Yargıtay, 06.02.2023 depreminde konutu hasar gören davacının, zorunlu deprem sigortası tazminatında poliçe bedeli yerine yeni tarife uygulanması talebini reddeden itiraz hakem heyeti kararını onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, 06.02.2023 depreminde ağır hasar gören konutu için zorunlu deprem sigortasından poliçe üzerindeki bedelden daha yüksek tazminat talep eden davacının, poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren yeni tarifeye göre ek prim veya zeyilname olmaksızın sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği yönündeki itirazını, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyeti kararlarının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddederek, sigorta bedelinin poliçe hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği yönündeki kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2025/4 Değişik İş - 2025/4 KararSAYISI
: 2024/İHK-87888SAYISI
: K-███████████Davacı vekili tarafından adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.Adli yardımdan yararlanabilmenin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 334/1. maddesinde "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler" denilmek suretiyle adli yardımdan yararlanabilecek kişilerle ilgili genel çerçeve çizilmiştir.Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davacının, 06.02.2023 tarihli depremde konutunun ağır hasar aldığı, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 252.710,64 TL ödendiğini, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 252.710,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zeyilname düzenlenmeksizin ve ek prim ödenmeksizin 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, tarife değişikliğinin yazılı olarak bildirilmediğini, İtiraz Hakem Heyeti kararında dayanılan Yargıtay kararının bağlayıcı olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; her iki taraf için de maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla nispi vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davalı tarafça itiraz edilmediğinden, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararı davalının temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,Davacı adli yardım talepli olduğu için harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.