Kamu görevlisi olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen hapis ve adli para cezasına ilişkin temyiz başvurularının reddedilerek hükmün onanması kararı.
Özet: Sanığın, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle işlediği dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı, bölge adliye mahkemesince yapılan düzeltmelerle onanmış; temyiz başvuruları üzerine yapılan incelemede, sanık müdafiinin eksik araştırma ve aldatma kastı olmadığı yönündeki savunmaları ile katılanın cezanın caydırıcı olmadığına dair talepleri değerlendirilmiş, ancak yargılama sürecinde usul ve yasaya uygunluk, toplanan delillerin yeterliliği ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmeyerek temyiz başvuruları esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
:Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Alanya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "Kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (L) bendi ve son bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 1.850.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın, C. Savcısının, sanığın ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafii temyizinde özetle; sanığın atılı suçu işlemediğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, sanığın ... ve Arkadaşlarına güvenmesi nedeni ile katılanın evinden paketi aldığını, katılan kapıyı açıp sanığı mutfağa yönlendirdiği için sanığın şüphelenmediğini, ...'ın sanığı kandırarak sanık üzerinden katılanı dolandırdığını, banka hesabına paralar gönderen şahısların açık kimliklerinin belirlenerek dinlenmesi gerektiğini, çünkü sanığın katılanı arayıp kandıran kişi olmadığını, nitekim, katılanın da telefondaki sesin sanığa benzemediğini belirttiğini, sanığın olsa olsa yardım eden kabul edilebileceğini, sanığın aldatma kastı olmadığını, yapılanlara bilmeden yardım ettiğini, beraati gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.Katılan temyizinde özetle; sanığın evvelce 2-3 kere tutuklanıp delil yetersizliğinden serbest kaldığını, şahsın daha önceki benzer suçlarının da dikkate alınmasını, bu suçu meslek yaptığını, cezasının caydırıcı olmadığını, cezasının 5-6 kat daha fazla olması gerektiğini, kendisinin deprem mağduru olup, zarara uğradığı paranın yarısının borç olduğunu, borcunu ödeyebilecek ve çalışacak durumda olmadığını, psikolojik sıkıntılarda olduğunu, mağduriyetinin giderilmediğini savunmuştur.III. GEREKÇEAlanya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde temel adli para cezasının "111.000 gün" yerine, yazım hatası sonucu "11.100 gün" şeklinde yazıldığı ve bu hatanın mahallinde düzeltilebileceği, hüküm fıkrasının müteakip fıkralarında yapılan hesaplamalardan anlaşılmıştır.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve ███████-463 Esas, ███████ Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.