Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi, şirketin konkordato talebinin reddi ve iflasına karar verilmesi üzerine, temsilcisinin yokluğunda alınan kararın usulsüzlüğüne dair istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, yatırım maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle mali sıkıntı yaşayan, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren bir şirket ile tek ortağının, alacaklılara ödeme yaparak faaliyetlerini sürdürme hedefiyle yaptıkları konkordato talebinin ilk derece mahkemesince hem şirket hem de şahıs için reddedilmesi, şirketin iflasına karar verilmesi ancak şahsın iflasa tabi olmaması nedeniyle iflasına yer olmadığına hükmedilmesi üzerine, şirket yetkilisinin duruşmada hazır edilmeden iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunu incelemektedir.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:
NUMARASI
: ...../...... Esas - ..../... Karar
DAVACILAR
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
VEKİLİ
:
KONKORDATO KOMİSERİ
:
KONKORDATO KOMİSERİ
:
KONKORDATO KOMİSERİ
:
DAVANIN KONUSU
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZIM TARİHİ
:
İlk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. Gereği düşünüldü.
A) DAVACI VEKİLİNİN İSTEMİ
:
Davacı vekili ........... tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; .................. Şti. unvanı ile............ tarihinde kurulan davacı şirketin unvanının ............. tarihli genel kurul kararı ile .............. Şirketi” olarak değiştirildiğini, unvan değişikliği kararının .......... tarihinde tescil ediliğini, şirketin faaliyet konusunun sabun, yıkama ve temizleme mühtahzarları (deterjanlar) ile sabun olarak kullanılan mühtahzarlar imalatı (kişisel bakım için olanlar ile ovalama toz ve kremleri hariç) şampuan, saç kremi, saç spreyi, jöle, saç düzleştirme ve perma ürünleri, saç losyonları, saç boyaları vb. imalatı konusunda faaliyet gösterdiğini, .................. Şti unvanlı şirketin tek ortağı olduğunu, .............’nın kendi adına bir Ticari işletmesi, Ticaret Sicil Memurluğunda tacir olarak bir kaydı bulunmadığını, müvekkilinin ilgili bahsi geçen şirketlerin borçlarına kefaleti bulunan ve davacı müvekkili şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olan kişi olduğunu, 2021 yılı Ağutos ayında kurulan ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin üretimini gerçekleştireceği ürünlerin birebir insan sağlığını etkileyen ürünler olması nedeniyle üretim için gerekli izin belgelerinin tamamlanmasının 2022 yılının sonunu bulduğunu, üretime geçilen ilk günden bugüne üretimi gerçekleşen ürünlerin piyasada kabul görduğunu, pazardaki yerlerini korumak ve paylarını artırabilmek için gelen talepler doğrultusunda ürün çeşitliliğini her geçen gün artırdıklarını, yatırımları devam ederken pazardaki paylarını artırabilmek için yaptıkları maliyetler ve ekonomik dalgalanmaların şirketlerini mali açıdan olumsuz etkilediğini, konkordato talebinin kabulü ile tüm alacaklılarına ödemeler yapılmasının planlandığını, buna göre ön projelerinin kabulü ve iyileşme için şans verilmesi halinde, yıllara yayılan deneyimiyle şirketlerinin ekonomik değer katmaya devam edeceği gibi, alacaklılarının mevcut tahsil risklerinin de elimine edilmiş olacağını ileri sürerek, müvekkili şirket ve şirket ortağı ve yetkilsi olan gerçek kişi lehine üç aylık mühlet karraı verilmesine ve devamında kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir
B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
..........Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... tarih E...../...., K...../..... sayılı kararı ile,
"1-) Davacılar ..... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...... sicil numarasında kayıtlı .......... Şirketi ile ........... T.C. Kimlik numaralı ........'nın geçici mühletin uzatılması ve konkordato taleplerinin İcra ve İflas Kanunu'nun 287. ila 292. maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, 2-) Davacı ....... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarasında kayıtlı ............... Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 292.maddesi gereğince İFLASINA, iflasın .......... günü saat ........ itibariyle açılmasına, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğü olan ....... İflas Müdürlüğü'ne bildirilmesine, ....... İflas Müdürlüğü tarafından iflas ilanının İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesi gereğince yapılmasına, Dosyaya yatırılan iflas avansının İflas Müdürlüğü'ne gönderilmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/2.maddesi gereğince tasfiyenin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, 3-) Davacı ........... T.C. Kimlik numaralı .................... iflasa tabi olmadığından davacı hakkında iflasına karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
C) İSTİNAF NEDENLERİ
:
Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup istinafında; Mahkeme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin karar duruşmasında müvekkili şirket yetkilisi hazır olmadan müvekkili şirket yönünden iflas kaarı verdiğini, Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere şirket hakkında iflasa kararı verilebilmesi için; şirket yetkilisinin duruşmada hazır edilmesi ve dinlenilmesi gerektiğini, fakat eldeki davada yerel mahkeme tarafından müvekkil şirket yetkilisi dinlenilmediği gibi kendisine duruşmada hazır olunması yönünde tebligat dahi çıkarılmadığını, Yani duruşma gün ve saati yönünden dahi müvekkile tebligat çıkarılmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararıı hatalı olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararının esas yönden de hatalı olduğunu, Müvekkili şirketin üretim merkezinde kontroller yapılmış olsa, müvekkil şirketin faaliyetlerine hâlen aktif bir şekilde devam ettiğinin açıkça görüleceğini, her ne kadar müvekkil şirket geçici mühlet sürecinde bazı aksaklıklar yaşamış ise de konkordato alınması nedeniyle bankalar nezdinde sorunlar yaşadığını, bankalar tarafından hesap açılış işlemlerinde biirtakım sıkıntılar çıkarıldığı için müvekkil şirketin ödemelerini düzenli yapamadığını, yine müvekkili şirketin ve şahsın projesinin projesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği durumunun üç aylık geçici mühlet içerisinde tespit edilebilmesinin zaten hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme tarafından ve komiser heyeti tarafından detaylı inceleme yapılmadığını kararın bu yönüyle de eksik ve hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
D) DELİLLER
:
.......... Asliye Ticaret Mahkemesinin E....../......., K....../...... sayılı dosyası kapsamı.
E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, konkordato talebine ilişkindir.
Mahkemece, 'Davacıların geçici mühletin uzatılması ve konkordato taleplerinin İİK 287. ila 292. maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine; davacı ................ Şirketi'nin İİK 292.maddesi gereğince iflasına, iflasa tabş olmayan davacı .......... hakkında iflasına karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştır.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin, konkordato komiserlerinin T.C. Kimlik numaraları ile adreslerinin yazılmaması ve ilgili ...............Şirketi ile ............ şirketlerinin gerekçeli karar başlığında yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir.
Konkordato İcra İflas Kanununda tanımlanmamış ise de; öğretide, konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 285. maddesi ve devamında, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceği hükmü yer almıştır. Bu hüküm doğrultusunda amaç, borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklılara borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Ancak bu hüküm kaleme alınırken kanun koyucu bilinçli olarak konkordatonun tasdikini bazı şartlara bağlamış ve mahkemeye bu şartların varlığını re'sen değerlendirme görevi yüklemiştir.
Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için İİK’nın 288 inci maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya ret şeklinde beyanlarının alınması (md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın asliye ticaret mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları konusunda karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi, konkordato mühleti içerisinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta asliye ticaret mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri de dinlemek suretiyle, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak tasdik veya ret kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tâbi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir.
İcra ve İflas Kanununun "Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması" kenar başlıklı 292. maddesinde "(1) İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
(2) İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
(3) Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder"şeklinde düzenlenmiştir.
İİK’nin geçici mühleti düzenleyen 287/5 inci maddesinde de İİK’nin 291. ve 292. maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Konkordatonun tasdik edilmemesine ilişkin benzer düzenleme az yukarıda da ifade edildiği üzere İİK'nın 292 nci maddesinde yer almaktadır. İlgili madde uyarınca konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde mühlet kararı kaldırılarak iflâsa tâbi talep edenin iflâsına karar verilecektir, ancak belirtmek gerekir ki İİK'nın 292'nci maddesinde belirtilen iflâsın şartları ile 308'inci maddesi gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde mahkemece verilecek iflâs kararının şartları birbirinden farklıdır. (...................................... s. 308).
İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise re'sen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise resen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler. Ayrıca Yargıtay HGK'nin E.2022/(15)6-387, K.████████ K. sayılı kararında, İİK'nin 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, istinaf incelemesine konu olan davacı şirket hakkında iflas kararı verildiği, ancak davacı şirketin yetkilisinin HMK'nin 292/son fıkranın emredici hükmü gereği, yargılama sırasında usulüne uygun olarak mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, buna göre de kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu şekilde, davacı şirket yetkilisi Mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı olduğu şekilde iflas kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu itibarla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine, istinaf edenin sair istinaf itirazlarının kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-)Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-) İstinaf edenin sair istinaf itirazlarının kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
4-) İstinaf eden tarafça yatırılan peşin istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde iadesine,
5-)İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-) Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca █████/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
E-İmza
Üye
E-İmza
Üye
E-İmza
Katip
E-İmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!