Danıştay 8. Daire, yabancı uyruklu sözleşmeli öğretim üyesinin görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığını onayan ancak parasal hak talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onayladı.
Özet: Orta Doğu Teknik Üniversitesinde sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim üyesinin görev süresi uzatılmaması işleminin iptali ve yoksun kalınan özlük/parasal hakların ödenmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi işlemi usul eksiklikleri nedeniyle iptal edip hakların ödenmesine karar vermiş; bölge idare mahkemesi ise iptal kararını onarken, sözleşme süresinin sona ermesi ve esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle yoksun kalınan haklar konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Danıştay, her iki tarafın temyiz başvurularını reddederek bölge idare mahkemesinin bu kararını hukuka uygun bulup onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVALI) ... ÜniversitesiVEKİLİ
: Av. ...2- (DAVACI) ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Orta Doğu Teknik Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümünde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, sözleşme süresinin 31.12.2021 tarihinde sona erdiğinden bahisle görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin kararın yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince; fakülte yönetim kurulunun önerisi, üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından alınması, ayrıca 2547 sayılı Kanun'un 34. maddesinin son fıkrası gereğince Yükseköğretim Kurulunca sözleşme süresinin uzatılıp uzatılmayacağına karar verilmesi gerekirken, bu usul izlenmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davacının görev süresi uzatılsaydı davacıya ödemeler hangi tarihte yapılacaksa, ödemelerin yapılacağı bu tarihler esas alınmak suretiyle faiz ödemesinin yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesi kararında yer alan "2547 sayılı Kanun'un 34. maddesinin son fıkrası gereğince sözleşme süresinin uzatılmaması ve sona erdirilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunca alınan bir kararın da bulunmadığı" gerekçesinin hukuka aykırı olması nedeniyle karardan çıkarılması gerektiği; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi yönünden, sözleşmenin yenilenmemesi/ görev süresinin uzatılmaması işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olması ve belirli süreli sözleşmenin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, kesin ve net olarak belirli olmayan mali ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden gerekçeli olarak reddine, kısmen kabulü ile başvuruya konu mahkeme kararının, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her birinin hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi kısmının kaldırılarak, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Taraflarca kararın aleyhe olan kısımlarının hukuka aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçedeler ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OY
:(X)- Dava; Orta Doğu Teknik Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümünde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, sözleşme süresinin 31.12.2021 tarihinde sona erdiğinden bahisle görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir.Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez ise de; sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir.Kaldı ki somut olayda dosyada bulunan şikayet dilekçelerinin incelenmesinde her ne kadar disipliner mahiyette sonuç doğurmasa da davacının sözleşmesinin yenilenmemesini haklı çıkaran yeterli delilin bulunduğu görülmektedir.İşlemin yetki unsuru yönünden değerlendirilmesine gelince; davacının önceki sözleşmesi sona ermiş ve yenilenmemiş olduğundan ortada bir sözleşme yoktur ve bu nedenle usulde paralellik ilkesi gereği, sözleşme yapılırken izlenmesi gereken usulün takibi de gerekmemektedir.Yapılan açıklamalar çerçevesinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.Bununla birlikte; dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.