Polis amirleri eğitim merkezi öğrencisinin, hakkında takipsizlik kararı verilse dahi, mesleğin özel niteliği gereği ilişiğinin kesilmesinin hukuka uygunluğu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği şüphesiyle hakkında yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen bir polis amirleri eğitim merkezi öğrencisinin ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluğu ele alınmış; ilk derece mahkemesinin iptal kararına rağmen, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun emsal kararları ve polisin mesleğinin gerektirdiği özel güvenilirlik, onur ve ahlaki standartlar göz önüne alındığında, böyle bir soruşturmanın varlığının dahi mesleğe giriş veya devam şartlarını sağlamada yetersizlik oluşturabileceği gerekçesiyle ilişiğin kesilmesi işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:... Müdürlüğü
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; Polis Amirleri Eğitim Merkezi Müdürlüğünde (PAEM) eğitim görmekte olan davacı tarafından, hakkında yürütülen ceza soruşturması nedeniyle eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin Polis Akademisi Başkanlığının █████/2018 olur tarihli işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan davacı hakkında yürütülen adli soruşturmada, ... Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ...günlü, S:..., K:... sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan araştırmada da davacı hakkında herhangi bir soruşturma bilgisinin bulunmadığının görüldüğü, bu durumda; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan davacı hakkında yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kaldı ki, takipsizlik kararına itiraz edildiği de iddia edilmediğine ve dosyada bu yönde bir bilgi ve belge de mevcut bulunmadığına göre ilgili Yönetmelik maddesinde bahsolunan, hakkında adli kovuşturma bulunmak halinin bu aşamada mevcut olmadığı dikkate alındığından Polis Amirleri Eğitim Merkezinden davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E..., K:... sayılı kararı, Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; polisin; toplumun asayişini, kişilerin, tasarruf emniyetini ve konut dokunulmazlığını korumak, halkın ırz, can ve malını muhafaza ve halkın istirahatini sağlamakla görevli ve genel bir emniyet görevlisi olması nedeniyle bu mesleğe girecek ve sürdürecek olanların da hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde güvenilir, onurlu, iyi ahlaklı ve disiplinli kişiler arasından seçilmeleri gerektiği, bu nedenle polislik mesleğinin yukarıda aktarılan özelliği gereği, bu mesleğe alınacaklarda diğer memurlardan farklı olarak bazı özel niteliklerin aranması gerektiğinin açık olduğu, somut olaya benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin E:... sayılı esasına kayıtlı dosyasında Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olan davacının hakkında yürütülen kovuşturma sonrası yargılanıp beraat ettiğinin görüldüğü, davacının okul ile ilişkisinin kesilmesi neticesini doğuran bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle █████/2017 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği, söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2017 günlü, E:████████ sayılı kararıyla, "her ne kadar davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verilmiş ise de, Polis Meslek Eğitim Merkezi sınavına girdiği ve Polis Meslek Eğitim Merkezine kayıt yaptırdığı dönemde, Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan olan "zimmet" suçundan dolayı ceza kovuşturması geçirdiği ve yargılanmakta olduğu sabit olan ve bu konumu itibarıyla Polis Meslek Eğitim Merkezine kayıt için gerekli şartları taşımayan davacı hakkında, Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin (2) numaralı alt bendinin uygulanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararına yönelik itiraz isteminin kabulüne karar verildiği, söz konusu karar doğrultusunda Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2020 günlü, E:██████████, K:█████████ sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, Danıştay Sekizinci Dairesinin önceki içtihatlarında davacının durumuyla benzer durumda olanlara, başka bir deyişle soruşturma sonucu takipsizlik alan veya yargılama sürecinde beraat edenlere ilişkin olarak dava konusu işlemin sebebinin ortadan kalktığı gerekçesiyle ilişik kesme kararları hukuka aykırı bulunmuş ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, ilişik kesme kararının işlem tarihi itibarıyla ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek ilişik kesme kararının hukuka uygun bulunduğu, bu durumda; dava konusu işlem tarihinde davacı hakkında Yönetmeliğin ilgili maddesi kapsamındaki suçlardan dolayı devam eden bir soruşturmanın bulunduğu anlaşıldığından, polislik mesleğinin yukarıda belirtilen özelliği de dikkate alınarak dava konusu ilişik kesme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; kesin kaydının yapıldığı ve altı ay boyunca eğitim aldığı, okuldan çıkarılmasına dayanak gösterilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının 2018 tarihli olduğu ve anılan tarihte öğrenci olduğu, hakkında açılan soruşturmanın hukuka aykırı olarak açıldığı, ilişik kesme tarihinde teknik olarak hakkında adli bir soruşturmanın varlığından söz edilemeyeceği, zira yetkisiz bir savcılıkça başlatılan ve herhangi bir usuli bir işlem yapılmayan bir soruşturmanın olduğu, mahkemenin iptal kararı sonrası eğitimini başarı ile tamamladığı ve komiser yardımcısı olarak Eskişehir’e atandığı, akabinde terfi ettirilerek komiser rütbesi verildiği, bu süreçte FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir irtibat ve iltisakına rastlanmadığı, Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararında belirtilen İDDK kararı ile bu davanın bir çok yönden farklılık içerdiği ve İDDK kararının emsal alınamayacağı, beş yıllık bir süreçte sürekli tekrar eden güvenlik soruşturmalarında hakkına herhangi bir sakıncalı durumun bulunmadığı, başarılı olarak eğitimini tamamladığı ve halihazırda komiser rütbesine terfi ettiği de dikkate alındığında, dava konusu işlem ile Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2023 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare Mahkemeleri kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
█████/1994 günlü, 4045 sayılı Kanun ile; bazı kamu personeli için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırılması yapılmasının öngörüldüğü, kamu personeli olmayan öğrenci statüsündekilere ilişkin düzenlemeye yer verilmediği;
█████/2018 günlü, 7148 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle, anılan 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine 2. fıkra olarak eklenen; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerin; arşivlerden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge alma kayıtlara ulaşma, mahkeme kararlarını alma yetkisini düzenleyen kuralın, Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:████████, K:███████ sayılı kararı ile "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmamaktadır." gerekçesiyle;
İtiraz yolu ile yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesinin █████/2021 günlü, E:███████, K:███████ sayılı kararı ile yukarıda aktarılan gerekçeyle, 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan kamu personelinden, "Milli Savunma Bakanlığı, jandarma,…” ve “…ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği;
4045 sayılı Kanun kapsamında bulunanların, bireysel başvuruları üzerine ise Anayasa Mahkemesince verilen kararlarda da; "... 4045 sayılı Kanun ile öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönteminin kanunilik koşulunu sağlamadığı, 4045 sayılı Kanun'un sadece hangi kamu görevleri bakımından güvenlik soruşturması yaptırılacağını düzenlediğini ancak konuyla ilgili temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemediği, Kanun'un ve ilgili Yönetmelik'in; kişisel verilerin kayıt, muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin kapsamını, uygulanmasını düzenleyen ve özellikle, süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi, verilerin gizliliği, bütünlüğü ve imhası konusundaki usullere ilişkin, muhataplarının yetki aşımı ve keyfîliğe karşı yeteri kadar güvenceye sahip olmalarını sağlayacak açık ve detaylı kuralları içermemesi nedeniyle kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna varılmıştır. (Ramazan Erdoğan, ██████████, 12/1/2023, §Fatih Saraman, [GK], B. No: █████████, 27/2/2019, §§ 88-90; Süleyman Akif Nazlıgül, B. No: ██████████, 15/6/2021, § 33)." gerekçesine yer verilerek, ihlal kararları verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri olacak şekilde kamu görevlisi olarak atanmak üzere mesleki eğitime tabi tutulan kişilerin güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kuralların kanun koyucunun takdir yetkisinde bulunduğu ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkelerin kanunda düzenlenmesi gerektiğinde tartışma bulunmamaktadır.
24/3/2016 günlü, 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu ile kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasların düzenlendiği; bu Kanun'un 6. maddesinde; kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerinin özel nitelikli kişisel veri olduğu, özel nitelikli kişisel verilerin; ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmeyeceği, sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel verilerin, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği kuralının getirildiği görülmektedir.
█████/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nu "hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar" başlıklı 3. maddesinde, "Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır... özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır." hükmü amir kılınmış, anılan Kanun'un 13. maddesinde, kamu personeli olmayan öğrenci statüsündeki kişiler yönünden, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının birlikte yapılmasını sağlayan kurallar getirilmiş, maddenin devamında 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
Öğrenci statüsündeki kişiler hakkındaki, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, tesis edildikleri tarihteki mevzuat uyarınca sürdürülmüş, bu nedenle açılan bir kısım davalar devam ederken, 7315 sayılı Kanun ile konuya ilişkin yasal düzenleme yürürlüğe girmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:████████, K:███████ sayılı kararında, "İtiraz konusu kuralların da yer aldığı 4045 sayılı Kanun 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 13. maddesinin (8) numaralı fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davalara konu işlemler itiraz konusu kuralların yürürlükte olduğu dönemde bu kurallar uyarınca tesis edilmiştir. 7315 sayılı Kanun, kuralların dayanak teşkil ettiği işlemlerin hukuki etkilerine dair geçmişe yönelik herhangi bir özel hüküm içermemektedir. Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan ve iptal edilmediği ya da yürürlükten kaldırılmadığı sürece hukuk aleminde varlığını ve etkilerini devam ettiren idari işlemlerin hukuki denetimi, tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda başvuran Mahkeme de yürürlükten kalkmış olan kuralları, dava konusu idari işlemlerin hukuki denetimini gerçekleştirirken denetleyici norm olarak gözetmek durumundadır. Başka bir ifadeyle kurallar bakılmakta olan davalarda uyuşmazlığın çözümü için uygulanacak kural olma niteliğini sürdürmektedir. Bu itibarla kuralların yürürlükten kaldırılmış olmalarının esaslarının incelenmesinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır." şeklinde ifade edildiği üzere, 7315 sayılı Kanun'un devam eden davalarda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, idarece dava konusu işlem 7315 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmediğinden, hukuki denetimi de 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılamayacaktır.
Bu durumda; yasal dayanağı olmayan mevzuat uyarınca, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında yapılan tespit sonucunda öğrencilik ile ilişik kesmeye ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmaması, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçilmesi gibi sonuçlar doğurmayacaktır.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarına ilişkin olarak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeleri içeren 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra; öğrenci statüsüne alınacak kişilere ilişkin olarak, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılması ve neticesine göre işlem tesis edilmesi görev ve yetkisinin idareye ait bulunduğu ise izahtan varestedir.
Bu doğrultuda temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!