Danıştay Üçüncü Daire, sahte fatura komisyon gelirinden kaynaklanan resen salınan geçici vergi ve tekerrürlü vergi ziyaı cezasının mahsup ve tekerrür sınırlaması hususundaki temyiz başvurusunu reddederek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Sahte fatura düzenleyerek kayıt dışı gelir elde etme iddiasıyla bir mükellefe resen salınan geçici vergi ve artırımlı vergi ziyaı cezasına ilişkin davada, Bölge İdare Mahkemesinin mükerrer vergilendirme, geçici vergi aslı ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılan cezanın yasal üst sınırını aşamayacağı yönündeki kısmi kabul ve kısmi red kararına karşı vergi dairesinin temyiz istemini değerlendiren Danıştay, ilgili kararın usul ve hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz istemini reddetmiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, davacı adına daha önce beyan üzerine tahakkuk ettirilen verginin terkin edildiği yönünde dosyada herhangi bir iddia, bilgi ve belge olmadığı dikkate alındığında tarhiyatın, beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye ilişkin kısmının ise mükerrer olduğu, 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle tarhiyatın; önceden beyan ve tahakkuk ettirilen vergilerin mahsubu sonrası kalan geçici vergileri üzerinden tekerrür hükümleri uyarınca artırımlı olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ve vergi ziyaı cezasının fazlaya ilişkin kısmı ise kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Mükellefler adına tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilerek tahakkuk eden vergilerin; terkin edilmesi, ödenmiş olması halinde ise tarh edilerek ödenmesi gereken vergiden mahsup edilmesi gerektiğinin tabii olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının önceden beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu vergi ziyaı cezasının 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak artırılabileceği ancak 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı kurala bağlandığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının tekerrür uygulamasına esas alınan 136,13-TL'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği, bu tutarı aşan kısmının ise hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle tarhiyatın; geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının önceden beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ise azaltılmıştır.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.