Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağına ilişkin itirazın iptali davasında kefaletin geçerliliği ve faiz oranlarının BAM kararı ile yeniden tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, ana borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı banka, itirazın haksızlığını ve sözleşme ile faiz oranlarının yasalara uygunluğunu belirtirken, davalı kefiller yaşlılık, akli ehliyet sorunları, zorlama ve eş muvafakatnamesinin geçersizliği gibi nedenlerle kefaletin hükümsüzlüğünü öne sürmüş, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı ise istinaf mahkemesince faiz oranlarının yeniden tespiti gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
:█████/2018KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket arasında, Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığını, davalı borçluların bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, imzalanan bu sözleşmeler ile dava dışı borçlu şirkete krediler tesis edildiğini, dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından borçlulara .... Noterliği'nin █████/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşide edilerek, borcun ödenmesi ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, ihtarnameye konu borcun ödenmemesi üzerine öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasından uygulandığını ve aynı zamanda icra takibi başlatılarak borçlulara ödeme emri gönderildiğini, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalı borçlular vekili tarafından itiraz edildiğini ve itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, davalılar vekilinin itiraz dilekçesinde dosya borcunun tamımına, dayanak Genel Kredi Sözleşmesine, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı borcun vekilinin itirazlarının genel nitelikte, takibi durdurma amacıyla yapılan itirazlar olduğunu, faiz itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, takipte istenen %48 ve %24,24 faiz oranlarının kredi türlerine göre Merkez Bankasına bildirilen faiz oranları üzerinden belirlendiğini, her iki faiz oranının da sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, müşterek borçlu müteselsil kefillerin imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin, Borçlar Kanunun'da düzenlenen kefalet şekil şartlarına uygun olarak, kefillerin kendi el yazıları ile davacı banka şubesinde, kefiller tarafından yazılıp imzalandığını, dava sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptalini, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini arz ve talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; oğlu ...'ın ... ... şirketi ile anlaşarak küçük bir akaryakıt istasyonu açtığını, açılırken teminat istendiği için mecburen ... şirketi ve ... Bankası'nın hazırladığı formatlara imza attığını, usulen ipotek veren kişinin kefil de olmasını istediklerini, bunun üzerine kendisinin de bankaya gittiğini ve yetkililere; görmediğini, duymadığını ve yeni yapmış oldukları işleri pek hatırlamadığını, genellikle zaruret halinde bir tasarrufta bulunduğu takdirde iki şahit huzurunda işlem yaptığını ve sağlık raporlarını da gösterdiğini, bankadaki görevlinin kendisine "amca zor zahmet el yazınla yazman gerekiyor" dediğini, içeriğini ve mahiyetini bilmediği ve okuyamadığı bir takım evrakları kendisine imzalattırdıklarını, kendisinin gerek ... Bankasına gerekse ... şirketine hiçbir borcunun bulunmadığını ve bu tür işlerle uğraşmaya bedenen ve ruhen ehil olmadığını, yine █████/2019 tarihinde mahkemeden aldığı dosya fotokopisinde eşinin adının geçtiği "Eş Muvaffakatnamesi" başlıklı bir belgenin bulunduğunu gördüğünü, belgedeki yazıların eşine ait olmadığını, ayrıca kefaletin miktarının, hangi borç için verildiğine yönelik kendisinin bir bilgisinin de bulunmadığını, eşinin de böyle bir muvaffakatname imzaladığını da hatırlamadığını, bu nedenlerle kefaletin geçersiz olup, borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, kanunlarda mevzuatta lehine olan hiçbir şey nazara alınmadan, günde 5-6 ton satış yapan istasyon için 4 dairesine ipotek koyulduğunu, daha sonradan bütün mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, sağlık raporlarının incelenmesini, gayrimenkul ve banka hesaplarına haksız olarak konulan ihtiyati haciz ve blokelerin kaldırılmasını, yapılan haksız işlemler nedeniyle tazminata karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Dava, GKS'ne dayayalı olarak yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin ... sayılı dosyası ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile kaldırma gerekçesinde "...Bu durumda mahkemece davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak aynı tür krediler için temerrüt tarihinde fiilen uygulanan faiz oranları belirlenerek ve %50 fazlası temerrüt faizi olarak kabul edilerek belirlenen bu faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır..." şeklinde karar verilmiştir.Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilerek yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celse 1 no.lu ara kararı gereğince taraflara sulh olma ihtimaline binaen bir sonraki celseye kadar süre verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin 04.12.2025 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile dava konusu alacağın davalılar tarafından haricen ödenmekle davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri ve vekalet cüreti talepleri bulunmadığı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir.HMK 331.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada, davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli dilekçe ile davalı tarafın dava konusu alacağı haricen ödediği bildirilmekle dosyanın konusuz kaldığını ve dosyadan vekalet ücreti veya herhangi bir talepleri olmadığını beyan etmiştir.Mahkememizde yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça dava konusu alacağın haricen ödendiği bildirilmekle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı tarafın talebi bulunmadığından davalı aleyhine yargılama ve vekalet cüreti takdirine yer olmadığına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Alınması gereken maktu 615,40-TL harcın, peşin alınan 21.899,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.283,96-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı taraf vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadıklarını beyan etmekle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdırBu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”