Anne ve oğlu arasındaki vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, fahiş bedel farkı ve bedelsiz devir iddialarıyla üçüncü kişiye yapılan taşınmaz satışının hukuka aykırı bulunarak bölge adliye mahkemesince verilen onama kararına yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Davacı annenin, oğlu aracılığıyla verilen vekalet görevinin kötüye kullanılması sonucu taşınmazlarının gerçek değerlerinin çok altında ve bedeli ödenmeksizin yakın arkadaşına devredilmesi iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi annenin talebini kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise taşınmazların keşfen saptanan değerleri ile satış bedelleri arasındaki fahiş fark, bedellerin ödenmediği ve taraflar arasındaki tanışıklık gibi gerekçelerle bu kararı onamış, bunun üzerine taşınmazları devralan davalı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; davacı ... ile davalı ...'in anne- oğul olduklarını, davalı ...'in taşınmazdaki ipoteğin kaldırılması, evlerin çöp ve emlak vergilerinin ödenmesi gibi çeşitli bahanelerle kandırmak suretiyle davacı ...'yi ikna edip birden fazla vekaletname aldığını ve bu vekaletnameler ile davacı ...'ye ait 1 45... parseldeki 2 nolu bağımsız bölümü 17.01.2020 tarihinde satış suretiyle yakın arkadaşı olan diğer davalı ...'e temlik ettiğini, 21.01.2020 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü davalı ...'e satmayı vaat edip daha sonra 19.02.2020 tarihli resmi satışla devrettiğini, taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında bedellerle devredildiği gibi satış bedellerinin de ödenmediğini, taşınmazda halen davacıların ikamet ettiklerini, davalıların birlikte hareket ederek davacıyı zararlandırdıklarını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1. Davalı ..., usulünce tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş; ön inceleme duruşmasında, davacı anne ve babasını aldattığına yönelik iddiaların doğru olduğunu, okul arkadaşı olan davalı ...'den aldığı toplam 50.000,00 TL borca karşılık olarak taşınmazları devrettiğini, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.2. Davalı ...; davacıların iddialarının soyut ve kurgudan ibaret olduğunu, taşınmazları usulünce düzenlenmiş vekaletnameler ile toplam 470.000,00 TL ödeyerek satın aldığını, davacılar ile davalı ...'in birlikte kötü niyetli şekilde hareket ettiklerini belirtip davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'nin davasının ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne, davacı ...'in davasının ise aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların keşfen saptanan değerleri ile resmi senetlerdeki bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, bedellerin ödendiğinin ispat edilemediği,davalı ... ile diğer davalı ...'in önceye dayalı tanışıklığının bulunduğu, davacı ...'nin gereksinimi bulunmadığı halde aynı taşınmazdaki iki adet bağımsız bölümünü kısa aralıklarla satmasının ve davalı ...'in taşınmazları satın almadan önce gördüğünü iddia ve ispat etmeksizin yüksek miktardaki satış bedellerini elden ödediğine ilişkin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; davacı ...'in davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını ancak davacı ...'nin davasının da reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, tarafların isticvap edilmelerine ilişkin taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını, davalının lehine olacak hususlarda yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını, davacının soyut beyanlarına itibar edilip davalının somut delillerinin göz ardı edildiğini, davacının kendi beyanları arasındaki çelişkilerin aleyhine değerlendirilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, keşif zaptından da anlaşılacağı üzere davacılar ile birlikte yaşayan davalı ...'in davacılarla birlikte hareket ettiğini, davalıların dosyaya yansıyan devir işlemleri haricinde bir görüşmelerinin olmadığını, davalı ...'in taşınmazı iyiniyetli şekilde temlik aldığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'nin 07.01.20 20... .01.2020 tarihli vekaletnameler ile oğlu olan davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil ... davacı ...'ye ait 1 45... parseldeki 2 nolu dubleks meskeni ilk vekaletname ile 17.01.2020 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, ikinci vekaletname ile 1 nolu meskeni 21.01.2020 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle davalı ...'e satmayı vaat edip 10.02.2020 tarihinde üzerindeki ipotekle birlikte devrettiği, taşınmazların akitte belirtilen bedellerinin toplam 434.000,00 TL, keşfen saptanan değerlerinin ise toplam 983.717,10 TL olduğu anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 52.421,95 TLbakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.