Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasında ağır yaralanarak %88 engelli kalan ve bakıma muhtaç olan davacının, sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bu dava, davacının bir motosiklet kazasında ağır yaralanması sonucu %88 oranında engelli kalarak yaşam boyu bakıma muhtaç hale gelmesi nedeniyle, kazaya neden olan sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte maddi ve manevi tazminat talep etmesini konu almaktadır; davacı, sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederken, davalı sigorta şirketi yetkisizlik itirazında bulunarak sürücünün kusursuz olduğunu ve bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, sorumluluk oluşsa bile sigortalının kusuru oranında ödeme yapmaları gerektiğini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat),
DAVA TARİHİ
: █████/2020
DAVA
: Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVA BAKIMINDAN
:
TALEP
: davacı vekili özetle; davacının, █████/2018 tarihi saat, 14:30 sıralarında ..... plakalı motosikletle Topkapı yönüne giderken, ..... 'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı minibüsün ..... çıkışında davacının motosikletine arkadan çarptığını, kaza nedeniyle davacının başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı darbelerle ağır yaralandığını, ..... Hastanesi'ne kaldırıldığını, önce omurgasından sonrasında da kolundan ameliyat olduğunu, 3 hafta bilinçsiz bir şekilde hayati tehlikesi bulunarak yoğun bakımda yattığını, davacının kendine gelince normal odaya alındığını, tedavisine burada devam edilmiş ve 06.08.2018 tarihinde taburcu edildiğini, davacının aralıklarla giriş çıkış yaparak yaklaşık 2 yıldır .... Hastanesinde, .... Hastanesinde, .... Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, davacının bu kaza nedeniyle halen yürüyemediğini, sol kolunu kullanamamakta, tekerlekli sandalyeye bağımlı olup bakıma muhtaç kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ..... tam kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili tutulan tutanağın gerçek ve somut durumu yansıtmadığını, davalı sürücü hakkında Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile taksirle yaralama suçundan dava açıldığını, dava şartı başvuruların yapıldığını, ..... plakalı aracın davalılardan ..... adına kayıtlı olduğunu, davalı aracın işleteni olarak sorumlu olduğunu, davalı .....'ın aracın sürücüsü ve olayın faili olduğunu, davalı ..... Sigorta AŞ, ..... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını'ni (Poliçe numarası .....) ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasını (poliçe numarası .....) yapan şirket olduğu için sigorta limiti dahilinde maddi tazminattan ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine, sigorta poliçelerindeki sorumlulukları nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi işin gereğini yerine getirmediğini, bunun üzerine tarafımızdan, TTK md. 5/A gereğince tüm sorumlular hakkında dava şartı arabuluculuğa başvuru yapılmışsa da, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılmadığını, maddi tazminat taleplerinin meydana gelen kaza sonucunda davacının beden bütünlüğü zarar gördüğünü, davacının beden gücü kaybına uğradığını ve maddi olarak zarar gördüğünü, davacının tekerlekli sandalyeye mahkum kaldığını, kaza nedeniyle %88 oranında engelli hale geldiğini, kaza öncesi matbaa işiyle meşgul serbest meslek erbabı olduğunu, tedavisinin devam ettiğini, bakıma muhtaç olduğunu ve çalışamadığını, kazadan sonra Bağkur'dan emekli olduğunu, bakımının ailesi tarafından üstlenildiğini, yaşam boyu başkasının bakımına muhtaç kaldığını, davalı asiller ..... ve ..... aleyhine iş bu kazadan dolayı Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak iş bu davayı açtıklarını, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri-yaşam boyu bakım gideri, 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 1.000,00 TL yol ve refakatçi gideri olmak üzere toplamda 10.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe ile limitli olmak üzere davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacının 45 yaşında olduğunu bu nedenle yaşadığı elem, keder , ızdırap, fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmesi nedeniyle, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinin poliçe ile limitli olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK 121 md. gereği delillerin tarafımıza tebliği gerektiğini, müvekkiline dava dilekçesi ekinde kaza ve zarara ilişkin olması gereken belgeler yer almadığını, huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK md.6/1 gereği, müvekkil şirketin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigortalısı olan araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. Maddesinde uyarınca, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağını, araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesinde hayati önemi olan hususların yeniden değerlendirilerek, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, dava konusu kaza sırasında rücuya ilişkin bir durumun mevcut olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının sürekli sakatlık durumunun Adli Tıp Kurumu'nun ..... İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanmalı ve maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabı aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, kalıcı maluliyetin belirlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 18 aylık sürenin geçmiş olması gerektiğini, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın █████-c maddesi gereğince, Davacının dava konusu kaza nedeniyle -var ise- maluliyetlerinin tespitinde yetkili tek kurum Adli Tip Kurumu ..... İhtisas Dairesi'dir. Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi dışında başkaca bir kurumun maluliyet oranına ilişkin rapor düzenlemesi mümkün olmadığını, ayrıca sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı”na ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, mahkemenizce müterafik kusur hususlarının araştırılmasını, tazminat tutarından indirim yapılmasını istediklerini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu talep ettiklerini, haksız fiil nedeniyle ödenen tazminatlar dışında kazadan sonra davacının çalışması nedeniyle elde ettiği gelirlerin de tazminattan düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderlerinin davalı müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik gideri, tedavi gideri, tedaviye bağlı sair giderlerden (ulaşım, ilaç, refakatçi vb.) ve geçici iş göremezlik döneminde ortaya çıkan bakıcı giderinden sosyal güvenlik kurumunun sorumlu olduğunu, davacı yanın bu taleplerinden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı yanın yol refakatçi talepleri, gerçek zarar dışında uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dâhil olmadığını, Poliçe Genel Şartlarının A.6./k maddesi ile gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığını, davaya konu kazaya karışan ..... plaka sayılı araç müvekkil .... Sigorta A.Ş. Nezdinde ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 16.12.███████.12.2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limiti olay başına ve yıllık toplamda 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk klozu ile, manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alındığını, poliçenin teminat kapsamı dahilinde ödeyeceği manevi tazminatlar, maddi ve bedeni zararlar toplamının, poliçede belirtilen maddi ve bedeni ayrımsız limitinden fazla olamayacağını, masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan sorumlulukları olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkiline müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmadığını, belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde davalı sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğu olmadığını, davacı vekilinin avans ticari faiz talebi haksız olduğunu, davacı yanın faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.
Davalılar ...... ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde husumet yöneltildiğini, davacının kazanın gerçekleşmesinde asli ve ağır kusurlu olduğunu, 06.07.2018 günü saat 14.30 da müvekkillerinin sevk ve idaresindeki ..... plakalı sayılı araç ile ..... plaka sayılı araç arasında, 10. Yıl caddesi sahil yolu istikametine doğru seyri sırasında ilerlerken bahse konu trafik kazası meydana geldiğini, sürücü/ davacı .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç 10. Yıl caddesinden sahil yolu istikametine seyir halindeyken, millet caddesi ayrımına geldiği esnada, millet caddesi istikametine gitmek için kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde sol şeride doğru geçerek kazaya kendi ağır kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının olayda asli kusurlu olduğunu, olay günü polis memurları tarafından tutulan tutanaklara da bakıldığında ve olay günü kazayı tespit edip olay yerinde bulunan ve tutanaklara imza atan ..... sicil numaralı .... polis memurlarının da tanık olarak beyanlarına bakıldığında, kazaya sebebiyet veren kişinin davacı olduğunu, davacı/ sürücü ....., sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile olay günü, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun 56/1-a bendini ihlal ederek kontrolsüzce şerit değiştirdiğini ve davalı/sürücü ....'ın sevk ve idaresinde ki ..... plakalı aracın önüne atlayarak kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, somut olayda davacının %100 kusurlu olduğunu, davalıların olayda hiç bir kusuru olmadığını, polis memurları tarafından tutulan tutanağın iddialarını kanıtladığını, somut olayda kusur, hukuka aykırı fiil ve illiyet bağı davalı müvekkiller bakımından oluşmadığını, davalıların sevk ve idaresinde ki aracın yerinde başka bir araç olmuş olsa idi yine aynı sonuçlanacağını, dolayısı ile illiyet bağının olmadığını, haksız fiilin unsurları oluşmadığından davalı müvekkillerinden tazminat talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde işbu dava ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN
TALEP
: davacı vekili özetle; müvekkilinin █████/2018 tarihinde ...... plakalı motosikletle Topkapı yönüne giderken tünel çıkışında .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı minibüsün müvekkilinin kullandığı motosiklete arkadan çarptığını, çarpma sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, hastaneye kaldırıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin omurgasından, kolundan ağır olmak üzere tüm vücudunda muhtelif düzeyde yaralandığını, müvekkilinin önce omurgasından ameliyat olduğunu, yaklaşık 3 hafta bilinci kapalı olarak hayati risk altında yoğun bakımda kaldığını, kendisine geldikten sonra yoğun bakımda tedavisine devam edildiğini, kolundan da ameliyat olduğunu, müvekkilinin tedavisinin halen evde devam ettiğini, yaşanan süreçte müvekkilinin maddi ve manevi olarak tarifsiz acılar yaşadığını, kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren .... ve araç malikinin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarının gecici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, bakıcı, refakatçı, yol, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, gelir kaybı ile sari tüm maddi zararlarına karşılık ileride arttırılmak koşuluyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar .... ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının davacının sevk ve idaresindeki..... plakalı motosikletin 10. Yıl Caddesinde sahilyolu istikametine seyir halindeyken Millet Caddesi ayrımına geldiği esnada millet Caddesi istikametine gitmek için kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde sol şeride doğru geçtiği ve bu esnada motosikletinin arka kısmına sol şeritten sahilyolu istikametine seyir halinde olan müvekkili ..... 'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı arcın çarpması ile meydana geldiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı açma sebebinin haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, davacının meydana gelen kazada kusurlu olduğuna dair görgü tanıklarının mevcut olduğunu, davacının sevk ve idaresindeki motosikletin Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığını, davacının motosiklet kullanma ehliyetine sahip olmadığından davacının trafiğe çıkmasının başlı başına kusur teşkil ettiğinden haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplere istinaden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
İBB'den, İl Emniyet Müdürlüğü'nden celp edilen ...... plakalı araca ait kayıtlar, hastane ve tedavi kayıtları, ..... plakalı motosiklete ait emniyet müdürlüğü kayıtları, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... soruşturma sayılı dosyası, davacıya ait sosyo ekonomik araştırma evrakları, Sgk'dan celp edilen davacıya ödeme yapılmadığına ilişkin yazı cevabı, davacıya ait karşılanan tedavi giderlerini gösterir Medula dökümleri, davacıya ait emsal ücret araştırması, Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyası, mahkememizce aldırılan kusur ve kusur oranlarına ilişkin █████/2021 tarihli bilirkişi raporu, █████/2024 tarihli aktüerya raporu, █████/2022 tarihli kusur ve kusur oranlarına ilişkin bilirkişi ek raporu, █████/2024 tarihli aktüerya ek raporu, █████/2025 tarihli aktüerya 2. ek raporu, █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu, █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu kusur raporu, █████/2023-..... karar nolu Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu'nun maluliyete ilişkin raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Asıl dava █████/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Birleşen dava davacının idaresindeki ..... plaka sayılı motorsiklet ile davalı idaresindeki ..... plaka sayılı aracın çarpmasından kaynaklanan trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, bakım, refakatçı, yol, tedavi giderleri, gelir kaybından kaynaklanan maddi tazminat isteminden ibarettir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın miktar itibari ile heyete tevdiine karar verildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihli bedel arttırım dilekçeni sunduğu ve eksik harcını tamamladığı anlaşılmış, dosyada yargılamaya heyetli olarak devam edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Olayın gerçekleşme biçimi, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası alınan ifadeler nazara alındığında mahkememizce aldırılan █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu ve █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu kusur raporunda tespit edilen edilen kusur ve oranları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu'nun █████/2023 tarihli yazısı ekindeki, █████/2023-..... karar numaralı maluliyet raporu ve maddi tazminat hesabına ilişkin mahkememizce aldırılan aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporu tarihli bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Dava Konusu olayın incelenmesi
:
█████/2018 günü, saat 14:30 sıralarında asıl ve birleşen davalarda davalı sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı minibüs ile 10.Yıl Caddesini takiben sol şerit üzerinde sahil yolu istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan Millet Caddesi ayrımına geldiği esnada aracının ön kısmıyla; sağ şerit üzerinde seyredip Millet Caddesi (soldaki yol ayrımına) istikametine gitmek için sola doğrultu değiştirme manevrası yapan asıl ve birleşen davalar davacısı sürücü .... sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosikletin arka kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan, █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu, █████/2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu kusur raporu ile; davalı sürücü .....'ın %20 kusurlu olduğu, sürücü .....'ın %80 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan ATK Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu’nun █████/2023-..... karar nolu raporunda; asıl ve birleşen davalarda davacı .....'ın █████/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, tüm vücut engellilik oranının %98 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Sigorta şirketinin asıl ve birleşen davalarda sorumluluğunun incelenmesi :
Sigorta poliçelerinin ve hasar dosyalarının davalı ..... Sigorta AŞ Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Poliçe numarası ....) ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (poliçe numarası .....) ile davaya konu kazaya karışan ..... plaka sayılı araç ..... Sigorta A.Ş. nezdinde ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 16.12.███████.12.2018 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçe limiti olay başına ve yıllık toplamda 100.000 TL ile sınırlı olduğu ve Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk klozu ile, manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alınmış olduğu, 2018 yılı mali sorumluk sigortası limitinin 360.000 TL anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md 97’de (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hükümleri yer almaktadır.
2918 Karayolları Trafik Kanunu Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı md 99/1’de “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” hükmü yer almaktadır.
Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun anlaşıldığı, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 08.10.2019 olduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar ..... ve .... 'nın sorumluluğunun incelenmesi :
Dava konusu kazada ..... plakalı minibüsün davalı ......'ın sevk ve idaresinde olduğu, aracın malikinin davalı ..... olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında asıl ve birleşen davalar kapsamında davacıya rücua tabi bir ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle tazminat hesabından mahsubu gerekli bir durum olmadığı anlaşılmıştır.
Asıl ve birleşen davalar ile ilgili olarak, davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesini sunduğu ancak dava değeri arttırım talebinin açık ve net olmaması nedeniyle mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde, "Davacı vekiline HMK 107/2. maddesi gereğince dava değerini belirleyip harçlandırması bakımından talebin tam ve kesin olarak belirterek harçlandırması için 2 hafta kesin süre verilmesine, bu süre içinde bildirmediği takdirde dava dilekçesinde talep sonucunda belirtilen miktar ve talep yönünden karara bağlanacağının ihtarına," karar verildiği, bunun üzerine █████/2025 tarihinde ise ıslah dilekçesini sunduğu görülmüştür.
Asıl Ve Birleşen Davalarda Maddi Tazminat yönünden değerlendirme :
Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir.
Anayasa Mahkemesinin .... E. ..... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ..... HD ..... E. .... K. █████/2022 T. ve Yargıtay ..... HD 14.01.2021 T. .... E. ...... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosu ile belirlenmiştir.
İş bu raporda son dönem Yargıtay kararları uyarınca davacının bakiye ömrünü hesaplamada teknik faizsiz TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak; █████/1975 doğumlu ..... 'ın █████/2018 kaza tarihinde 43 (yıl) 5 (ay) 10 (günlük) yani 43 yaşındadır. TRH-2010 tablosuna göre kalan yaşam süresi (32) yıldır ve (75) yaşına kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır. Davacının aktif çalışma yaşının 60 olduğunun kabulü gerektiği, YHGK. 28.06.1995 tarih ve ..... Esas, ..... K. Sayılı kararında, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 25.12.2014 tarih ve ..... Esas, ..... K. Sayılı kararında ve Yargıtay 4., 9., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu yöndeki kararlarında "...tazminat hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve ıskontoya tabi tutulmadan somut olarak rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1Kn formülündeki katsayısına göre her yıl % 10 oranında artırılmak ve % 10 iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır. " şeklinde olduğu, herhangi bir indirime tabi olmadan hesaplama yapılması gerektiği, işlemiş aktif pasif devre zararı hesabında yasal asgari ücretin agisiz neti üzerinden ve hesaplama yapılması gerektiği, davacının matbaa işçisi olduğu, yapılan emsal ücret araştırması kapsamında, sendikasız 2018 yılı ücretlerinin 4250,00-4450,00 TL net ücret olduğu, SGK kayıtlarından █████/2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığının anlaşıldığı, dolayısıyla yapılacak hesaplamalarda, kaza tarihi olan █████/2018-█████/2019 tarihinden emsal ücretinin 4.450,00 TL olduğu, sonrasında ise yasal ücretinin asgari agisiz neti üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, dönem brüt asgari ücretin 3,03 katı olduğu, davacının geçici iş göremezlik ve hükme en yakın tarihe kadar işlemiş devresi ve kalan bakiye yıl zarı hesabının, tarafların kazadaki kusur oranları, davacının maluliyet oranı ve sürekli bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun tespit edilmiş olduğu nazara alınarak, asıl ve birleşen ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas dosyası bakımından tespit edilen 18 aylık geçici iş göremezlik tazminatı olarak 12.613,77TL'ye hak kazandığı, sürekli iş göremezlik talebi olarak 1.398.607,37TL'ye, yaşam boyu sürekli bakıcı gideri olarak 1.215.443,88TL'nin davalılardan ..... ve ..... 'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış, bu miktarı aşan kısımlar bakımından davacının fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiği, sürekli iş görmezlik tazminatı talepleri bakımından, poliçe kapsamında davalı ..... Sigorta A.Ş yönünden ( ZMMS sakatlık/ölüm poliçe limite 360.000,00TL ve İMMS poliçe limiti 100.000,00TL gözetilerek ) 460.000,00TL olarak sorumlu olmasına, sürekli bakıcı gideri tazminatı bakımından davalı ..... Sigorta A.Ş ( yönünden ZMMS tedavi gideri poliçe limiti gözetilerek ) 360.000,00TL olarak sorumlu olmasına, celp edilen hastane evrakları, tedaviye ilişkin tüm belgeler kapsamında kazadan kaynaklı olarak hastane ve tedavi için hastaneye gidip gelirken harcamış olabileceği, ilgili tarihteki taksi ücretlerinin hesaplanması neticesinde, hak kazandığı tespit edilen, bilirkişi raporu ile 13.200,00 TL yol ücreti tespit edilmiş olduğu, kusur ve maluliyet oranları nazara alındığında, yol gideri tazminatı olarak 2.640,00TL ve SGK tarafından karşılanmayan, davacının maluliyet oranı ve durumu karşısında zaruri ihtiyacı olduğu anlaşılan akülü araç bedeli, belgesiz ilaç, pansuman gideri ve faturalı tedavi giderinin de bilirkişi tarafından hesap edilen 81.288,10 TL'nin davalının kusur oranı ve maluliyet oranı nazara alındığında, 16.257,62TL'lik tedavi giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan ..... ve ..... 'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, merdiven çıkmaya yardımcı ürüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir fatura, somut bilgi ve belge sunulmadığından, ve kusur oranı dikkate alındığında, 22 TL'lik yol ücreti ve 37.551,20 TL tedavi giderinden oluşan fazlaya ilişkin taleplerin ise reddi gerektiği anlaşıldığından bu yönde karar verilmiştir.
Manevi Tazminat yönünden değerlendirme
:
Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
...... plaka sayılı minibüsün asıl dava davalısı ..... Sigorta A.Ş. tarafından .... poliçe nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 16.12.███████.12.2018 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçe limiti olay başına ve yıllık toplamda 100.000 TL ile sınırlı olduğu ve Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk klozu ile, manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alınmış olduğu görülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, asıl ve birleşen davalı araç sürücüsünün davaya konu kazadaki kusur oranı, kaza tarihinde araç işleteninin sorumluluğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için 50.000,00-TL manevi tazminatın 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren davalılardan ..... ve ..... 'dan sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan ( sigorta şirketi imms poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda maddi ve manevi tazminat ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL ve BİRLEŞEN DAVANIN MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN KISMEN KABULÜ İLE;
Asıl ve birleşen ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... Esas dosyası bakımından geçici iş göremezlik tazminatı olarak 12.613,77TL, sürekli iş göremezlik talebi olarak 1.398.607,37TL yaşan boyu sürekli bakıcı gideri olarak 1.215.443,88TL'nin Davalılardan ..... ve .... 'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Sürekli iş görmezlik tazminatı talepleri bakımından davalı ..... Sigorta A.Ş yönünden ( ZMMS sakatlık/ölüm poliçe limite 360.000,00TL ve İMMS poliçe limiti 100.000,00TL gözetilerek ) 460.000,00TL olarak sorumlu olmasına,
Sürekli bakıcı gideri tazminatı bakımından davalı ..... Sigorta A.Ş ( yönünden ZMMS tedavi gideri poliçe limiti gözetilerek ) 360.000,00TL olarak sorumlu olmasına,
Asıl ve birleşen dava bakımından;
Yol gideri tazminatı 2.640,00TL ve 16.257,62TL tedavi giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan ..... ve .....'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Manevi Tazminat Talepleri Bakımından;
Asıl dava bakımından 50.000,00TL Manevi tazminatın 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren davalılardan ..... ve .....'dan sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan ( sigorta şirketi imms poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Asıl ve birleşen davada maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri :
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 180.718,39 TL harcın asıl ve birleşen davalarda peşin alınan 546,49 TL, tamamlama harcı olarak alınan 10.904,00 TL ve ıslah harcı olarak alınan 1.007,00 TL toplamda 12.457,49 TL harcın mahsubu ile eksik 168.260,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 13.652,00 TL posta masrafı, bilirkiş ücreti vb. giderler ile toplam harç gideri 12.547,79 TL olmak üzere toplam 26.199,79 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı nazara alınarak, 25.832,99 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 385.923,14 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 37.573,20TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
8-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Asıl davada manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri :
9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.415,50 TL harcın davalılardan ( sigorta şirketi imms poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 50.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
11-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 50.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere Asıl ve birleşen davada davacı asil ve vekilinin, Asıl ve birleşen davada davalılar .... ve ..... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan .....
e-imzalıdır
Üye .......
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!