Danıştay, Manisa Büyükşehir Belediyesinin toplu taşıma elektronik bilet gelirlerinin yolcu sayısına göre dağıtılması talebini reddeden kararının, idarenin geniş takdir yetkisi ve kamu hizmeti gerekleri doğrultusunda hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Özet: Manisa Büyükşehir Belediyesinin toplu taşımacılıkta elektronik bilet gelirlerinin taşınan yolcu sayısına göre dağıtılması yönündeki başvuruyu reddeden UKOME kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, belediyenin kamu hizmeti gerekleri ve kapsamlı ulaşım ana planı doğrultusunda geniş takdir yetkisi bulunduğunu, davacıların iddialarını destekleyici kar/maliyet raporu sunamadıklarını ve idari yargının yerindelik denetimi yapamayacağını belirterek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1-... Ltd. Şti.2- ... Kooperatifi3- ... Kooperatifi4- ... KooperatifiVEKİLLERİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacılar tarafından, Manisa İli, Salihli İlçesinde yürüttükleri toplu taşımacılıkta elektronik sistemde toplanan bilet bedellerinin taşınan yolcu sayısı göz önünde bulundurularak dağıtılması istemiyle yapılan 17.10.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Manisa Büyükşehir Belediyesi UKOME'nin █████/2020 tarih ve ███████ kararının 13. maddesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştirİlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağı olan Manisa Ulaşım Ana Planı toplu Taşım Hatlarının Optimizasyonu Raporu incelendiğinde, söz konusu raporun, mahalle mahalle mevcut taşımanın hangi kapasitede, kaç araçla, ne kadar mesafede, ne kadar sürede yapıldığı, yolcu sayıları, tam ve öğrenci bilet sayıları, günlük ve aylık hasılat, araç başına düşen hasılat değerleri, gün gün sefer başına düşen ortalama yolcu sayısı, ilgili hatlardaki ruhsatlı araç sayısı, hatta çalışan araç sayısı, hatlarda günlük çalışan araç sayısı, yatan araç sayısı, sefer başlama saatleri, akşam bitiş saatleri, gece nöbeti olup olmadığı, nöbette ve gün içinde yapılan tur sayıları, araç başı yapılan km, hız, tur sayısı, araç başı tam ve öğrenci bilet ücreti, tur süresi, personel gideri, akaryakıt gideri, sigorta gideri, bakım ve onarım giderleri, bilet komisyon giderleri, belediye payı, diğer giderler, ortalama ticari hız, aracın çalışma verimliği gibi veriler tespit edilerek ekonomik açıdan daha konforlu ve efektif toplu taşıma hizmeti verebilecek şekilde engelli erişebilirliği bulunan, elektronik biletli ve günümüz teknolojik donanımına sahip yeni model araçlarla buna ilişkin amortisman bedeli de dikkate alınarak toplu taşıma hizmeti yürütülmesinin amaçlandığının görüldüğü, bu durumda, vatandaşlara mümkün olan en sık ve gerekli vakitlerde, ekonomik olsun veya olmasın tüm mahallerde günümüz teknolojik donanımına sahip yeni model araçlarla ulaşım hizmetinin ve bu hizmetin devamlılığının sağlanmasının davalı idarenin görevi olduğu dikkate alındığında, her ne kadar davacılar tarafından elektronik sistemde toplanan bilet bedellerinin taşınan yolcu sayısı göz önünde bulundurularak dağıtılması gerektiği, aksi takdirde mevcut durumda kar edilmediği gibi giderlerinin bile karşılanmadığı ileri sürülmüş ise de, davacılar tarafından bu hususa ilişkin herhangi bir kar maliyet hesap tablosu ve/veya raporu sunulmadığı gibi yukarıda aktarımı yapılan Manisa Ulaşım Ana Planı Toplu Taşım Hatlarının Optimizasyonu Raporu incelendiğinde davacının iddia ettiği kar maliyet hesabı da dahil olmak üzere gerekli tüm veriler dikkate alınarak dağıtım hesaplamalarının yapılmış olduğu; davacılar tarafından kazanılmış haklarının bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacılar tarafından verilen muvafakat ve birleşim listeleri uyarınca rızaları dahilinde yeni oluşturulan toplu ulaşım sitemine dahil olunduğu ve yine bu sistemin oluşturulmasına esas ilgili UKOME kararının dava konusu edilmediği, kaldı ki Salihli İlçesinin bir kısım mahallelerine ilişkin olarak toplu taşımacılık hizmeti sistemi oluşturulmasından sonra davalı idarece gelir taksimatında değişikliğe gidilmesinin, diğer hatlarda da sıkıntılar yaşanmasına neden olarak kamu hizmetinin yerine getirilmesini sekteye uğratabileceği, öte yandan yer verilen mevzuat hükümleri gereğince davalı idarenin bilet bedellerinin dağıtımı ilkelerinin belirlenmesi hususunda geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu, bu hususa ilişkin olarak meri asli ve tali mevzuat hükümlerinde elde edilen bilet gelirlerinin davacı başvurusundaki usule göre yapılmasını gerektirir bir düzenlemeye yer verilmediği, idari makamların takdir haklarının bulunduğu bir hususta, idari yargı yerlerince idarelerin belli bir yönde takdir haklarını kullanmaları sonucunu doğuracak şekilde karar vermelerinin hukuka aykırı olduğu, bu haliyle bu aşamadan sonra yapılacak değerlendirmelerin "hukuki denetim" sınırının aşılarak "yerindelik denetimi" sınırına girilmesi anlamına geleceği, bu durumun da idari yargı yerlerince yerindelik denetimi yapılamayacağına ilişkin temel usul ilkesine aykırılık teşkil edeceği hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacılar tarafından, yolcu sayılarının kısa süreli çalışmayla belirlendiği, dayanak raporun eksik, hatalı olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, sürekli zarar ettikleri, kazanılmış haklarının ihlal edildiği, taşıdıkları yolcu sayısı kadar gelir elde etmek istedikleri hususları ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.