Kadastro öncesi nedene dayalı yol olarak kullanılan arazi üzerindeki tapu iptali ve tescil davasında, çelişkili beyanlar ve eksik inceleme nedeniyle yeniden yargılama.
Özet: Miras yoluyla intikal eden komşu parseller arasında yol olarak kullanılan bir bölümün tapu kaydının iptali ve diğer parsele tescili talebiyle açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını, taleple bağlılık ilkesine aykırılık, tanık ve bilirkişi beyanlarındaki çelişkilerin giderilmemesi ve çekişmeli alanın kullanımı ile sınırlarının netleştirilememesi gibi gerekçelerle kaldırarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere geri gönderilmesine hükmetmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ
: 08.06.2021
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; murisi ... adına kayıtlı 1 51... parsel ile davalılar murisi ... adına kayıtlı 1 51... parselin komşu olduklarını, kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait 92 parseldeki samanlığa ulaşmak için yol olarak kullandıkları 51 metrekarelik bölümün davalılara ait dava konusu 49 parsel dahilinde tespit ve tescil edildiğini, bu 51 metrekarelik yolun cedlerinden babaları ...'e, ...'den de kendilerine mirasen intikâl ettiğini ileri sürerek, davalılar murisi ... adına kayıtlı 49 parselin keşifte göstereceği 51 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile kendi murisi ... adına kayıtlı 93 parsele tevhit edilmek suretiyle ... mirasçıları adına tescilini talep etmiş, dava sırasında 93 parsel maliki ...'in davacı ... haricindeki tüm mirasçıları .......... ve ..... davaya yazılı muvafakatlerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ... ve ... kaldırma kararı öncesinde verdikleri müşterek beyan dilekçelerinde; davanın haksız olduğunu, dava konusu kısmın davalılara ait 49 parselde bulunduğunu, davacının davalılara ait 49 parsel sınırlarını ihlal ettiğini, davanın kabulü halinde davalıların yollarının kapanacağını, davacı ...'un tek başına aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davalı ...'ye yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bilirkişi raporunun tebliğinin de usulsüz olduğunu, fen bilirkişisinin raporu ve ekli krokisinde dava konusu olarak belirtilen kısmın sadece davacının beyanına göre ve hatalı olarak fazladan tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararıyla; keşifte dinlenen tespit bilirkişisi ...'in yapılan tespitin doğru olduğunu, dava konusu yerin davalılara ait parsele ait bulunduğunu, davacının iddiasının doğru olmadığını beyan etmiş ise de beyanının soyut olup somut verilere dayanmadığı, beyanlarına başvurulan diğer kişilerce aksinin beyan edildiği ve beyanlarının daha somut olaylara ve bilgi ve görgüye dayandığı, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar murisi ... adına kayıtlı 49 parseldeki (A) harfli 84,27 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı murisi ... adına kayıtlı 93 parsel sayılı taşınmaza tevhidi suretiyle tesciline karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ek kararı ile; 20.04.2021 tarihli karar miktar yönünden kesin olduğundan davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ek kararı ve 20.04.2021 tarihli kararına karşı davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararıyla; kadastro öncesi nedene dayalı eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 6. maddesi uyarınca istinaf ve temyiz yolu açık olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin ek kararı kaldırılmış; Mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde hüküm kurulduğu, keşifte dinlenen tespit bilirkişisi, yerel bilirkişi ve davacı tanığı beyanları arasında çelişkilerin giderilmediği, çekişmeli bölümün ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, 49... parseller arasında sınır bulunup bulunmadığı, sınırın neresi olduğunun kesin şekilde belirlenmediği, ziraat mühendisine dava konusu bölümün taraflardan hangisinin taşınmazı ile bütünlük oluşturduğu, zeminde ortak sınır olarak kabul edilebilecek ayırıcı bir unsur olup olmadığı hususunda taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içeren rapor alınması, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırları gösteren krokili rapor istenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı öncesi davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı, belirlenen sürelerde tanık deliline de dayanılmadığı, tanık listesi sunulmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin tanık dinletme taleplerinin reddedildiği, kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların ağırlıklı beyanlarıyla 92, 93... parsel arasında ark olduğu, bu arkın sınır olduğu, 93 parseldeki ev ahşap haldeyken büyük dede ...'in oturduğu, bu ev yandıktan sonra ise kerpiç evi davacının 13.03.1990 tarihinde ölen dedesi ... ... yaptığı, 93 parseldeki evi yapıldığı zaman ... ....... evi ve 92 parseldeki samanlığı kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar murisi ... adına kayıtlı 49 parsel sayılı taşınmazdaki (A) harfli 51 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile 49 parselden ifraz edilerek davacı murisi ... mirasçılarının miras payları oranında 93 parsele tevhit edilmek suretiyle adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taraflara ait taşınmazların ortak sınırının hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda göre (A) harfi ile gösterilen kısım olduğu, kadastro tespitinde belirlenen ortak sınırın yanlış belirlendiği, dava konusu 1 51... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacıların parselinin devamı niteliğinde olduğu ve davacıların (A) harfli kısımda tespit tarihinden geriye 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün davalılar murisi ...'e ait olduğunu, kadastro tespitinin doğru olduğunu, dava konusu 49 parselin sınırlarına ağaç dikmek, kapı açmak ve merdiven inşa etmek suretiyle davacı tarafça tecavüzde bulunulduğunu, davanın kabulü halinde kendilerine ait 49 parselin yolunun kapanacağını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, keşif sırasında davalı tarafın hazır bulundurduğu tanığın dinlenmediğini, keşif zaptında buna ilişkin bir açıklama da bulunmadığını, tanık ve yerel bilirkişilerce beyan edilen su arkının sınır olamayacağını, su arkına ilişkin ifadelerin çelişkili olduğunu, beyanlardaki çitin su arkını içerecek şekilde çekilmeyip evin hemen yanından çekildiğini, dava konusu (A) harfli kısmın davalıların 49 parseli içinde kaldığını, tutanak bilirkişisi ... ... dava konusu kısmın davacılara ait olmadığını, davalılara ait olduğunu beyan ettiği ancak kaldırma kararında belirtilen çelişkilerin giderilmediğini, dava konusu alanın davacıların 93 parselinde bulunan evin yanından çekilen çitin ötesinde kaldığını, dava konusu kısmın davalıların 49 parseliyle bütünlük teşkil ettiğini, davacının tek başına aktif dava ehliyeti bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan davalılara ait dava konusu 49 parselin kadastro sonucunda 1.723,01 metrekare yüz ölçümlü tarla vasfıyla davalılar murisi ... adına 19.02.2009 tarihinde tespit edildiği, tespitin 04.08.2009 tarihinde kesinleşerek ... adına tescil edildiği, davacı ve kardeşleri adına intikal nedeniyle kayıtlı 93 parselin de kadastro çalışmaları sırasında 356,64 metrekare yüz ölçümlü ahşap tek katlı ev ve bahçe vasfıyla davacının murisi ... adına 19.02.2009 tarihinde tespit edildiği, askı ilan süresi sonunda 04.08.2009 tarihinde tescil edildiği, fen bilirkişilerinin hükme esas alınan 01.11.2022 havale tarihli raporu ve ekli krokisinde dava konusu kısmın davalılara ait 49 parsel içinde kalan (A) harfli 51 metrekarelik kısım olduğunun belirtildiği, ziraat mühendisi bilirkişinin 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu (A) harfli kısmın davacı ve kardeşleri adına kayıtlı 93 parsel sayılı taşınmazla bütünlük arz ettiği, her iki parsel arasında ayırt edici yükseltili sınırın mevcut olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!