Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonrası oluşan araç değer kaybı tazminatının sigorta şirketinden tahsiline yönelik gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu davacı aracında oluşan değer kaybının tazmini amacıyla, kusurlu tarafın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı şirkete karşı açılan bu davada, sigorta şirketinin başvurulara cevap vermemesi ve arabuluculuktan sonuç alınamaması üzerine yargı yoluna gidilmiş; davacı başlangıçta sembolik bir bedelle açtığı talebini bilirkişi raporu ve Anayasa Mahkemesi kararı ışığında 30.000 TLye yükseltmiş, mahkeme ise araçtaki değer kaybını gerçek zarar olarak değerlendirerek sigortacının sorumlu olduğuna karar vermiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T. C.A N K A R A12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde müvekkilinin... .... .... plaka sayılı aracın sürücüsünün kaza sonrasına taraflarca tutulan tutanakta park halindeki araca çarpmış olduğunu kabul ettiğini, bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu hususunun sabit olduğunu, trafik kazası sonucu sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak cevap verilmediği ve ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, müvekkilinin trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, tüm bu sebepler ile davanın kabulünü, fazlaya ve faize, bedel arttırım ve ıslaha ilişkin talep haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik araç değer kaybı zarar tutarı için 100,00 TL zararın yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak talepli davasının kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru esnasında ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve kusuru halinde söz konusu olduğunu, poliçeden kaynak müvekkili şirketin sorumluluğunun sigorta araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta genel şartlarında teminat dışında kalan hallerin var olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından tazminata faiz işletilmesinin talep edildiği ancak talep edilen faizin başlangıç tarihinin belirtilmediği, bu sebeple ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, tüm bu sebepler ile davacının haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.... .... .... 'dan bilirkişi raporu aldırılmıştır.Davacı vekilinin harçlandırarak mahkememize sunduğu █████/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde: 100,00 TL talep edilen araç değer kaybı tazminat talebini 29.900,00 TL olarak arttırarak toplamda 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacının talep arttırım dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiştir.Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer azalması bedeli sebebiyle oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindirTrafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, ZMMS sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır.Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD █████/2010, █████████ E, █████████ K; 17 HD █████/2010, █████████ E, █████████ K,).Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve ███████ E-███████ K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır.Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren... .... .... plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin █████/2023 - █████/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000,00-TL, kaza başına 240.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır.Maddi hasarlı trafik kazasındaki kusur oranlarının ve davacının maddi tazminat taleplerinin belirlenmesi için makina mühendisi bilirkişi Ömer Turan'dan alınan █████/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporuna göre;.... .... .... plakalı araçta 30.000,00 TL değer kaybı hesaplandığı rapor edilmiştir.Deliller değerlendirilmiştir.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı sonucu oluşan mevcut durum itibarıyla davacı arasındaki değer kaybına ilişkin hesaplama ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar nazara alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kazada kusurlu bulunmadığı, mevcut hasar durumu ve bu kusur oranları gözetilerek davacı aracında meydana gelen değer kaybının 30.000,00-TL olacağı, yargılama sırasında davalı vekilinin sunduğu █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacıya asıl alacak, işlemiş faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri sebebiyle toplamda 63.485,00-TL ödemenin banka kanalıyla yapıldığının anlaşıldığı, davalının da kabulünde olan bu ödeme sebebiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği, davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden hazineye ödenmesi gerekli tutarlardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile kalan 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı ve 512,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.428,50 TL harç ile davacının karşıladığı 67,50 TL tebligat gideri ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.067,50 TL yargılama gideri (toplamda 5.496,00-TL) yargılama sırasında davalı tarafından davacıya ödendiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davalı tarafından davacıya yargılama sırasında karar tarihi itibarıyla geçerli avukatlık ücret tarifesine göre ödeme yapıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025