İmar uygulaması sonrası dükkanın işgali nedeniyle paydaşların ecrimisil talebi üzerine bozma sonrası kararın temyiz itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Davacılar vekilinin, imar uygulaması ile kamulaşmasına rağmen bedeli ödenmeyen ve davalı tarafından haksız yere işgal edilen dükkanları için müvekkillerine ecrimisil ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uygun olarak kısmen kabul yönünde verdiği hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay davalı vekilinin mülkiyetin şüpheli olduğu, taşınmazın park alanı içinde kaldığı ve ecrimisil koşullarının oluşmadığı yönündeki itirazlarını yerinde görmeyerek, usul ve kanuna uygun bulduğu kararı oybirliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu 8 30... , 19... parsel sayılı taşınmazlarda 11 adet dükkanlarının bulunduğunu, davalının 286 numaralı dükkanı işgal ettiğini, 2004 yılında imar uygulaması ile 17, 19... parsellerden 20 40... ve 2 parsel sayılı parsellerin oluştuğunu, dükkanın bulunduğu zeminin ... Emlak Müdürlüğü adına tescil edildiğini, ancak dükkan bedelinin kendilerine ödenmediğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre müvekkillerinin bedel ödenene dek dükkanı kullanım haklarının bulunduğunu ileri sürerek müvekkillerine ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazı 2 yıldır kullandığını, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye geçtiğini, imar planında da 2005 yılından bu yana yeşil alan olarak göründüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 31.12.2015 tarihli kararı ile imar uygulamasının davacıların bina üzerindeki mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı ancak bir kısım davacıların imar uygulaması sonucu oluşan taşınmazlarda pay maliki olmadıkları gerekçesiyle, davacılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, eski 8 30... parselin tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek kayıt maliklerinin ve çekişmeli dükkanın yapım tarihinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 6.097,00 TL, ... için 2.780,00 TL, ... için 5.543,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.VII. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların mülkiyet hakkının şüpheli olduğunu, dava konusu taşınmazın park alanı içinde kaldığını, ecrimisilin koşullarının oluşmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VIII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,1086 sayılı Kanun'un 440/3 hükmü gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.