Ticari satıştan doğan ayıplı ürün nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan yetki itirazının, usulüne uygun yapılmaması sonucu geçersizliği kararı.
Özet: Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari satış sözleşmesi kapsamında satın alınan ürünün sürekli arızalanması ve davalının garanti kapsamındaki ürünün bedelini iade etmemesi üzerine davacının başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; ilk derece mahkemesi, davalının usulüne uygun yapılmayan yetki itirazını geçerli kabul ederek davayı dava şartı noksanlığından reddetmiş, ancak istinaf mahkemesi, HMKnın 19/2 maddesi uyarınca davalı borçlunun yetkili icra dairesini seçmeyerek usulüne uygun itiraz etmemesi nedeniyle yetki itirazının geçersiz olduğuna ve ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğuna hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki anlaşma neticesinde,davacı şirket davalı şirketten .... vida sipariş ettiğini, 14.10.2021 tarihinde gerçekleşen alışveriş neticesinde, Aralık ayında teslim ve 47.900,00 TL bedel üzerinden taraflarca anlaşılma sağlandığını, davacı şirket tarafından, ekli cari hesap raporunda da, 26.10.2021 tarihinde 20.000 TL peşinat olarak, 15.12.2021 tarihinde ise 27.790,00 TL kalan bakiye ödemesi yapıldığını, ürün davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu ve ancak teslim edildikten kısa bir süre sonra makinede sorunlar meydana gelmeye başlamış olduğunu, bu sorunlara yönelik olarak, davalı şirket ürünün geri gönderilmesini talep etmiş olduğunu ve 10.01.2022 tarihli irsaliye faturası ile ürün davalı şirkete geri gönderildiğini, davalı şirket tarafından ürünün onarıldığı bilgisi üzerine, davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu ancak Şubat 2022 itibariyle tekrar aynı hataları vermeye başladığını, bunun üzerine davalı şirket tarafından bir teknik heyetin geldiğini, ürünü kontrol etmiş olduğunu ve müşteri şikayet formu tanzim edilmiş olduğunu ancak ürünün verimli kullanılabilmesi adına iyileştirmeler yapıldığı iddia edildi ise de sorunun çözümüne yönelik aksiyon alınamadığını, sorunun devam etmesi üzerinde 29.04.2022 tarihinde davalı şirkete mail yolu ile durum bildirilmiş olduğunu ve 18.05.2022 tarihli irsaliye ile ürün davalı şirkete geri gönderildiğini ve iade sürecinin başlatılması talebi iletildiğini, davalı şirket tarafından iletin teklif formunda da iletildiği üzere, ürün 1 yıl garantili olmasına rağmen, meydana gelen arızanın giderilmediğini, davalı şirket tarafından, ayıplı ürün tamir edilmediğini, davacı şirkete ürün bedeli iade edilmemiş olduğunu, davacı teslim edilen ürünü, kısa süre kullanmasına rağmen, davalı şirketin arızayı gideremediğini, bunun üzerine, 06.09.2022 tarihli iade faturası tanzim edildiğini, ödenmemesi üzerine, icra takibi başlatıldığını, davalının borcunu ödemediğini, açılan icra takibine itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini belirterek davasının kabulü ile davalı ... itirazının iptali ve takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin iptaline davacı şirket aleyhinde alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve itirazlarının kabulü yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ... Esas- ... Karar sayılı kararı davanın usulden reddine karar verilmiş verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerin gönderildiği anaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih, ... Esas-
.... Karar sayılı ilamı ile; " ...Mahkemece davalı borçlunun icra takip dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davalı borçlu tarafından icra takip dosyasına sunulan icra takibine itiraz dilekçesinde " İcra takibine bakmakla yetkili olan icra dairesi alacaklı görünene ait yasal adresin bağlı olduğu Kemalpaşa İcra Dairesi yahut müvekkil firmanın yasal adresinin bağlı olduğu Büyükçekmece İcra Daireleridir." şeklinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. Maddesine göre; Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Bu göre davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilirken yetkili icra dairelerinin Kemalpaşa İcra Dairesi ve Büyükçekmece İcra Dairesi olduğu belirtilmiş, ancak seçtiği yetkili icra dairesini belirtmemiştir. Bu haliyle davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz ileri sürülmediğinden yetki itirazı geçerli değildir ve anılan yasa hükmü gereğince Mahkemece dikkate alınması da mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin yetki itirazının geçerli olduğu kabul edilmek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmaması sebebiyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür." gerekçesi ile mahkememiz ... Esas- ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve istinaf incelemesi sonrası gönderilen dosya eldeki esası almıştır.
Mahkememiz █████/2024 tarihli celsede tanık ..., " Ben davalı şirkette satış müdürü olarak görev yapmaktayız, davacı şirket bizden kovan ve vida sipariş etmişti, sipariş vermeden önce bize bir numune vermişlerdi, bu numuneye göre ölçümleri yaparak kovan ve vidayı üretip kendilerine sattık, biz sattıktan 1 ay kadarlık süre içerisinde karşı davacı taraf bize ürünlerde - problem olduğunu söyledi, biz de davacı işyerine gittik incelemede bulunduk, sorun olduğunu fark ettik ancak bunun bizim ürünümüzden kaynaklanıp kaynaklanamadığı tespit edemedik, halen de edebilmiş değiliz, vidanın ucundaki karıştırıcıyı değiştirebileceğmizi başka bir karıştırıcı üretip değiştirebileceğimizi söyledik zira vidanın ucundaki karıştırıcı bizim üretip verdiğimiz bir karıştırıcı değildi onların karıştıcısı idi bir karıştırıcıyı üretip teslim ettik, ancak tahmini 1 aylık kadar süre içerisinde bize olumsuz dönüş yapıldı, üründe problem olduğu söylendi, biz bu 2. Olumsuz bildirimden sonra bizim vidalarımızda üretimimizde bir sıkıntı olmadığını, makinede birden çok aksam olduğunu başka bir kısımda problem olabileceğini bunu kendilerinin tespit etmelerinin gerektiğini bildirdik akabinde dava süreci oluştu, davacının makine ile ürettiği amblaj ürününde bir takım lekeler oluşuyormuş, bu lekelerin oluşumu bizim ürettiğimiz vidaya bağlandı, fakat biz böyle düşünmüyoruz, gerekli çizimleri karşı tarafa gösterdik, ben vidaya baktığım zaman oluşan bir yıpranma görmedim rengi değişmişti bu sıcaklıktan olan bir değişimdir, eski vidanın takıldığı ve bundan sonra bir problem olmadığı bize söylenmişti ancak biz o zaman neden yeni bir vidaya ihtiyaç duyulduğunu anlayamadık, biz ölçü almak için makinenin başına gittiğimizde eski vidaların çıkarıldığı anı gördüm, vidalar çıkarıldı ve temizlendi, biz hatta bu aşamada filtrede tıkalı parçaları tespit ettik bunların temizlenmesini sağladık, bu sayede eski vidalarının kullanılabildiğini düşünüyoruz, makinenin genel olarak çalışma sistemini anlayabiliyorum, bizim vidamız ambalajın basım aşamasında değil ancak plastiği eritme aşamasında rolü vardır, bu sebeple şekil veren diğer ürün ve kafalarda problem olabileceğini düşünüyoruz, yeni vida takıldığı zaman makinenin bu yeni vidanın kullanılabilmesi için fabrika ayarlarına döndürülmesi gerekir, bunu operatör yapmalıdır, biz yeni vidaları verdikten sonra bu durumun yapılıp yapılmadığını bilemiyoruz, zira her vida kullanıldıkça aşınır ve makineye ayarlar verilir, ancak yeni vida geldiğinde en baştaki ayara dönülmesi gerekir, teknik resmin çizimi konusunda biz gerekli çizimleri yaptık, ancak bu konuda karşı taraftan bir onay almadık onların anlayabileceği bir konu değil teknik bir konudur, biz sonradan sorunlar yaşanınca teknik çizime ilişkin evrakları karşı tarafa gönderdik," şeklinde beyanda bulunmuş, beyanı imzası ile tasdik altına alınmıştır.
Mahkememiz █████/2024 tarihli celsede tanık ..., " Ben davalı şirket nezdinde üretim müdürü ve sorumlusu olarak çalışıyorum, biz davacı şirketin teklifi üzerine iş yerlerine giderek makineyi çalışanlarımız ile incelettik gerekli ölçümler ve kontroller yapıldı, çizimler gerçekleştirildi, çizim gerçekleştirildikten sonra teknik resim onaylanması muhtemelen olmamıştır, ancak fiyatta ve adette anlaşma sağlandı bunun üzerine biz kovan vidalarını üretip karşı tarafa teslim ettik, teslim ettikten 15-20 gün kadar sonra davacı şirket tarafından bize sözlü bir olumsuz geri dönüş yapıldı , ürünümüzde hata olduğu söylendi, bizde bunun üzerine şirket çalışanlarımızı gönderdik, bir takım iyileştirilme çalışmaları önerildi, iyileştirmeler yapıldı, ancak biz iyileştirme öncesinde çalışanlarımızın yaptığı tespit ile de sorunun bizden kaynaklanmadığını, plastiğin erimesinden sonra üretimin bizim vidamızın bulunduğu kısımdan çıkarak baskı kalıp kısmına geçtiği , bu aşamadan sonra bozulmaların görülmesi sebebiyle ürünümüzde bir ayıp olmadığını dile getirmiştik, iyileştirmelerden sonra yaklaşık bir kaç hafta sonra olumsuz dönüş yapılınca biz ürünümüzde bir problem olmadığını karşı tarafa ilettik ve bu dava süreci başladı," şeklinde beyanda bulunmuş, beyanı imzası ile tasdik altına alınmıştır.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda:
• 2021-2022 yılında E. Defter uygulamasına tabi olduğu ve defter beratlarını yasal süresi İçerisinde GİB sistemine yüklenmiş olduğu,
• Davacı şirketin yasal defterleri Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine göre Tutulmuş olduğu ve ticari defterlerin delil olabilecek özelliklere sahip oldukları,
• ... Kovan Vida Ürünü için; Davacı ... San.Tic.A.Ş tarafından, Davalı ... San. Tic. A.Ş den teklif talep edildiği. 14.10.2021 Tarihli Teklif Formunda özellikleri belirli olan ... Kovan Vida için 40.500,00 TL. + KDV bedeliyle (nakliye ve montaj hariç) anlaşılmış olduğu.
• Davacı ... San. Tic. A.Ş. Tarafından; - Peşinat olarak, 26.10.2021, 15.12.2021 Tarihlerde toplam: (20.000,00-TL + 27.790,00 TL.) = 47.790,00-TL, 8 ... San. Tic. A.Ş ne ödendiği defter kayıtlarında görüldüğü;
• Davalı, ...San. Tic. A. Ş Tarafından 17.12.2021 Tarihli, ... Nolu İrsaliye, ... nolu Fatura, 40500,00+ KDV 7.290,00 = 47.790,00 TL. Tutarlı olarak ... San.Tic.A.Ş. Adına düzenlendiği,
• Dava konusu ... Kovan Vida Ürünler HATALI olduğu gerekçesiyle; Davacı ... San.Tic.A.Ş tarafından 06.09.2022 Tarihli ... nolu 47.790,00-TL KDV dahil İADE E- Fatura düzenlenerek ... San. Tic. A.Ş ne geri gönderildiği, iade işleminin şirketin yasal defterlerinde 5355 nolu yevmiye fişinde ilgili muhasebe hesaplarında kayıtlı olduğu,
• 47.790,00 TL. Tutarlı İADE FATURA bedelinin ödenmemesi üzerine, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası üzerinde İLAMSIZ İCRA Takibi Başlatıldığı ve 05.10.2022Tarihinde Tebliği Edildiği;
• Davalı Şirket Tarafından ÖRNEK NO
: 7 Ödeme Emrine 07.10.2022 Tarihinde itiraz edilmesi nedeniyle icra takibin durması sonucu Sayın Mahkeme nezdindeki ... Esas Sayılı "itirazın iptali" Davası açılmıştır.
Sonuç olarak;
1-) Davalı- ... San. Tic. A. Ş nin Davacı- ... San.Tic.A.Ş ne 05 Ekim 2022 Tarihi İtibariyle 47.790,00 TL. Borçlu olduğu; Sayın Mahkeme Tarafından; Dava ve Alacak konusu .... Kovan Vida ürünlerin teknik Resmi Çekilen eski Vidalara uygun olmadan Hatalı/Ayıplı şekilde imal edilmiş olduğu hususunun kabul edilmesi durumunda;
2-) Dava konusu ..... Kovan Vida ürünlerin teknik Resmi Çekilen eski Vidalara UYGUN OLARAK imal edildiği hususunun kabul edilmesi durumunda; Davalı- ... San. Tic. A. Ş nin; Davacı- .... San.Tic.A.Ş ne 47.790,00 TL. Borcunun oluşmayacağı; Sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda:
Teknik Değerlendirme Bakımından
:
İnceleme konusu helezon dişliye sahip milin ön kısmı kovana sürtünerek termal gerilime maruz kalırken, arka kısımlarında kovana sürtme ve termal gerilim izlerinin olmamasından, milin ölçüsünün bozuk olduğu tespit edilmiş, milin ön kısmının arka kısmına göre kovan ile arasındaki tolerans ölçü değerinin farklı olduğundan, ölçü dengesizliğinden dolayı üretilen ürünü homojen bir şekilde üretilememesine neden olduğu anlaşıldığından dolayı, davalının üreterek davacıya satmış olduğu vida - kovan grubu makine parçasının ayıplı olduğu, makine parçası üzerinde bulunan helezon dişliye sahip milin ölçü bozukluğunun görsel olarak makul bir inceleme ile tespitinin mümkün olmamasından, ölçüsü bozuk olan mile sahip makine parçası ile üretilen ürünün kusurlu olması ile makine parçasının ayıplı olduğunun anlaşılabilir olmasından dolayı makine parçasının gizli ayıplı olduğu, Ayıbın, üretim aşamasında mil kovan arasındaki dişli ölçü toleranslarına dikkat edilmeden üretim yapılmış olmasından kaynaklı olduğu, Ayıbın kullanımdan kaynaklanmadığı, Ayıbın üreticinin kastı veya ağır kusurundan değil, üretim aşamasında teknik ölçüye uyma konusunda yeterli özeni göstermemesinden kaynaklandığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Davaya konu makine parçasının satış tarihindeki değeri olarak tarafların mutabık oldukları 47.790,00 TL’ nin makul olduğu, ayıplı makine parçasının mil ölçüsü düzeltilerek ayıbın giderilmesi teknik olarak mümkün olmakla birlikte, ayıplı olan mil makine parçası ısıl işlem görmüş bir parça olmasından dolayı parçanın yeniden işlenerek ölçüsünün düzeltilmesi işlemi öncesi yeniden yapılacak tavlama ısıl işlemin maliyetinin ve parça işleme maliyetinin toplamının yeniden yapılacak üretim bedelinden daha yüksek olmasından dolayı ayıbın giderilmesinin ekonomik olmayacağı, parçanın hurda olarak sovtaj değerinin bulunduğu, dış kovanın yeniden işlem görerek kullanılmasının mümkün olduğu yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucuna göre; ayıplı makinenin kovan bölümünün ve hurda olan mil bölümünün toplam sovtaj değerinin satış tarihi itibarıyla 15.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mali İnceleme Bakımından;
a. Davalı şirketin muhasebe kayıtlarında, davacı şirketin 120-Alıcılar Hesabının,
... SAN. VE TİC. A.Ş. alt hesabında kayıt altına alındığı,
b. Davacı tarafından █████/2021 tarihli 20.000,00-TL ve █████/2021 tarihli 27.790,00-TL olmak üzere toplam 47.790,00-TL ödeme yapıldığı,
c. Davacı tarafından yapılan ödemelere karşılık, Davalı üretici/satıcı firma tarafından, dava konusu makine ile ilgili █████/2021 tarih ve ... no’lu 47.790,00-TL tutarlı faturanın düzenlenerek taraflar arasındaki borç/alacak bakiyesinin kapatıldığı,
d. Davalının düzenlemiş olduğu dava konusu makineye ilişkin satış faturasına karşılık, satış faturasının düzenlendiği █████/2021 tarihinden yaklaşık dokuz(9) ay (8 ay, 20 gün) sonra Davacı tarafından █████/2022 tarih ve ... no’ lu “iade faturasının” düzenlendiği,
e. DAVALI ŞİRKET tarafından, Davacı şirketçe düzenlenen iade faturasının kabul edilerek kayıtlara geçirilmesini takiben dava konusu makine ile ilgili █████/2022 tarih ve ... no’ lu 47.790,00-TL tutarlı faturanın düzenlenerek hesabın kapatıldığı tespit edilmiştir.
Genel Bakımdan
:
i. Davalının yükümlülüğünün davacı şirkete vida üretimi; davacının edim yükümlülüğünün ise, buna karşılık bedel ödeme yükümlülüğü olduğu; anılan edimler eser sözleşmesinin tipik unsurlarından olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu,
ii. Somut uyuşmazlıkta, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının mevcut olduğu; davacı ayıplı ürünlerin değiştirilmesini veya onarılmasını ya da eseri alıkoyup bedelden indirim isteme hakkına sahip olduğu, davacının dönme talebinde bulunduğu, Teknik bakımdan yapılan tespitler karşısında İşsahibinin bu eseri kabule zorlanamayacağı ve bu sebeple sözleşmeden dönebileceği kanaatine ulaşıldığı, Sayın Mahkeme, eserdeki ayıbın dönmeye yeter derecede olmadığı kanaatindeyse, TBK m.475/b.2 uyarınca bedelde indirim yapma veya b.3 uyarınca ücretsiz onarımına karar vermeye bütünüyle muhtar olduğu,
iii. Yüklenicinin ayıptan sorumluluğu sebebiyle işsahibinin sözleşmeden dönmesi halinde,
tarafların karşı edimleri iade ederek hukuki ilişkinin tasfiye edilmesi gerektiği, buna göre ayıp sebebiyle sözleşmeden dönen davacının var ise elinde kalan vidaları davalıya teslim etmesi, davalının da bu iş sebebiyle kendisine ödenen bedeli iade etmesi gerekmekte olduğu,
Sonuç ve kanaatini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; taraflar arasındaki faturaya konu ürünlerin satışına ilişkin satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile ürün bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı tarafça, taraflar arasındaki faturaya konu ürünlerin satışına ilişkin satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından kendilerine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu, davalı tarafa haber verilmesine rağmen ayıbın giderilmediğini, ayıplı ürün bedelinin iadesi için iade faturası düzenlendiğini, ancak davalı tarafın ürün bedelini iade etmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Davalı taraf ise, dava konusu ürünlerin ayıplı olmadığını, ayıp ihbarının ve ayıp tespitinin yapılmadığını, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari satıma konu davalının üretip davacıya sattığı vidaların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davacının ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebi yönünden oluşturduğu iade faturasının tahsili talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosyaya yansıyan taraf beyanları, tanık anlatımlarından davalının davacının siparişi doğrultusunda numuneye göre isteği üzerine vida ürettiği ve esasında bir eser meydana getirdiği bu kapsamda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir eser sözleşmesi meydana getirdiği değerlendirilmiştir. Davalı ayıp iddiasını kabul etmeyerek davacının makinesinde kusur ve sorunların bulunabileceğini vidalarda bir kusur bulunmadığını beyan etmiş, mahkememizce davacının makinesi üzerinde de deneme yapılmak sureti ile davalının ürettiği vidaların makine mühendisi bilirkişi tarafından incelenmesi istenmiş ise de davacının vidaların davalı uhdesinde bulunduğunu, kendi makineleri üzerinde deneme yapılmasının mümkün olmadığını belirtmeleri üzerine davalının uhdesindeki vidalar üzerinde taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bir vida üretimi yapılıp yapılmadığı, vidalarda bir ayıp bulunup bulunmadığı var ise ayıbın niteliği konusunda inceleme yapılması sağlanabilmiş olup, buna ilişkin bilirkişice yapılan incelemede, davalının üreterek davacıya satmış olduğu vida - kovan grubu makine parçasının ayıplı olduğu, ayıbın, üretim aşamasında mil kovan arasındaki dişli ölçü toleranslarına dikkat edilmeden üretim yapılmış olmasından kaynaklı olduğu, Ayıbın kullanımdan kaynaklanmadığı, Ayıbın üreticinin kastı veya ağır kusurundan değil, üretim aşamasında teknik ölçüye uyma konusunda yeterli özeni göstermemesinden kaynaklandığı görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan bu tespit ve değerlendirmeler ışığında, davalının üretip davacıya sattığı vidaların gizli ayıplı olduğu ve ayıbın giderilmesinin ekonomik olmayacağı teknik bilirkişi tarafından bildirilmekle birlikte davacının da bu yönde bir talebinin olmadığı, talebinin ayıplı ürünün geri verilerek ödenen bedelin iadesi yönünde olduğu ve davacının bu yönde talebinin yapılan teknik inceleme ve tespitler ile yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından davacının vidaları davalıya geri iade ettiği anlaşılmış olup, vidaların satım bedelinin iadesinin tahsili amacıyla düzenlediği iade faturasının davalıdan tahsili talebinin yerinde olduğu da anlaşılmakla, vidaların satım bedeli olan 47.790,00 TL'lik iade faturası üzerinden başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş, asıl alacağa konu iade faturasının belirlenmesinin eserin ayıplı olup olmadığının belirlenmesine ve bu kapsamda yargılamayı gerektir bulunmasına göre likit olmadığı değerlendirildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile;
- Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
- İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.264,53‬-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 577,19-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 2.687,34‬-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı ve 577,19-TL peşin harç olmak üzere 657,89‬-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 31.270,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!