Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan kur farkı alacağı nedeniyle açılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararıdır.
Özet: Bu ticari itirazın iptali davası, davacının yabancı para birimi üzerinden kurulan ticari ilişkiden doğan ve davalının Türk Lirası ödemesi nedeniyle oluşan kur farkı alacağı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, bakiye alacağın kur farkından kaynaklandığını ileri sürerken, davalı faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlendiğini, kur farkı anlaşması olmadığını ve Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatı uyarınca ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapıldığını savunmaktadır; mahkeme, kur farkı alacağının ancak taraflar arasında dövize endeksli bir ticari ilişki veya anlaşma bulunması halinde talep edilebileceğini değerlendirmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, takibe dayanak belge olan cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla ... İcra müdürlüğü'nde icra takibi başlattığını, işbu icra dosyasının yetkisizlikle ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek 2023/... esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davalının takibe kısmı olarak itiraz ettiğini, takibe konu alacağın 24.010,07 TL'sini ödediğini, kalan kısım için takibin durduğunu, taraflar arasında kurulan akdi ilişkinin yabancı para alacağı üzerinden kurulduğunu, davalı tarafın ise ödemelerini TL üzerinden yaparak davacının kur farkından dolayı oluşan alacağını inkar ettiğini beyanla davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği alacağın dayanağı olan faturaların TL üzerinden düzenlendiğini, dolayısıyla davalının ödemelerinin TL üzerinden yaptığını, bu nedenle dolar üzerinden belirlenen borcu kabul etmediklerini, cari hesap ekstresine göre borçlu oldukları 24.070,07 TL'yi ödediklerini, kalan kısmı kabul etmediklerini, faturaların genel açıklamalar kısmında faturaya konu borcun TL karşılığının da belirtilmiş olduğu Türk Parasının Kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ hükümlerinde sözleşme yükümlülüklerin Türk parası üzerinden yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu beyanla davanın reddine, icra inkar tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI
:
Dosya ... 3. Asliye hukuk mahkemesi 2024/ E. 2024/ K. Sayılı dosyasından görevsizlikle mahkememize gönderilmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
:
... İcra Müdürlüğü 2023/ E. sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, ... Vergi Dairesine, ... Vergi Dairesine, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları birliğine ve ... müzekkere yazıldığı, davacı ve davalı defterleri üzerinde bilirkişi, incelemesi yaptırıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, cari hesapta kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı cari hesaba dayanarak alacaklı olduğu iddiasıyla 3.918,16 USD için ... İcra müdürlüğü'nde icra takibi başlattığını, işbu icra dosyasının yetkisizlikle ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek 2023/ esas sayılı dosyasında devam ettiği, davalının ise dolar üzerinden başlatılan icra takibini kabul etmeyerek TL üzerinden 24.070,07 TL borcu ödediği kalan kısmı kabul etmediğini belirterek süresinde borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davalı tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde ise, davacı ile aralarında kur farkı sözleşmesi bulunmadığını, faturaların genel açıklamalar kısmında faturaya konu borcun TL karşılığının da belirtilmiş olduğu, Türk Parasının Kıymetinin korunmasına ilişkin tebliğ hükümlerinde sözleşme yükümlülüklerin Türk parası üzerinden yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu ve yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği savunarak davanın reddini istemiştir. İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (... 2017/ Esas - 2018/ Karar sayılı ilamı).Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.Kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (... 11. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve 2020/ Esas, 2022/ Karar sayılı kararı ile 28.02.2023 tarih ve 2023/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamları da bu yöndedir). Somut olayda, gerek dava dilekçesindeki anlatım gerekse tarafların ticari defterlerindeki kayıtlardan davacının takibe konu ettiği talebin cari hesap ilişkisinden kaynaklı kur farkına ilişkin olduğu sabit olup davacı USD'ye çevrilen kur farkı alacağını talep etmiştir. Oysa alacağı, TL alacağı olup döviz cinsinden takip konusu yapılması mümkün değildir. Bu nedenlerle, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kur farkı alacağı döviz olarak istenemeyip Türk lirası olarak talep edilebilecek bir alacak olduğundan, takibin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Zira İİK'nın 67. mddesi uyarınca itirazın iptali davalarında, usulüne uygun geçerli bir icra takibinin bulunması ve itiraz edilmiş bir icra takibinin bulunması dava ön şartı niteliğinde olup bu husus resen nazara alınması gereken bir husustur. Bu durumda davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığı hususu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan 04 Kasım 2024 tarihli, 33067 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2025-2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrası "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü, "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. Maddesi ise " (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " hükmünü amirdir.Tarifenin yukarıda belirtilen hükümler bir arada değerlendirildiğinde, tarifenin 7/2. maddesinde belirtilen hususlar ile ilgili verilecek kararlara yönelik olarak taktir olunacak vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanacağı açıktır. Ancak söz konusu maddede nispi olarak hesaplanacağı düzenlenen vekalet ücretinin üst sınırının davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenen maktu tutarın aşamayacağı belirtilmiş, fakat bu tutarın altında olamayacağı yönünde ise bir düzenleme yapılmamıştır. Tarifenin 13. maddesi nispi vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiş olup, nispi olarak hesaplanan vekalet ücretinin kabul edilen veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, mahkemelerce hesaplanacak olan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti tutarından az olamayacağı düzenlenmekle birlikte, bu kuralın istisnaları da aynı maddede belirtilmiştir. İstisnalarından biri de tarifenin 7. maddesinin 2. Fıkrasıdır. Buna göre, davanın değeri 102.381,65-TL olarak belirtilerek bu miktar üzerinden harçlandırılarak açıldığı, bu haliyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 ve 13. maddeleri uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti yönünden dava değeri 102.381,65-TL 'nin %16'sı olan 16.381,06-TL vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın 1.290,04 -TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 674,64 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 16.381,06-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00 -TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!