İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, eser sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle feshedilmesi üzerine ödenen 50.000 Euro avansın iadesi ve ticari faiz talepli alacak davası.
Özet: Davacı, davalı yüklenici ile imzalanan eser sözleşmesi kapsamında, kurutma tesisi yapımı için ödediği toplam 50.000 Avro avans bedelinin iadesini talep etmektedir; zira davalı revize edilmiş şartlara uygun eseri gerçekleştiremeyeceğini beyan etmiş, bu bedeli iade edeceğini vaat etmesine rağmen ödeme yapmamış ve sözleşme edimlerini yerine getiremeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı tarafından haklı nedenlerle feshedilmiştir, bu nedenle davacı ödenen avansın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.12.2021 tarihli hukuki mahiyeti itibariyle eser sözleşmesi niteliğine haiz ... Kurutma Tesisi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ise ..., Akışkan Yataklı Kurutucu, Flaş Kurutucu, Evaparatörler ve Proses ekipmanları üreten, ticari faaliyet alanı bu makinelerin üretimi olan ve bunların üretimi hakkında uzmanlık gerektirecek bilgilere haiz bir şirket olduğunu, davalı yüklenicinin belirtilen süre içerisinde eseri meydana getirme, kurma ve devreye almayı üstlenmiş olduğunu, müvekkili şirket sözleşmede belirtilen ödeme şartları gereği 29.12.2021 tarihinde 28.000,00 €, 07.01.2022 tarihinde de 22.000,00 € olmak üzere toplam 50.000,00 € 'yu davalı yüklenici şirkete vererek edimlerini yerine getirdiğini, tarafların 10.03.2022 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda davalı yüklenici şirketin, müvekkili şirketin 09.03.2022 tarihli mail ile talep ettiği revizede belirtilen şartlara haiz nitelikte bir eserin kendilerince gerçekleştirilemeyeceğini belirtmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan sözleşme ödemelerinin iade edileceğinin ifade edilmesi üzerine toplantının sona erdiğini, taraflar arasında imza altına alınan 21.12.2021 tarihli sözleşmenin, yüklenicinin müvekkilde aldatarak oluşturduğu kanaat nedeniyle kurulmuş olsa da bu tarih itibariyle sözleşme edimlerinin davalı yüklenici şirket tarafından hiçbir şekilde gerçekleştirilmeyeceğinin anlaşıldığını, davalı yüklenici şirketin 10.03.2022 tarihli toplantıda sözleşmenin gerçekleştirilmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından ödenmiş olan toplam 50.000,00 €'luk bedelin geri ödeneceğine ilişkin beyanına itibar edildiğini, Nisan 2022'nin sonuna kadar taraflarına hiçbir bedel iadesi gerçekleştirilmemiş olduğunu, mail içeriğinden de görüleceği üzere davalı şirketin hukuk düzeni içerisinde hiçbir şekilde yer almayan gerekçeler ile dava konusu alacak olan 50.000,00 €'nun şirketin yedinde olduğunu şirket yetkilisi açıkça ikrar etmekte olduğunu, bundan mahkeme nezdinde görülen iş bu alacak davasında, alacağın varlığına ilişkin herhangi bir çekişme olmadığını, sözleşme hükümleri gereğince davalı şirket tarafından ikrar edilmekle taraflarına ait ispat yükümlülüğü yerine getirildiğini, sözleşmenin haklı nedenler ile taraflarınca feshedilmesi nedeniyle ifa ettikleri edimlerin iadesinden doğan iş bu alacağın davalı yüklenici şirket nezdinde olduğunun açık ispatı nedeni ile iş bu davada alacaklarının varlığının çekişmesiz bir vakıa niteliğine haiz olduğiunu, eserin yüklenici tarafından ifa edilmeyeceğinin açık bir şekilde beyan edilmesinden dolayı son çare olarak sözleşmenin feshedilmesi zaruretinin doğduğunu, sözleşme kapsamında verilmiş avans bedeli 50.000,00 €'nun yedi iş günü içerisinde iadesi talep edilmiş olduğunu, davalı şirket haksız ve hukuku aykırı bir şekilde bedeli yedinde tutmuş olduğunu, davalı yüklenici şirketin kendilerine ödenmiş olan 50.000,00 € avans bedelinin ilerde verilecek sözleşme konusu makine ve benzeri siparişler için şirkete irat olarak kaydedildiği belirtilmiş ise de bunun hukuk düzeni içerisinde hiçbir anlam ve manası bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede hiçbir cezai şart da düzenleme altına alınmadığını, ayrıca ödenen avans bedeli ile tesisin yapımı için malzeme ve birtakım teçhizatlar alındığı öne sürülmüş olsa da bu savunmanın da dinlenmesinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme, davalının uyandırdığı aldatıcı kanaatlere güvenilerek gerçekleştirilmesinden dolayı haklı nedenler ile feshedildiğini, görülmekte olan yargılamada aksi kanaatte olunsa dahi sözleşmenin kurulduğu 21.12.2021 tarihi ile fesih tarihi 16.05.2022 tarihi arasında davalı yüklenici şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden yapılmış herhangi bir malzeme yahut teçhizat masrafı da bulunmamakta olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin 21.12.2021-16.05.2022 tarihleri arasında incelenmesi neticesince de sözleşmeyle uygun illiyet bağına sahip herhangi bir harcama bulunamayacağını, davalı şirketin tüm bu haksız ve mesnetsiz gerekçelerle avans bedelini kendi yedinde tutmasının hukuk düzenine karşı yapılmış açık bir ihlal niteliğine haiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenmiş avans bedelinin temerrüt tarihi itibariyle başlayacak ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 21.12.2021 tarihli ...Kurutma Tesisi Sözleşmesi akdedildiğini, davacı yanın dilekçesinde, sadece eserin ortaya çıkardığı rün hakkında uzmanlıklarının olduğu ve altına imza aftıkları 600.000,00-Avro bedelli 26 sayfalık sözleşmede bahsedilen makine ekipmanların kapasite ve özelliklerini bilmediklerini söylemeleri hem inandırıcılıktan uzak, hem de hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, sözleşmenin "ödeme şartları ve banka bilgileri " bölümünde 80.000-Euro (seksen bin avro) █████/2021 tarihine kadar ... LTD tarafından havaleyle ödenmelidir." , 6.3.maddesinde 150.000 Euro (Yüz elli binm avro) ilk ödemeden 150 gün sonra “... LTD” tarafından havaleyle ödenmelidir...” yazmakta olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği durumların aksine, davalı yan taraflar arasında ihtilah çıkmadan önceki dönemde ödemesi gereken toplamda 230.000,00-euro'luk ödemeyi yapmayarak bizzat sözleşmeyi kendisinin ihlal ettiğini, ciddi anlamda zarar gören müvekkili şirketin, buna rağmen iyi niyetle sözleşmeyi ayakta tutmak adına yapması gereken herşeyi yaptığını, davacı yanın müvekkil şirketin teklif formunun üzerine almış olduğu notların hiçbir şekilde müvekkil şirketi bağlamayan ve sadece davacının tek taraflı olarak evrak üzerine not etmiş olduğu şeyler olduğunu, taraflar birer basiretli tacir olarak serbest iradeleri ile sözleşme akdettiklerini, bu sözleşmenin taraflara karşılıklı sorumluluk yükleyen bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmede yapılacak her türlü değişiklikle ilgili olarak sözleşmenin 3, sayfasında sözleşmede yapılacak değişikliklerin tarafların mutabakatı ile yazılı olarak yapılabilir.” denildiğini , davacı yanın mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dosyasına sunulmuş olan cevaplarının kabulü ile davacı yanın açmış olduğu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, karşı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekili cevaba cevap ve 2.cevap dilekçelerinde benzer beyanlarda bulunmuşlardır.
Davanın konusu taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinde iş sahibi davacı tarafından yüklenici davalıya peşin avans olarak verilen 50.000,00 Euronun, sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi davacı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının 50.000,00 Euroyu davalıya verdiği konusunda ihtilaf yoktur. Talimat yolu ile alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ...'nun davalı ticari defterleri üzerinde yaptığı incelemede davacı tarafından █████/2021 tarihinde 28.000,00 Euro █████/2022 tarihinde ise 22.000,00 Euro olmak üzere toplam 50.000,00 Euronun Eser Sözleşmesine istinaden peşinat olarak davalıya ödendiği, sözleşmede belirtilen ürünlerin davalı tarafından davacıya teslimatının yapılmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde bu peşin ödemenin işlendiği anlaşılmıştır.
Yine dosyada alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "Raporumuz içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere Heyetimizce yapılan inceleme sonucunda; Taraflar arasında “... Sözleşmesi' nin 21.12.2021 tarihinde akdedilmiş olduğu, ilgili sözleşmenin altında tarafların kaşesi ve üzerinde birer imzanın bulunduğu, incelenen her iki tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil sıfatına haiz olduğu, taraf defterleri incelendiğinde Davacı tarafından davalıya gönderilen 29.12.2021 tarihinde 28.000,00 Euro ve 07.01.2022 tarihinde 22.000,00 Euro olmak üzere toplamda 50.000,00 Euro avans ödemesinin her iki tarafın ticari defterlerin kayıtlı olduğu ve bu konuda herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, dosya içeriğinden taraflar arasındaki sözleşmenin “Tedarik Kapsamı” bölümünün 2.7 maddesinde püskürtme odasının teknik detaylarının düzenlendiği, püskürtme odasının gövde ve dış desteklerinin yapı malzemesi, kapısının ebadı, gözetleme camı ve çekicin kaç adet olacağı, yalıtım kelepçelerinin neyden yapılacağı ve yalıtım malzemesi olarak ne kullanılacağının düzenlendiği, püskürtme odasının birçok detayının düzenlendiği, boy, çap ve kalınlık değerlerinin belirlendiği hususlarının anlaşıldığı, projenin boy, çap ve malzeme kalınlığı değerlerinin kısmen değiştirilmesinin, projede esaslı bir değişiklik olarak kabul edilmesinin uygun olmadığı; zira aynı projenin biraz daha ik veya biraz daha küçük olarak yapılabilmesinin mümkün olduğu; bu durumda sadece boy, çap ve kalınlık değerleri kısmen değiştirilerek ve diğer detayları sabit kalarak aynı projenin tekrar tekrar kullanılabileceği, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte kanaatimizce, taraflarca sözleşmeye konu eser ve sözleşme bedelinin yeterince belirlendiğini, bununla birlikte, püskürtmeli kurutma tesisinin işin niteliği veya iş hayatındaki uygulama gereğince püskürtme odasının ölçülerinin sözleşme kurulması aşamasında belirlenmesinin mutlaka gerekli olup olmadığının teknik bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiği, teknik bilirkişinin tespiti üzerine sözleşmenin kurulmadığı anlaşılır ise sözleşmenin yok hükmünde olduğu, verilen 50.000 Euro avansın var olmayan hukuki sebebe dayanarak ve davacının kendisini borçlu sanarak ifa edilmiş olduğu gözetildiğinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak iadesinin gerçekleştirilebileceği sonucuna varılabileceği; teknik bilirkişinin tespiti üzerine sözleşmenin kurulduğu anlaşılır ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın revize teklif şartlarında anlaşamamaktan kaynaklandığının görüldüğü, davacının Kadıköy ... Noterliği'nden keşide ettiği ... yevmiye numaralı 16 Mayıs 2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin yanıltma ve kusur nedeniyle sonlandırıldığı, peşinat olarak ödenen 50.000 Euro'nun şirket hesabına ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 işgünü içinde iade edilmesi, sürenin sona ermesinden itibaren temerrüt gerçekleşeceği, bedel iadesinin gerçekleşmemesi halinde yargı yollarına başvurulacağını ihtar edildiği, Davacının ihtarının, haklılığı uyuşmazlık konusu olmadığından raporumuz kapsamında incelenmeksizin, sözleşmenin sona erdirilmesi iradesini içermekte olduğunun görüldüğü, sözleşmenin iradi olarak sona erdirildiği kanaatine varılmasının sonucu, ifa edilmiş olan edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesinin gerekeceği, bu halde, davacı tarafından davalıya avans olarak gönderilen 50.000 Euro'nun takdiri Sayın Mahkemeye olmak üzere davacıya iadesinin gerektiği; Davalı, her ne kadar dilekçelerinde malzeme, teçhizat, mühendislik ve danışmanlık hizmetleri için masraf yaptığını belirtmişse de dosya kapsamında sözleşmenin ifasına başlandığını gösteren herhangi bir delile rastlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak arz ederiz." denmiştir.
Alınan tüm bilirkişi raporları, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm dosya kapsamından taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi gereği davacının davalıya 50.000,00 Euro peşin avans verdiği ancak davalı tarafın henüz yükümlülüklerine başlamadan sözleşmenin sona erdirildiği, herhangi bir cezai şart bedelinin olmadığı, bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalı yüklenicinin peşin aldığı avansı davacıya iade etmesi gerektiği sabittir.
Davacı taraf davalıya Noterlik aracılığı ile iade için ihtarname çekmiştir. Bu ihtarnamede ihtarın tebliği tarihinde itibaren 7 iş günü içinde paranın iadesi istendiğinden 7 iş günü sonunda davalı temerrüde düşeceğinden temerrüt tarihinden itibaren faiz istenebilir. İhtarname tarihi 16 Mayıs 2022 tarihi olup, temerrüt tarihi de 27 Mayıs 2022 tarihi olup bu tarihten itibaren faize karar verilebilir. Bilirkişilerin de raporlarında izah ettikleri üzere sözleşmede revize teklif şartlarında anlaşamamaktan dolayı sonra erdiği, davalı tarafın peşin avansın tenzilini gerektirir bir çalışma, mal teslimi yaptığına dair dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı, davalı her ne kadar dilekçesinde malzeme, teçhizat, mühendislik ve danışmanlık hizmetleri masrafı yaptığını savunmuş ise de dosyada buna ilişkin somut bir delilin olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 50.000,00-Euro'nun temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4-a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 73.160,01 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18.290,01-TL harcın mahsubu ile eksik olan 54.870,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 18.290,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.385,00-TL posta ve tebligat gideri ile 20.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.885,00 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 161.940,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!