Bankanın, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesini ihlal ettiği iddiasıyla şirket ve müteselsil kefillere karşı açtığı itirazın iptali davasında, davalıların ticari zorluklar ve bankanın mutabakata aykırı şart değişiklikleri savunması.
Özet: Bu dava, davacı bankanın, borçluları ve müteselsil kefillerle imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin borçlularca ihlal edilmesi ve feshedilmesi üzerine, başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptali talebini içermektedir. Davacı banka, borçluların yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu temerrüde düştüğünü ve alacağının muaccel hale geldiğini belirterek, itirazların iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Davalılar ise savunmalarında, uluslararası havayolu taşımacılığı birliğinin hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle ticari faaliyetlerinin engellendiğini, bu durumun kendilerini finansal yeniden yapılandırmaya zorladığını ve bankaların müzakerelerde anlaşılan şartları sürekli değiştirmeye çalıştığını iddia ederek, davacıya borçlu olmadıklarını ve davanın reddi gerektiğini savunmaktadırlar.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile ... A.Ş. arasında bedelli kredi sözleşmesinin imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmeleri ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, devam eden süreçte davalı borçlular tarafından davacı bankaya başvurularak borçlarının yapılandırılmasını talep ettiklerini, yapılan müzakereler sonucunda, davacı danka ve diğer alacaklı bankalar ile ortak bir anlaşmaya varılarak, ... tarihinde "Finansal YenidenYapılandırma Sözleşmesi" imzalandığını, ... ve ... tarihlerinde ise FYYS ek protokollerin imzalandığını, bu sözleşmelere kredi sözleşmelerinde yer alan müteselsil kefiller yanında ... A.Ş. ile ... . A.Ş.’nin de müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalıların FYYS hükümlerine aykırı olarak ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile FYYS nin sonlandırıldığını, davacı bankanın alacağı ödenmediğinden borçluların temerrüde düştüklerini ve alacaklarının muaccel hale geldiğini, bu nedenle icra takibinin başlatıldığını, davalıların borca ve takibe itiraz ettiklerini beyanla bakiye alacağı talep etme, fazlaya, faize ve hesap hatalardan kaynaklı düzeltmelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... / ... E. sayılı dosyasına yönelik olarak davalıların itirazlarının iptali ile takibin, takip tarihi itibariyle, takip talebinde yazılı şartlarla devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalının, inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların, davacıya dava konusu tutarda bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılardan ... A.Ş., ... ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... A.Ş. nin turizm alanında faaliyet gösteren şirketler olup sahibi oldukları online seyahat sistemleri vasıtasıyla acenteler ile havayolu şirketleri gibi seyahat ürün tedarikçilerini buluşturarak uçak bileti, konaklama gibi seyahat ürünlerinin satışını sağladıklarını, diğer davalılar ... ve ...’ın ise davalı şirketlerin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, ..., ... ... ve ... ... yılına kadar Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği’ne (...) akredite olarak faaliyet gösterdiklerini, ... yılının son çeyreğinde ... nın hukuka aykırı bir şekilde ... ... (... ) ismi verilen bir program yayınlandığını ve bu program çerçevesinde ... sayılı karar çerçevesinde ...; ..., ... ... ve ...’e ait toplam ... USD tutarında teminat mektubu bulundurmasına rağmen, adı geçen davalı şirketlerden teminat mektuplarını ... .- USD gibi astronomik bir rakama yükseltmesini istediğini, taraflar arasındaki sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla ..., ... ... ve ... tarafından ...’ya çeşitli çözüm önerilerinde bulunulmuş olmasına rağmen ... çözüm bulmak yerine ..., ... ... ve ...’in bilet satış yetkisini dondurarak onların ticari faaliyetlerini yerine getirememesine sebep olduğunu, bu gelişmeler neticesinde aralarında davacı bankanın da olduğu 10 banka ile finansal yeniden yapılandırma sürecinden yararlanmak için ... yılının ... ayında başvuruda bulunulduğunu, başvurunun karşı tarafını ... dışında ayrıca ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... A.Ş. oluşturduğunu, yapılan başvuruya istinaden lider banka pozisyonunda bulunan ... ... A.Ş.’nin (... ... ) koordinasyonunda finansal yeniden yapılandırma sürecine başlandığını, ... ...’nın talebi doğrultusunda ... aracılığıyla denetim raporu hazırlanmasına istinaden Covid-19 pandemisinin sebep olduğu tam kapanma sürecinin başlamasına bir hafta kala davacının da aralarında olduğu bankalar ile davalılar arasında bir dizi görüşme yapıldığını, söz konusu görüşmeler neticesinde, bankalarla finansal yeniden yapılandırma sürecine konu risklerin faiz oranının %9 olacak şekilde Türk Lirası üzerinden yapılandırılması konusunda sözlü mutabakat sağlandığını, bu mutabakata rağmen toplantı sonrasında aralarında ...'ın da olduğu bankaların sürekli olarak üzerinde mutabık kalınan şartları değiştirmeye çalıştığını ve davalılardan her seferinde kabul edilmesi mümkün olmayan taleplerde bulunduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda davalılar ile ... A.Ş. (... ...) dışındaki diğer bankalar arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi si imzalandığını, ... tarihli bu Sözleşme’nin 8. sayfasında yer alan ve “Başvuru Tarihi İtibarıyla Alacak Dağılımı” başlığını taşıyan tablodan da görüleceği üzere Sözleşme’deki ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasının kararlaştırıldığını, tablonun altında “Alacaklı kuruluşlardan USD, EUR ve RUB olarak beyan edilen alacaklar ... tarihli TCMB döviz satış kurları bazı alınarak TL’ye çevrilmiş ve TL olarak sunulmuştur. (USD/TL: ... EUR/TL: ... RUB/TL:...)” ifadesinin yer aldığını, aralarında ...'ın da bulunduğu bankaların önemli bir kısmı, ...’ın eksik kalan imzasını gerekçe göstererek Sözleşme’nin ifa sürecini askıda bıraktıklarını, aralarında ...'ın da bulunduğu Sözleşme tarafı bankaların Sözleşme’nin ifa sürecini sürüncemede bırakması neticesinde davalı şirketlerin ... aktif olmadığından ve hesapları üzerindeki blokeleri kalkmadığından davalıların otellerle, acentelerle ve diğer iş ortaklarıyla ticaret yapamayarak ... yılının turizm sezonunu kaçırdıklarını, 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na eklenen Geçici 32. maddede Finansal Yeniden Yapılandırmanın düzenlenme amacının gerçek ve tüzel kişilerin istihdama katkıda bulunmaya devam etmesine imkan verilmesini sağlamak olduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, davalıların istihdama katkıda bulunmaya devam edebilmesi için hesapları ve ...’ları üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, sözleşmedeki eksik imzayı tamamlamaları için ... ... ile defalarca görüşme yapıldığını, ... ... ’ın son imzayı hala tamamlamaması üzerine davalılarca ... tarihinde bankaya ihtar yazıldığını, nihayetinde ... tarafından da eksik imzanın tamamlandığını, ancak imza aşamasına kadar geçen dönemde Türkiye’deki ekonomik konjonktürün değiştiğini, Amerikan Doları ve Euro kurunda meydana gelen artışlar sebebiyle sözleşme tarafı bankaların, Sözleşme’nin yukarıda yer verilen, “ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasına” ilişkin maddenin varlığına rağmen bankalar arası bir tavsiye kararını bahane ederek riskleri yabancı para üzerinden kurgulamaya çalıştığını davalıların anlaşmalı olduğu bankalara giden haciz blokelerinin kaldırılmaması sebebiyle davalıların ... yılı turizm sezonunu kaçırdığı gibi ... yılı ... ayında ... – ... savaşının başlaması sebebiyle Türkiye’ye gelen turist sayısı tahmin edilenin çok altında kaldığından davalıların diğer turizm aktörleri gibi beklenen gelirleri elde edemediklerini, yaşanan bu süreç sebebiyle bankalarla tekrar görüşmeye çalışılmış ise de; bankaların, uzlaşmaz tutumlarını sürdürdüklerini, nihayetinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi feshedilerek davalılar hakkında takibe geçildiğini, davalıların takip konusuna ilişkin borcu olmadığını beyanla Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı dosyası nezdinde yapılan yargılama sonucunda verilecek olan kararın mahkememiz dosyasını da etkileyeceğinden Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas, .../... sayılı takip dosyaları ile dava konusu takibe dayanak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyaları yönünden derdestlik itirazında bulunduklarını beyanla haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine, itirazın iptaline konu icra takibinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde başlatıldığından davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yükümlü kılınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak, kredi sözleşme asılları, hesap bildirim cetvelleri, yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak ... tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, ... ve ... tarihli ek protokolleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../..., ..., ... Esas sayılı takip dosyalarının Uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; Dava dosyasının niteliği dikkate alınarak İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, re'sen seçilecek 3 kişilik bankacılık mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişilerine tevdi ile takibe dayanak ...tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ile asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden yapılan ödemeler, hesap hareketleri ve ihtarnameler göz önünden bulundurulmak suretiyle takip tarihi itibariyle her bir borçlu yönünden ayrı ayrı sorumluluk miktarları ile talep edilebilecek alacak tutarına ilişkin gerekirse bankanın genel merkezinden yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler ... ..., ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Dosyada bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesindeki finansal yapılandırma sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında temerrüde düşülmesi halinde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağına dair düzenlemenin bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığı mahkememizde benzer uyuşmazlığa ilişkin dava dosyalarında bu sebeple yeniden başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği görülmekle usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkeleri dikkate alınmak suretiyle, rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmaksızın mahkememizce dava dosyasının yeniden oluşturulacak 3 kişilik bankacılık mevzuatında uzman bilirkişi heyetinden ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesi hükümleri, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi hükümleri ile temerrüt faizinin uygulanmasına ilişkin Yargıtay uygulamaları dikkate alınmak suretiyle bilirkişi raporu ile bilirkişi heyet raporları arasındaki çelişkileri giderir mahiyette mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler ... ... ... ... tarafından mahkememize ibraz edilen ... tarihli raporda özetle; "...
1) Dava konusu alacak tutarının, davacı ... A.Ş. ile davalı asıl borçlu ... A.Ş. arasında imzalanan Türk Lirası ve USD para cinsinden düzenlenen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden, davalı şirkete kullandırılan ve nakde dönen Türk Lirası ve USD cinsinden Teminat Mektupları borçlarından kaynaklandığı,
2)Davacı bankanın da arasında yer aldığı alacaklı bankalar ile davalı asıl borçlu ve kefiller arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile ... tarihli, “... Tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’ne Ek Sözleşme”nin imzalandığı,
3)İmzalanan söz konusu sözleşmeler kapsamında kredi borçlarının, ... tarihli ödeme planları ile yapılandırıldığı, ancak ödeme planlarında yer alan ilk taksitler dahil, herhangi bir geri ödemenin yapılmaması nedeniyle, davacı tarafından noter aracılığıyla keşide edilen
ihtarname ile davalı asıl borçlunun ... tarihinde, davalı kefillerin ise ... tarihinde temerrüde düştükleri,
4)Davalıların temerrüde düşmesi nedeniyle Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’nin 13’ncü maddesi uyarınca, davaya konu krediler için, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceği,
5)Davalı asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın ... takip tarihi itibariyle toplam ... TL tutarında Nakit talep edilebilir alacağı bulunduğu,
6)Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde, davalı ..., ... ve ... A.Ş.’nin ayrı ayrı ... USD ve ... TL tutarında kefalet imzaları bulunduğu, USD para biriminden düzenlenen Genel Kredi sözleşmesinin takip tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı hesaplandığında, adı geçenlerin toplam ... TL (= ... TL + ... TL) tutarında; diğer davalılar ... ... A.Ş., ... ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin ise ayrı ayrı ... TL tutarında geçerli kefaletleri bulunduğu,
7)Davalı kefillerin kefalet tutarları esas alındığında;
a) Kefiller ..., ... ve ... A.Ş. Yönünden : Adı geçen kefiller ... tarihte temerrüde düştükleri dikkate alınarak yapılanhesaplama sonucunda, takip tarihi itibariyle davacı bankanın adı belirtilen kefillerden toplam ... TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu
,b) Kefiller ... A.Ş., ... Ticaret A.Ş. ve ... ... A.Ş. Yönünden : Temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın davalı asıl borçludan ... TL Asıl Alacak tutarı bulunduğu hesaplanmıştır. Ancak, ... tarihinde temerrüde düşen adı geçen kefillerin kefalet tutarları ... TL’dir. Adı geçen kefiller, temerrüt tarihi itibariyle borçtan kefalet limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceklerinden, sözü edilen kefiller bakımından temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak tutarının ... TL olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu kefalet limiti asıl alacak tutarı olarak esas alındığında, davacı bankanın takip tarihi itibariyle adı geçen davalı kefillerden toplam ... TL talep edilebilir alacağı bulunduğu hesaplanmaktadır. Ancak davacı banka tarafından ... TL talep edildiğinden, taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı,Takip tarihinden itibaren asıl borçlu ile davalı kefiller ..., ... ve ... ... yönünden ... TL’lık asıl alacak tutarına, diğer davalı kefiller ... A.Ş., ... ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden ise ... TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren yıllık % 63,00
oranından temerrüt faizi talep edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1.Maddesinde
: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Açılan dava süresindedir.
Eldeki dava yönünden Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayalı takip başlatılmıştır.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesi ve ekleri ile taraflar arasında düzenlenen takibe dayanak kredi sözleşmelerinden sonra dava dışı bankalarında dahil olduğu ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen ... tarihli sözleşmelerdeki ödeme planına göre ödemelerin yapılması gerektiği, ancak davalı banka ve dava dışı bankaların yapılandırma sözleşmesini haksız olarak feshettikleri gerekçesiyle takibe, takipteki faize ve kefalete ilişkin koşullara itiraz edilmiş, ayrıca davalı banka ile dava dışı bankalar aleyhine açılan mahkememizin ... /.. Esas sayılı dava dosyasının eldeki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talep edilmiştir.
Yine davalı tarafça davacının Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /... Esas, ... /... sayılı takip dosyaları ile dava konusu takibe dayanak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyaları yönünden derdestlik itirazında bulunulmuştur.
Davalıların bekletici mesele talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce eldeki dava dosyasının ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemine, söz konusu dava dosyasının ise, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin haksız feshi ile uğranılan zarara ilişkin olduğu, bu dava dosyası yönünden ... tarih .. /... Esas, ... /... Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş olmakla bekletici mesele talebinin yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.
Davacı bankanın kredi borcunun tahsili istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapabileceği hususu dikkate alınarak derdestlik itirazına da itibar edilmemiştir.
Davacı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında ... tarihli ... USD bedelli, ... tarihli ... TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, söz konusu sözleşmelerde davalılar; ..., ... ve ... A.Ş.’nin ayrı ayrı ... TL ve ... USD tutarında, ... A.Ş., ... ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin ayrı ayrı ... TL tutarında kefalet imzalarının bulunduğu kredi sözleşmelerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davacı bankanın da bulunduğu bir kısım bankalar ile davalılar arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmede de asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla davalıların kefalet imzalarının mevcut olduğu görülmüştür.
... tarihli sözleşmede Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin alacaklı kuruluşlar ile kredi borçluları ve müteselsil kefiller arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmelerinin/taahhütnamelerinin her ne ad adı altında olursa olsun borç doğuran her türlü sözleşme ve eklerinin geçerliliğinin ortadan kaldırmadığı ve bunlara ek olmak üzere imzalandığı, alacaklı kuruluşlar nezdindeki tüm kredilerin yapılandırma tarihindeki TCMB. Döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilerek yapılandırılacağı, sözleşmenin 6.7 maddesinde yapılandırılan kredilere TL para birimi üzerinden azami yıllık %12 faiz ve yasal eklentilerinin uygulanacağı, sözleşmenin 13/1 maddesinde de borçlu ve/veya müteselsil kefiller tarafından iş bu sözleşme ile taahhüt edilen kredi ödemelerinden herhangibirinin zamanında ve/veya kısmen, tamamen yerine getirilememesi halinde temerrüt ve muacceliyet halinin oluşacağı düzenlemelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı banka ile dava dışı bankalar ve bir kısım davalılar arasında ... tarihli ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesine ek sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davacı banka tarafından ödeme planlarının revize edilerek ... tarihli yeni ödeme planları oluşturulduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi kapsamında davalı kefillerin kefaletinin geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile ... tarihli bu sözleşmenin eki niteliğindeki sözleşme kapsamında yapılandırılan dava konusu kredilere ait taksitin ödenmediği ve bu kapsamda Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme yönünden hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçluya ... tarihinde bila tebliğ iade edildiği, kefillere ise ... tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat ihtarnamesi davalı asıl borçlunun genel kredi sözleşmesindeki adrese göre düzenlenmiş olmakla usulüne uygun tebliğ edilmiş sayıldığı, asıl borçlu yönünden hesap kat ihtarnamesindeki sürenin dolmasıyla ... tarihinde, davalı kefiller yönünden ise, ... tarihinde temerrüde ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Mahkememizce bu noktada incelenmesi gereken husus asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden ilamsız takipte talep edilen alacak ve uygulanan faiz oranları yönünden genel kredi sözleşmesi ve finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ile eki sözleşme hükümlerinden hangisinin uygulanacağıdır.
Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin I-10. maddesinde, “Müşteri borcunu ödemeyerek veya GKS’nin VI. maddesinde belirlenen temerrüt hallerinden birinin gerçekleşmesi nedeniyle temerrüde düşmesi halinde, temerrüdün doğduğu tarihten fiili
ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar işleyecek Bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyeceği,...” hükmü yer almaktadır.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesinde ise; "“(…) Temerrüt durumunda, Alacaklı Kuruluşlar’ın, her birinin alacaklarını tahsili için işbu Sözleşme ve Kredi Borçluları ve Müteselsil Kefiller ile akdedilen Genel Sözleşmeler’e dayalı olarak alacakların tahsili için icra takibi ve dava açmak dahil tüm hak ve yetkileri kullanma, tüm yasal yollara başvurma hakları mevcuttur. Aynı çerçevede Alacaklı Kuruluşlar mevcut takiplere takip talebindeki ve Genel Kredi Sözleşmeler’deki şartlarla devam edebilir. (…) temerrüt halinde kredi sözleşmelerinde yer alan temerrüt hükümleri ve temerrüde ilişkin faizin/gecikme cezasının uygulanacağını, artık bu sözleşmedeki faiz/kar payı oranlarının da uygulanmayacağını (…) beyan, kabul ve taahhüt ederler” hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş ... tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..."
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yeniden yapılandırma protokolünde referans numaraları belirlenen tüm kredilerin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının tespit edildiği, buna göre protokole dahil edilen tüm kredilerin davalının kefil imzasının bulunmadığı ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığı, bu nedenle davalının borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafça süresi içerisinde davaya cevap verilmediği ancak davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunularak bu dilekçede davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, dava maddi hukuka ilişkin bir sebeple reddedildiğinden davalı lehine reddedilen dava konusu alacak miktarı üzerinden karar tarihindeki nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde ise de vekâlet ücreti miktarı hatalı olarak belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan ... tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplama ile vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir..." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce yukarıda belirtilen kanun maddeleri, Genel Kredi Sözleşmesi, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme ile emsal içtihatlar ve mahkeme ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı bankanın da bulunduğu alacaklılar ile davalılar arasında yapılan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşmenin ... tarihinde feshedildiği, yukarıda belirtilen Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesi uyarınca Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceğinin kabulü gerekmiştir.
Genel kredi sözleşmesi kapsamında yapılan değerlendirmede davaya konu kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %49,50 olduğu, davacı bankanın takip talebinde yıllık %63 oranında faizi talep ettiği taleple bağlılık ilkesi gereği bu oran üzerinden bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davalı kefillerin kefalet limitler ile sorumlu oldukları hesaplanan tutarlar ile bu tutarlara takip talebindeki %5 gider vergisi de eklenmek suretiyle asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden itirazın iptali isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin █████/2013 gün ve ███████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Banka Alacakları İcra müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalılar ... Turizm AŞ ile ..., ... ve ... AŞ, ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ’nin itirazının taleple bağlı kalınarak ... .-TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV olmak üzere toplam ... TL (borçlu davalı kefiller ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ yönünden kefalet tutarları dikkate alınarak ... .-TL asıl alacak ile sınırlı kalmak kaydıyla) üzerinden İPTALİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren asıl borçlu ile davalı kefiller ..., ... ve ... AŞ yönünden ... .-TL lik asıl alacak tutarına, diğer davalı kefiller ... AŞ, ... Ticaret AŞ, ... Tic. AŞ yönünden ise ... .-TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık % 63 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
3-Hükmolunan alacağın % 20’si oranında hesaplanan ... .-TL icra inkar tazminatının (borçlu davalı kefiller ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ yönünden ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) boçlu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Harlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... -TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın (... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ'nin ... TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin (davalılar ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ'nin ... TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... - TL yargılama giderinin (davalılar ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ'nin ... TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... .-TL arabuluculuk ücretinin (davalılar ... AŞ, ... AŞ ve ... AŞ'nin ... TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Davacı tarafından dava açılırken yapılan başvuru ve peşin harç toplamı olan .... TL ilk dava masrafının (davalılar ... ... ... AŞ, ... ... AŞ ve ... AŞ'nin ... TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!