklerini, ölüm sebebinin deri üstündeki bir yarada mikrop kapması sonucu oluşan enfeksiyondan kaynaklandığını, murisin sigorta şirketi ile poliçeyi düzenlerken ölümcül bir rahatsızlığının olmadığı gibi yalan ve eksik bildirimde de bulunmadığını, cayma hakkının yasal koşullarının oluşmadığını beyanla, davalı ... Emeklilik A.Ş tarafından haksız olarak sözleşmeden cayıldığının tespiti ile davalı bankaya bakiye kalan kredi borcunu ödemekle yükümlü olduğunun tespitine, 20.11.2013-20.2.2014 tarihleri arasında ödenen toplam 4.984,28 TL. tutarındaki taksitlerin davalı sigorta şirketinden talep tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesine, ... Bankası A.Ş ile müteveffa arasında yapılan 09.10.2013 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde ; davanın Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiğini, davacıların aktif husumetlerinin olmadığını, beyan yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı sözleşmeden cayılmış olması nedeniyle sigorta değerinin ödenmesinin mümkün bulunmadığını, Hayat Sigortası Genel Şartlannın C.2.2 maddesi gereğince, gerek sigortalı, gerekse sigorta ettirenin sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarda yapmasını gerektirecek halleri bildirme zorunda olduğunu, bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacının sözleşmeden cayabileceğini, bu yükümlülüğün kasten ihlali halinde ise riziko gerçekleşmiş olsa bile sigortacının sözleşmeden cayabileceğini ve prime hak kazanacağını, sigortalının SGK takip listesine göre 04.05.2009 tarihinden itibaren kardiyoloji servisinde, 06.10.2009 tarihinden itibaren de nefroloji servisinde tedavi gördüğünü, poliçenin ise 09.10.2013 tarihinde düzenlendiğini, buna rağmen sigortalının sağlık problemi olmadığını ifade etmesinin beyan yükümlülüğünün kasten ihlali olduğunu, müvekkili şirketin sigorta bedelinden sorumlu tutulması halinde bile davacıya sorumluluğun en fazla borcu aşan kısım için olabileceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 09.09.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile müteveffa ...'ın 09.10.2013 tarihli 3849752 poliçe no ile yapılan hayat sigortasının davalı ... ve Emeklilik AŞ tarafından haksız olarak sözleşmeden caydığının ve davalı ...Ş'ye kalan kredi borcunu ödemekle yükümlü olduğunun tespitine, davalı ...Ş ile müteveffa ... arasında yapılan 09.10.2013 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinden dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, davacılar tarafından davalı ...Ş'ye 20.11.2013-20.02.2014 tarihleri arasında ödenen toplam 4.984,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 07.07.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "mahkemece işin esasına girmeksizin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle esasa girilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararGörevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar murisinin vefatı ile sigorta poliçesinin tanziminden önce mevcut bulunan rahatsızlıkları arasında illiyet bağının mevcut olduğu, murisin hastalıklarının sigorta sözleşmesinin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte önemli hastalıklar olduğu, davalı sigorta şirketinin beyan yükümlülüğüne aykırı davranan ve sözleşmenin imzalanması sırasında mevcut hastalıklarını gizleyen davacılar murisi ile imzaladığı sigorta poliçesinden cayma hakkı bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile son kararda hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğunu, murise bilgilendirme yapılmadığını, tüketiciden sağlık kurulu raporu talep edilebilecekken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, zayıf durumdaki tüketicinin kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık hayat sigortasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.