Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki parasal kesinlik sınırının altında kalan sıra cetvelinin iptali davasında temyiz isteminin reddi ve usul yasası değişikliğinin geriye yürümezliği ilkesinin uygulanması.
Özet: Sıra cetvelinin iptali kararına yönelik itirazın bölge adliye mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunda, temyize konu miktarın şikayet tarihinde yürürlükte olan kanuna göre temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu ve usul hukukundaki değişikliklerin tamamlanmış hukuki süreçleri etkilemeyeceği prensibi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne ve sıra cetvelinin iptali kararına karşı şikayet olunan Muratpaşa ve ... Vergi Daireleri vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde şikayet olunan ... ve ... vergi daireleri vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır” hükmü 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi hükmü ile, “341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır” şeklinde değiştirilmiştir. Öncelikle bu değişikliğin 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durmak gerekir.
Usul kurallarındaki değişiklikler tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Bu ilkeye HMK 448. maddede kural olarak da yer verilmiştir. Verildiği tarihteki usul kurallarına göre temyiz yolu kapalı olan bölge adliye mahkemesi kararları verildiği tarihte şekli anlamda kesinleşir ve aynı zamanda şekli anlamda kesin hüküm oluşur. Şekli anlamda kesin bir karar verilmesi aynı zamanda davayı da sona erdiren tamamlanmış bir işlemdir. Bu tarihten sonra yürürlüğe giren bir usul kuralının şekli anlamda kesinleşmiş karar ile sona ermiş olan bu davada uygulanması mümkün değildir.
Verildiği anda kesin olmasına rağmen temyiz yoluna başvurulmuş olması, bu temyiz talebi hakkında bir karar verilmemiş olması, karara kesinleşme şerhi verilmemiş olması şekli anlamda kesinleşmeyi öteleyip ertelemez. Verildiği anda kesin olan bir karar için bu nedenle verilecek temyiz talebinin reddi kararı ile o kararın verildiği tarihte kesinleşmiş olduğu tespit edilmiş olur. Kararın kesin olmasına rağmen temyiz edilmiş olması da Kanun değişikliğinin uygulanması gerektiği sonucunu doğurmayacaktır.
Öte yandan verildiği anda kesin olan bir karar, şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği kadar maddi anlamda da kesin hüküm teşkil eder. Şeklî anlamda kesinleşen ve maddi anlamda da kesin hüküm gücüne sahip bulunan bir karar, kesin hükme saygı ve kesin hükmün bağlayıcı olması ilkelerinin kapsamındadır. Bir hukuk sisteminde yargının verdiği ve bağlayıcı olan kesin hüküm, taraflardan biri açısından işlevsiz duruma getirilmişse bu kesin hükmün otoritesini, saygınlığını ve bağlayıcılığını sarsıp ortadan kaldıracak adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin de bir anlamı kalmayacaktır. Mahkemeye erişim hakkı adil yargılanma hakkının unsurlarından ise de kararın icrası hakkı da unsurlarındandır. Mahkemeye erişim hakkı kanun hükümlerinin sonucu olarak sınırlandırılmış ve sonucunda kesin hüküm oluşmuş ise artık kararın icrası hakkı devreye girecek ve kesin hükmün bağlayıcılığı, saygınlığı ve otoritesinin tartışılmazlığı söz konusu olacaktır.
Anayasa Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla istinaf ve temyiz kesinlik sınırı yönünden iptal kararı verilmiş ise de aynı zamanda doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğü gerekçesiyle iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve bu süre dolmadan kanun değişikliği gerçekleşmiş olduğundan iptal kararının da uygulanması mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize konu kararın 04.06.2025 tarihinden önce verilmiş olması halinde HMK 341 ve 362. maddedeki kesinlik sınırınin karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda, bölge adliye mahkemesi kararı 20.06.2025 tarihindedir.
Dosya içeriğine göre şikayetçinin sıra cetvelinde karşı koyduğu miktar, 86.160,58 TL olup şikayet tarihi olan 2022 yılı itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
SONUÇ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince verilen karar kesin nitelikte olduğundan şikayet olunan Muratpaşa ve ... vergi daireleri vekillerinin temyiz istemlerinin REDDİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!