Danıştay, polis memurunun hizmet dışında resmi sıfatın saygınlığını zedeleyici eylemleri nedeniyle aldığı disiplin cezasını hukuka uygun buldu.
Özet: Bir polis memurunun, görevi dışında bulunduğu içkili bir mekanda çıkan kavgaya karıştığı, tarafları ayırmaya çalıştığını iddia etse de olaylara müdahil olduğu, arkadaşının yaralanmasına ve kendisine yumruk atılmasına rağmen kolluk kuvvetlerine haber vermediği gerekçesiyle uygulanan altı ay kısa süreli durdurma ve aylıktan kesme disiplin cezasına karşı açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi davacının hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı zedelediğini belirterek davanın reddine karar vermiş; Danıştay ise temyiz başvurusunu reddederek idare mahkemesinin kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... ValiliğiİSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; Amasya Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ve öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi uyarınca cezanın brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin Amasya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının █████/2015 tarihinde arkadaşları ile birlikte gittikleri içkili işyerinde hesap nedeniyle önce tartışma sonrasında ise kavga çıktığı, olayla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturmasında davacının olaya müdahil olmadığı, tarafları ayırmaya çalıştığı yönünde görüş ve tespite yer verilmiş ise de, olay görüntüleri ile ilgili kamera kayıtlarının incelenmesinden, olayla ilgili ilk arbedenin başlamasıyla birlikte davacının görevi gereğince polis imdatı arayarak yardım istemesi gerekirken olaya müdahil olduğu, sözkonusu işyerine ikinci defa gelmesi üzerine kendisine bir şahıs tarafından yumruk atıldığı, davacı ile birlikte sözkonusu yere gelen arkadaşına pala olarak tabir edilen kesici aletle vurulduğu ve şahsın yaralandığı, davacının buna rağmen polis çağırmadığı, olayla ilgili olarak açılan kamu soruşturmasında savcılık tarafından mağdur sıfatıyla ifadesinin alındığı ve eyleme konu suçun takibinin şikayete bağlı olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği, sözkonusu işyerinde daha önce asayiş kayıtlarına geçen 23 adet olayın bulunduğu, davacının küçük bir şehir olan Amasya'da bu işyerinin bu özelliğini bilmesi ve bu tür bir yere gitmemesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının olaydaki tutum ve davranışlarının hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranış niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; izinli olduğu günde gittiği içkili işyerinden kimse zarar görmeden ayrıldıkları, arkadaşının yaralandığını ise eve geldikten sonra polislerden öğrendiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ve öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi uyarınca cezanın bürüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin Amasya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinde; "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.█████/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin, 4. fıkrasının (b/6) bendinde de; "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir.Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında, kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare, disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.Davacı hakkında içkili işyerinde meydana gelen kasten yaralama olayı ile ilgili olarak açılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan soruşturma raporundan ve soruşturma kapsamında alınan ifadelerden, davacının arkadaşları ile birlikte gittikleri içkili işyerinde hesap nedeniyle tartışma ve kavga çıktığı, ancak davacının olaya müdahil olmadığı, tarafları ayırmaya ve yatıştırmaya çalıştığı, tartışma sırasında arkadaşının yaralandığını görmediği ve arkadaşının yaralandığından polis ekibinin evine gelmesi üzerine haberdar olduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, içkili işyerinde hesap nedeniyle meydana gelen tartışmayı yatıştırmaya, tarafları ayırmaya çalışan ve arkadaşının yaralandığından haberi olmaması nedeniyle polis imdat hattını aramayan davacının bu fiilinin hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranış olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.