Silahla Tehdit Suçundan Açılan Kamu Davasında, Yargıtay Tarafından 8 Yıllık Dava Zamanaşımı Süresinin Dolması Nedeniyle Düşme Kararı Verilmesi
Özet: Silahla tehdit suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde, bozma öncesi 04.11.2014 tarihli mahkumiyet kararından sonra zamanaşımını kesen başka bir işlem bulunmadığından, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılarak hüküm bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇ
: Silahla tehdit
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)150/1 delaletiyle aynı Kanun'un 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/2-d maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi 04.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlem bulunmadığı anlaşılmakla, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'deki gerekçeye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!