Danıştay 8. Daire, Adana Lisesinde pencereden düşen öğrenci davasında idarenin hizmet kusuru ve öğrencinin müterafik kusuruyla %50 ortak sorumluluğa hükmetti.
Özet: Adanadaki bir lisede pencereden düşerek yaralanan 16 yaşındaki öğrencinin açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi okul penceresinin standartlara uygun olmaması ve ders saati denetim eksikliği nedeniyle idareyi %50, defalarca uyarılmasına rağmen pencere kenarında oturmakta ısrar eden öğrenciyi ise %50 kusurlu bularak maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş, bu karar istinaf tarafından onanmış olup her iki taraf da kararın kendilerine aleyhine olan kısımlarını temyiz etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI) ...VEKİLİ
: Av. ...2- (DAVALILAR)1- ...m Bakanlığı2- ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Adana ... Lisesinde öğrenim görmekte iken okulun 2. kat penceresinden düşmesi sonucu idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle işgücü kaybı nedeniyle uğranılan zarara karşılık 1.000,00-TL (ıslah dilekçesiyle 1.656.840,40 TL olarak arttırılan) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; düşme olayının meydana geldiği 2. kat pencere ölçülerinin, mimarı projede Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları 2015 yılı Klavuzu uyarınca yerden 90 cm yükseklikte olması gerekirken 84.5 cm olarak yapıldığı, bu durumun öğrencinin pencereden düşme riskini artıran bir unsur olduğu, ayrıca düşme olayının ders öğretmeninin raporlu olması nedeniyle boş geçen matematik ders saati içerisinde meydana geldiği dikkate alındığında boş olan ders saati içerisinde öğrencilerin sınıfta bulunmasını, tehlikelerden uzak kalmasını sağlayacak yeterli ve etkin tedbirlerin alınmadığı, her ne kadar davacının okul yöneticilerini ve öğretmenlerince üç kez pencere kenarına oturmaması konusunda uyarıldığı görülmekte ise de, bu uyarıların düşme riski gibi ciddi bir durum karşısında öğrenciler üzerinde gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunan idare bakımından yeterli ve etkin bir tedbir olarak kabul edilemeyeceği, bu anlamda söz konusu kaza olayının meydana gelmesinde idarenin %50 oranında kusurlu olduğu, öte yandan; davacının, okulun ikinci kat koridorunda yerden yüksekliği 84,5 cm ve genişliği 30 cm olan pencerenin açılabilir orta kanadını açarak eşiğine oturduğu, olay günü ilk olarak saat 10:07 de Md. Yrd. ... tarafından, 13 dakika sonra öğretmen ... tarafından ve yaklaşık yarım saat sonra tekrar Md. Yrd. ... tarafından uyarılarak pencere kenarından indirildiği hususlarının davacının ve diğer tanıkların ifadeleri ve kamera kayıtları ile sabit olduğu, olay tarihinde lise ikinci sınıfta okuyan ve 16 yaşında olan davacının, pencere kenarına oturmaması gerektiğini bilecek ve oturduğu takdirde karşılaşacağı tehlikeli sonucu ayırt edebilecek temyiz kudretinde olduğu, davacının kısa zaman aralığı içerisinde üç kez ikaz edilmesine rağmen yoğunlaşmış istek ve bilinçle pencere kenarında oturmakta ısrar ettiği, pencerenin yerden yüksekliğinin standartlara uymamasının davacının pencere kenarına oturmasını engellemeyeceği, ayakları içeride sırtı dışarıya dönük olacak şekilde aşağı düşmeye müsait pozisyonda pencere kenarına oturmasının dengesini kaybederek düşme ihtimalini kuvvetlendirdiği, bu haliyle aşağı düşme riskini göze aldığı anlaşılmakla meydana gelen zararda %50 müterafik kusurlu olduğu anlaşıldığından, söz konusu olay nedeniyle davalı idarelerin meydana gelen zararın %50'inden sorumlu tutulması gerektiği, davacının okulun ikinci katında bulunan pencereden düşmesi neticesinde meydana gelen zararda %50 oranında kendisinin kusurlu olduğu, davalı idarelerin ise %50 kusurlu olduğu dikkate alınarak, toplamda 1.656.840,40-TL olarak hesaplana tazminattan kusur oranına göre davacı için daimi iş görmezlik nedeniyle 828.420,20-TL maddi tazminatın kabulüne, talep edilen 100.000,00.-TL manevi tazminatın takdiren 50.000,00-TL'sinin hakkaniyet ilkesi gereğince kabul edilerek davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:Davacı'nın temyiz nedenleri : Meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, okulun üst katındaki pencerelerine öğrencilerin düşmemesi için gerekli önlemin alınmadığı ileri sürülmektedir.Davalı idareler'in temyiz nedenleri
: Okul idarecileri hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda uyarma cezası teklif edildiği ancak ceza verilmediği, nöbetçi öğretmen hakkında yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığın'nın... soruşturma,... nolu kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idareler tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dava, davacılar tarafından; davacı öğrencinin ... Çok Programlı Lisesinde öğrenim görmekte iken okulun 2. kat penceresinden düşmesi sonucu idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle işgücü kaybı nedeniyle uğranılan zarara karşılık 1.000,00-TL (ıslah dilekçesiyle 1.656.840,40 TL olarak arttırılan) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Mahkeme kararının reddedilen maddi tazminat talebi nedeniyle davalı idareler lehine maktu vekalet ücretine hükmetmesi yönünden yapılan inceleme;İlgili Mevzuat
:2577 sayılı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almıştır.Karar tarihinde yürürlükte bulunan █████/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez..." düzenlemesine yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; ... Anadolu Lisesinde öğrenci olan davacının... tarihinde saat 11:20 sıralarında okulun ikinci kat koridor penceresinden aşağı düştüğü, düşme neticesinde vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı (4.derece) meydana geldiği, meydana gelen kaza nedeniyle yapılan adli soruşturma sonucunda, nöbetçi öğretmen hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma, ... nolu kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı tarafından bu olay nedeniyle 08.08.2016 tarihinde işgücü kaybından kaynaklı zararlarının tazmini istemiyle yapılan başvurunun... tarih ve ... sayılı yazı ile reddedildiği, davalı idarenin hizmet kusuru olduğu gerekçesiyle davacı iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan zarara karşılık 1.000,00-TL (ıslah dilekçesiyle 1.656.840,40 TL olarak arttırılan) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, davanın konusunun "maddi tazminat" olarak nitelendirileceği gözetilerek, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı vekili lehine hükmedilen tutarı aşmamak üzere, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı idare lehine maktu olarak belirlenen vekalet ücretine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.Bu nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasındaki, "reddedilen maddi tazminat nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idarelere verilmesine" ifadesindeki "2.040,00 TL" ibaresinin "58.471,00 TL" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.Mahkeme kararının manevi tazminat talebi yönünden yapılan inceleme;Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.Temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacıların manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın kişinin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu ve dava konusu olay nedeniyle davacı çocuğun %100 malul duruma geldiği, idarelenin kusuru, doğurduğu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda, olayın ağırlığını ortaya koyacak ölçüde davacının manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken; Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen 50.000,00-TL manevi tazminatın yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır.Bu itibarla ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılarak makul ve hakkaniyetli bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararınına) Manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,b) Reddedilen maddi tazminat talebi nedeniyle davalı idareler lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,4. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.