Tapu iptali sonrası TMK 1007 uyarınca açılan tazminat davasında zamanaşımının başlangıcı, usulsüz tebligat ve kesinleşme iddialarının bekletici mesele olarak incelenmesi gerektiği hakkında temyiz.
Özet: Murisin taşınmazının tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali neticesinde oluşan zararın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle açılan davada, davacı taraf, önceki tapu iptal davasındaki tebligatın usulsüzlüğü sebebiyle hükmün kendileri açısından kesinleşmediğini ve dolayısıyla zamanaşımı süresinin işlemediğini iddia etmiştir; ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi, ardından bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırarak dosyanın yeniden incelemeye gönderilmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin tekrar aynı gerekçeyle davanın reddine hükmetmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan son istinaf başvurusunun esastan reddi kararı temyiz incelemesine taşınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili muris ...'nin ████████ hisse oranı ile eski maliki bulunduğu; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 17 pafta, 84 ada 3 parsel numaralı 3147,50 m² yüzölçümündeki arsa niteliğinde bulunan taşınmazın Hazine adına tescil olduğunu, murisin uğramış olduğu zararın tespit edilerek şimdilik 1.000,00 TL (tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak bilirkişi raporuyla belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) tazminatın ....Noterliği, 21.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde belirtilen miras payı oranında hesaplanarak müvekkili lehine 08.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm işlemlerin kanunlar ve kesinleşen mahkeme kararları çerçevesinde yapıldığını, Hazinenin veya Tapu Müdürlüğünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu iptal tescil davasında kesinleşmenin usul ve kanunlara aykırı olduğunu, müvekkilinin murisine yapılan tebligatın ilgili mevzuata uygun olmadığını, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde tapunun iptaline ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasının usulsüz olarak kesinleştirildiğini ve müvekkili açısından hükmün kesinleşmediğini belirtilerek tazminat talebinde bulunduğunu, Mahkemece söz konusu tapu iptal dosyası dosya içerisine alınmadan ve davacı vekilinin talebi değerlendirilmeden doğrudan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı vekilinin eski hale getirme talebi ile eldeki tazminat davasının birlikte görülmesi mümkün olmadığından tapu iptal dosyasında ayrıca değerlendirme yapılıp ve sonucunun bu dosya yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mahkemece davacı vekiline süre verilerek ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında "müvekkilinin murisine yapılan tebligatın ve kesinleştirmenin usulsüzlüğü iddiasına dayalı olarak söz konusu tapu iptal dosyasında eski hale getirme talebinde bulunması ve talebin Mahkemece değerlendirilerek verilecek ek karar ile birlikte hükmün kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. ..." gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verildiği, kaldırma kararından sonra dosya kendisine iade edilen İlk Derece Mahkemesince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı tapu iptal dosyası dosya içerisine alınarak davacının murisi ...’ye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca usulüne uygun tebligat yapıldığı, davacının murisine aynı şekilde dava dilekçesi ile karar evrakının tebliğ edildiği, davacının murisinin duruşmalara katıldığı ve süresi içerisinde aynı şekilde yapılan tebliğatla temyiz yoluna başvurduğu ve Yargıtay kararının da aynı usulle tebliğ edildiği, kesinleştirmenin usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilerek 10 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı usul ve kanuna uygun olup delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!