Taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarına ilişkin itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla ödemelerin yapıldığı tespit edilerek davanın reddi.
Özet: Taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan 109.250,00 TL tutarındaki fatura alacağı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi ve ticari defter kayıtları sonucunda davalının davacıya borcu olmadığı ve iddia edilen ödenmemiş fatura alacağının bulunmadığı tespitine vararak, itirazın iptali davasını reddetmiş; davacının icra takibinde kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Antalya 5. İcra Müdürlüğü' nün ██████████ Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının 07.09.2009 tarihinde itiraz etmesine rağmen bu zamana kadar kendilerine tebliğ edilmediğini, davalı ile ilgili ve davayla ilintili Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dosyası taraflarınca takip edildiğinden işbu takibe itiraz edilip edilmediği hususunun takip edilmediğini, itirazın iptali davalarının ve alacağın konusunun davalıya gönderilen .... Noterliği'nin 28.04.2009 tarih ve 4821 yevmiye sayılı ihtarnamesinde belirtilen fatura alacakları olduğunu, icra takibinin konusunun da bu fatura alacakları olduğunu, kesilen faturaların toplamının 249.250,00 TL olduğunu ve bunun 109.250,00 TL’sinin bugüne kadar ödenmediğini, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde, ihtarnamede, icra takibinde iddia edilin fatura veya faturaların ortaya çıkarılmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 01.09.2006 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, aradaki ticari ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, taşeron davacı şirket kendisine düşen edimlerini yerine getirmediğini, davacı sözleşme şartlarının yerine getirilmesinde beceri eksikliği veya acizlik gösterdiğini, sözleşmeyi karşılıklı görüşme ile tüm personeli müvekkili şirket personeli haline getirilerek SSK girişleri yapılarak taşeronluk ilişkisi 01.07.2017 tarihi itibariyle sona erdiğini, taşeronluk ilişkisi 01.09.2006 ile 01.07.2007 tarihleri arasındaki süre olan 10 ay içinde olduğunu, davacının sözleşme gereği aylık 20.000,00 TL alacağının doğduğunu, toplam 200.000,00 TL alacağı olduğunu ve bu miktarın fazlasıyla ödendiğini, davacının müvekkili şirkette bir alacağı olmadığı gibi ödenmemiş ve müvekkiline intikal edip de ödenmeyen bir fatura ve faturaların da söz konusu olmadığını, alacağın 5 yıllık zamanaşımına uğrayan bir alacak olduğunu, beyanla birleştirmeye yönelik talebin reddini, zaman aşımı yönünden davanın reddini, iddia edilen bir borç alacak ilişkisi olmadığından dolayı davanın reddini, müvekkili lehine inkar tazminatına hükmedilmemesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi nedeniyle daha önceden hukuki ilişki bulunduğu ve bu nedenle iş bu davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun anlaşıldığı, davacının delil listesinde belirtmiş olduğu .... Noterliği' nin 28.04.2009 tarihli 04821 yevmiye no'lu ihtarnamesi tebliğ mazbatası ile getirtilip incelendiğinde; davacının faturalardan dolayı 109.250,00 TL' yi davalıdan talep ettiği ve ihtarnamenin davalıya 04.05.2009 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından davacıya gönderilen.... Noterliği'nin 05.05.2009 tarihli 10197 yevmiye no'lu ihtarnamesi tebliğ mazbatasıyla getirtilip incelendiğinde; davalının alacak talebini kabul etmediğinin anlaşıldığı, icra dosyası uyaptan incelendiğinde; davacının gönderdiği ihtarnamede belirttiği 109.250,00 TL'yi asıl alacak kalemi altında talep ettiğinin anlaşıldığı, hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının davalıya kestiği tüm faturaların ( davacının sunmuş olduğu 14 fatura dahil ) davalının defterinde kayıtlı olduğu, ticari defter kayıtlarında ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlı ödemelerin tümünün banka dekontlarının dosyaya sunulduğunun görüldüğü ve davacının 31.12.2008 tarihi itibariyle davacıya bir borcunun olmadığının belirtilmesi, davacının yaptıkları ilave işlerin ne olduğunu ve bedelini belirtmemiş olması ve davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle sadece icra dosyasına konu yapılan alacağın incelenebilecek olması ve davacının yaptığı anlaşılan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmeyle beyanlardan anlaşılan 236.000,00 TL' den fazla olması ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; davalının icra takibi nedeniyle borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın var olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi ve davacının icra takibine geçerken kötüniyetli olduğuna ilişkin herhangi bir delil olmaması nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını davalının defter kayıtlarına göre fatura karşılıklarının ödendiğine dayandırmışsa da, yapılan tespitin hatalı olduğunu, davalının 2006 yılı defterlerinin kapanış tasdikleri olmadığından bu defterlerin incelemeye esas alınamayacağını, 2006 yılında defterlere faturayı kaydetmesinin hizmetin yapıldığının göstergesi olup davalı aleyhine delil değeri taşıdığını, yani 2006 kayıtlarına göre davalının 102.306,00 TL borçlu olduğunu, 2007 ve 2008 yılına ait defterlerde 2006 yılında doğmuş bir borcun (102.306,00 TL) karşılığının ödendiğine dair bir kayıt olmayıp ödemelerin bu faturayla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, davalının davaya cevap dilekçesinin 4. maddesinde, ekstra bazı işlerin yapıldığını ikrar ettiğini, bu sebeple yapılan ödemelerin bu ekstra işlere ait olmayıp münhasıran faturalarla ilişkilendirilmesinin ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, dosyada böyle bir delil bulunmadığını, bir an için borcun ödendiği farz edilse dahi, 2006 yılında ödenen borcun ödeme tarihine kadar olan faizinin hesap edilmesi gerektiğini, zira icra takibine bakıldığında asıl alacak için işlemiş faizin talep edildiğini, bilirkişi raporunda bu hususta bir tespit yapılmadığını, bu sebeple de kararın hatalı olduğunu, takipten önce davalıya gönderilen ihtarnameye verilen cevapta hiç bir şekilde bir borç olmadığının söylendiğini, borcu olmayan şirketin borcum yok demesi gerekirken, istemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu cevabı karşısında takip ve dava açılmasında kusuru bulunduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan, faturalardan dolayı bakiye alacak için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.