Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, altın eksperliği sektöründe eski işçinin rekabet yasağı ihlali kaynaklı haksız rekabet tazminatı davası.
Özet: Bir işveren, altın eksperliği alanındaki eski bir çalışanına karşı, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra üç yıl içinde rakip bir firmada çalışmaya başlaması nedeniyle, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde belirlenen 100.000 TL cezai şartın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise işverenin kendilerine işi bıraktıklarını ve başka yerde çalışabileceklerini sözlü olarak beyan ettiğini, işverenin kötü niyetli davrandığını, cezai şartın fahiş olduğunu ve indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili Bakırköy .... İş Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde;Altın sektöründeki “eksperlik hizmeti” davacı firma tarafından başlatılmış olduğunu, Sonrasında birçok rakip firmanında bu işi yapmaya başladığını ayrıca davacı firmanın kurduğu eksperlik hizmeti ile aynı sistemde çalışmaya ve işçi çalıştırmaya başladığını, davalı ile arasında imzalanan iş sözleşmesi █████/2021 tarihinde davalının iş akdi sonlandırılmış, iş sözleşmesinin feshinin üzerinden henüz 3 (üç) yıl geçmeden davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir firmada çalışmaya başlamıştır. Konuyla ilgili olarak davalıya █████/2023 tarihinde Bakırköy .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olup ödeme için süre verilmesine rağmen müvekkil firmaya davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 3(üç) yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerine çalışması halinde işçinin işverene 100.000 TL cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle müvekkilinin işverenin davalıdan cezai şart olarak 100.000 TL ’nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili Bakırköy .... İş Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının 55 işçiye sözlü olarak; "Altın Eksperliği" işini bıraktıklarını ve başka firmalarda Altın Eksperi olarak çalışabileceklerini beyan ettiğini, Davacının bu beyanına rağmen ve kötü niyetli olarak █████/2021 tarihinde işine son verdiği 55 eski çalışanından davalı ile birlikte 20-25 tanesine haksız rekabete dayalı cezai şart alacak davasını eş zamanlı olarak Bakırköy İş Mahkemeleri nezdinde dava açtığını, davacının amacı zenginleşmek olduğunu, Davacı Borçlar Kanun 446. Maddesi gereği zararını da kanıtlaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkemenin kanaati davayı kabul şeklinde oluşursa, cezai şart olarak talep edilen 100.000 TL'nin asgari ücret düzeyinde çalışan davalı işçi için fahişliğinin de dikkate alınmasını ve nitelikli indirim yapılmasını talep etmiştir.Bakırköy .... İş Mahkemesinin █████/2024 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilmiş olup mahkememizin işbu esas numarasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.Dava; haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasına ilişkindir.Davalıya ait SGK kayıtları, davacı şirket nezdinde yer alan özlük dosyası ve davacı şirketin çalıştırmakta olduğu işçilere ait özlük dosyaları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Davalıya ait SGK kayıtlarının incelenmesinde davacı şirket bünyesinde 22.01.2014-01.07.2021 tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalıştığı, işten çıkış kodunun 18 -işin sona ermesi olduğu, 01.02.2022 tarihinde ise ... Anonim şirketi bünyesinde çalışmaya başladığı, belirtilen iş yerinde ilk olarak borsa ve finans meslek elemanı olarak, sonrasında ise satış yöneticisi olarak çalışmış olduğu anlaşılmıştır.Dosyada bir örneği bulunan taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı- sır saklama yükümlülüğü- cezai şart başlıklı 7.1. Maddesinde “……. İş ve işlemlerinde tek bir tanesi ile dahi olsa faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler ile bunların bayi ve şubelerinde, alt ve yakın grup ve kuruluşlarında, bu işi yapan hakim sermayedarların kurduğu diğer ticaret hukuku tüzel kişilerinde, ortak, hissedar, çalışan, yönetici, mesul müdür, genel müdür, imza yetkilisi veya her ne nam altında olursa olsun mesai sarf eden niteliği ile hizmet sözleşmesi akdeder yahut fiili bir çalışma sergiler ise 100.000-TL (Yüz Bin Türk Lirası) cezai şartı İşveren’e ödemek zorundadır. Bu cezai şartın ödenmesi için İşveren’in herhangi bir zarar ziyanının ya da kar kaybının söz konusu olması gerekmez. “ hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK' nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir.İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1 inci maddesi gereğince fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.İşçi ile işveren arasında TBK'nın 444 ve devamındaki maddelerinde işaret edilen koşullar dahilinde tesis edilecek rekabet yasağı sözleşmesi, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konulacak bir hükümle düzenlenebileceği gibi bu hususta ayrı bir metin ile rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesi mümkündür. Her iki durumda da rekabet yasağı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürür. Başka bir anlatımla hizmet sözleşmesi içerisinde ayrı bir hüküm olarak rekabet yasağı kaydının mevcudiyeti hâlinde, taraflar arasındaki sözleşmede hem hizmet ilişkisinin devamı süresince geçerli olan bir hizmet sözleşmesinin, hem de hizmet ilişkisi sona erdikten sonraki döneme dair yükümlülükler içeren bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilerek tarafların her iki sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir.Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışların sonuçları ise TBK’nın 446 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu sebeple uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Öte yandan rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmış ise işçi, sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, ceza koşulu olarak öngörülen meblağı ödeyerek rekabet yasağına dair borcundan kurtulabilecektir; ancak işverenin ceza koşulu olarak belirlenen miktarı aşan zararları da işçi tarafından tazmin edilmelidir (TBK md. 446/2).Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacaktır. Buna göre hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulu, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yükümlendiği durumlarda geçerli olacaktır. Burada kanun koyucu, hizmet sözleşmelerinde işveren karşısında dezavantajlı konumda olan işçinin korunması amacıyla, işveren tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında işçiye dayatılması mümkün olan ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.Öte yandan, TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği anlaşılmakla, anılan ceza koşulunun geçerliliği herhangi bir karşı edim yükümlülüğüne bağlanmamıştır. Başka bir anlatımla; rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülebilecek ceza koşulunun geçerliliği, bu konuda işverenin karşı edim yükümlülüğüne bağlı değildir. Zira anılan hükümde, cezai şarta dair işveren tarafından karşı edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir geçerlilik koşulu aranmaksızın; sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği ve işçinin cezai şartı aşan zararları gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Nitekim rekabet yasağı sözleşmelerinde işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim, ancak aşırı nitelikteki rekabet yasağının sınırlandırılmasında hâkim tarafından nazara alınması gereken unsurlardan biri olarak TBK'nın 445/2 nci maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup bunun dışında rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulunun geçerliliği için herhangi bir karşılıklılık unsuru aranmamıştır.Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalının davacı şirket bünyesinde yapmakta olduğu altın eksperliği işi temelde bankalara getirilen fiili altınların değerlemesi, 24 ayar altına çevrilmesine ilişkindir. Yine dosya kapsamında ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere olduğu üzere davalının çalışmakta olduğu birim pandemi tedbirleri kapsamında belirsiz süreliğine kapatılmış olduğu ve davalıya farklı bir birime geçebileceği veya işi bırakabileceğinin teklif edildiği anlaşılmıştır. Pandemi sürecinin devam ettiği aşamada kapatılan birimde çalışan davalının belirsizlik nedeni ile işten ayrılmasının olağan olduğu, kaldı ki işten çıkış kodunun da 18 - işin sona ermesi olduğu nazara alındığında davalının işten ayrılmasının geçerli sebebe dayandığı, yine yapılan işin mahiyetine ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında davalının yapmakta olduğu altın eksperliği işinin ticari sır niteliğinde bir bilgiyi barındırmadığı, esasında kuyumculuktan bir farkı olmadığı, davalının yapmakta olduğu iş sırasında ticari sır niteliğinde bilgi edindiğin kabul edilemeyeceği, davacının rekabet yasağı sözleşmesine dayalı alacak talebi yönünden şartlarının oluşmadığı, davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 615,40- TL maktu karar harcından peşin alınan 1.707,75-TL harçtan düşürülmesi ile fazla kalan 1.092,35-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...☪ e-imzalıdır. ☪Hakim ...☪ e-imzalıdır. ☪