Danıştay, sahte fatura düzenleyerek gelirini gizleyen davacının KDV ve üç kat vergi ziyaı cezası temyizini reddederek, mükerrer vergilendirme ve tekerrür hükümleri uygulamasını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, sahte fatura düzenleyerek gelirini kayıt dışı bıraktığı tespit edilen bir mükellefe uygulanan katma değer vergisi tarhiyatı ve üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin davada, Bölge İdare Mahkemesinin tarhiyatı büyük ölçüde hukuka uygun bulmasına rağmen, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmını 7338 sayılı Kanunla yapılan değişiklik uyarınca tekerrüre esas alınan miktarı aşamayacağı gerekçesiyle azalttığı kararına karşı vergi idaresinin yaptığı temyiz başvurusunun, Danıştay tarafından incelenerek Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunarak onanmasıyla sonuçlanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av.. ..KARŞI TARAF (DAVACI)
:...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak davacı adına daha önce beyan üzerine tahakkuk ettirilen verginin terkin edildiği yönünde dosyada herhangi bir iddia, bilgi ve belge olmadığı dikkate alındığında, tarhiyatın bu kısmında mükerrerlik nedeniyle hukuka uygunluk görülmediği, 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle tarhiyat azaltılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Mükellefler adına tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilerek tahakkuk eden vergilerin; terkin edilmesi, ödenmiş olması halinde ise tarh edilerek ödenmesi gereken vergiden mahsup edilmesi gerektiğinin tabii olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin, önceden beyan ve tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu vergi ziyaı cezasının 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak artırılabileceği ancak 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı kurala bağlandığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının tekerrür uygulamasına esas alınan 136,13-TL'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği, bu tutarı aşan kısmının ise hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle tarhiyatın; üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin, önceden beyan ve tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ise azaltılmıştır.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.