Kira sözleşmesi ve teminat senedi tartışması ekseninde açılan menfi tespit davasında, birden çok icra takibiyle fazla tahsilat iddiaları sonrası, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği ret kararının onanması.
Özet: Kira sözleşmesi ve teminat senedi kaynaklı icra takipleri sonucunda fazla tahsilat yapıldığı ve haksız satışlar gerçekleştirildiği iddialarıyla davacının menfi tespit ve tazminat taleplerine ilişkin bu davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, davalının temyizi üzerine bononun teminat vasfının ispatlanamaması ve eksik inceleme gerekçeleriyle bozulmuş; bozma sonrası yeniden yargılamada davacının tüm talepleri reddedilmiş ve Yargıtay, bozmaya uygun yapılan inceleme neticesinde, kesinleşen hususların yeniden incelenemeyeceği gerekçesiyle bu red kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında 20.01.2007 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli ve 42.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığını, davalıya kira bedellerinin teminatı olarak 20.01.2007 tanzim tarihli ve 38.500,00 TL bedelli bir bono verildiğini, davalının söz konusu bonoya dayanarak önce 14.500,00 TL alacak üzerinden takip başlattığını, takip dosyasında haczedilen malların ihale ile satışının yapıldığını, ayrıca alacaklı vekiline 20.000,00 TL nakit ödeme ile çek verildiğini, sonra senet bakiyesi 24.000,00 TL alacak için başka bir takip daha başlatıldığını, bu dosya borcunun da ödendiğini, daha sonra ise kira sözleşmesine dayanılarak kira alacaklarının tahsili için takip başlatıldığını, diğer dosyalarda tahsilat yapılmasına rağmen bu dosyadan da tahsilat yapıldığını, müvekkilinin bu icra takibine itirazda bulunması üzerine açılan dava sonucunda itirazın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürerek; müvekkilinin davalı şirkete karşı 39.270,00 TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatın iptali ile aynı tutarın müvekkili lehine kötü niyet tazminatı olarak hükmedilmesine, davalı şirketin başlattığı haksız icra takipleri nedeniyle satılan menkul ve gayrimenkul malları nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini arttırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; takibe konu edilen bononun teminat senedi olmadığını, davacı hakkında mükerrer takip yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 23.10.2019 tarihli kararıyla; davacının menfi tespit talebinin kabulüne, davalıya 39.270,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazla yapılan ödemeler yönünden talebinin kısmen kabulüne, 95.239,59 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmedilen inkar tazminatının iptali ile aynı tutarın kötü niyet tazminatı olarak hükmedilmesine ilişkin talebi ile haksız satış nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 09.11.2021 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasına aktarılan ödeme dikkate alınarak, davacının dava tarihi itibariyle takibe konu kira borcu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğinden bahisle, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kira ilişkisinden kaynaklanan kesinleşmiş Antalya 2. İcra Müdürlüğü ██████████ E. sayılı takip dosyasındaki kira borçlarını ödediğini belge ve delillerle ispatlayamadığı, bonodan kaynaklı kesinleşmiş takiplere binaen yapılan satışların haksız kabul edilemeyecği, takip borçlarının yapılan satışlardan kapatıldığı gerekçesiyle, davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ
:A. Temyiz SebepleriDavacı vekili; 38.500,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğunu, davalının açmış olduğu icra takipleri nedeniyle müvekkilinin taşınmazlarının satıldığını, yapılan bir kısım ödemeler dosyaya hiç bildirilmeyerek fazla tahsilat yapılmasına sebebiyet verildiğini, davalının takibe konu senedin başka bir ticari ilişki nedeniyle verildiğini beyan ettiğini, ancak müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiyi açıklayamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapıldığı, kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.