İnanç sözleşmesi ile taşınmazların devri sonrası tapu iptali ve tescil talebinde, akrabalık bağıyla kötüniyet iddiası ve delillerin eksik incelenmesi temyiz gerekçesi.
Özet: Davacı, bedelini ödeyerek inanç sözleşmesi uyarınca akrabaları adına tescil edilen taşınmazların tapu iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, sunulan yazılı sözleşmeler ile aile içi akrabalık ilişkisi gereği son maliklerin dahi inançlı devri bildiği gerekçesiyle davayı kabul etmiş, ancak davalı vekili, inanç sözleşmesine dayanak teşkil eden belgelerdeki imzaların gerçekliği ve imza tarihleri hususunda bilirkişi incelemesi yapılmamasını eksik tahkikat olarak ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Germencik 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 75... parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından bedeli ödenerek satın alındığını, ancak davacı ile kızı ... arasındaki inanç sözleşmesi gereği taşınmazların tapuda ... adına tescil edildiğini, 75 parsel sayılı taşınmazın 12.02.2018 tarihinde ... tarafından annesinin ısrarı üzerine annesi ... adına devredildiğini, davalı ...'nın da 05.06.2018 tarihinde açtığı boşanma davasından kısa bir süre sonra 22.06.2018 tarihinde kardeşi ...'ya devrettiğini, 1248 parsel sayılı taşınmazın da davacı tarafından bedeli ödenerek eşi davalı ... adına tescil edildiğini, davacı ile kızı arasındaki inanç sözleşmesi gereği tapuda ... adına kayıtlı 1248 parsel sayılı taşınmazın 06.02.2018 tarihinde ... tarafından devralındığını, ... tarafından annesine devredildiğini, annesi ... tarafından da boşanma davasının açılmasından kısa bir süre sonra davalı ...'ya devredildiğini, davalıların taşınmazın kazanımında iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek 75... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.2.Davalı ... 26.12.2018 tarihli celsede davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.3.Dahili davalı ... vekili, 75 parselin gerçek sahibinin davalının anneannesi ... ... olduğunu, ... ... tarafından taşınmazın davacının borçları sebebiyle inanç sözleşmesi amacıyla öncelikle ...'ya, daha sonra ise kredi çekmek amacıyla davalı ...'ya devredildiğini, ...'nın ise annesi, davacının eşi ...'e, ...'in ise kardeşi ...'ya devrettiğini, 1248 parsel sayılı taşınmazın da gerçek sahibinin ... olduğunu, ... taşınmazı yine davacının borçları sebebiyle kredi çekmek amacıyla inanç sözleşmesi gereği öncelikle davalı ...'in annesi ...'e, ...'in kızı ...'e, ...'in tekrar annesi, davacını eşi ...'e, ...'in ise ...'ya devrettiğini, bedelin davacı tarafından ödenmesinin son derece doğal olduğunu, zira ... ...'in damadı olan davacının borçlarını ödemek amacıyla ... ve aile fertlerine tapuda satış işlemlerini yaptığını, ... ...'in amacının taşınmazların mülkiyetini borçlar ödendikten sonra aile fertlerinden almak olduğunu, damadı olan davacıya güvenerek bu satış sözleşmelerini yaptığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu inanç sözleşmesinin, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, yazılı delil ile kanıtlanmış olduğu anlaşılmış olup, davalılardan ...'nun diğer davalı ...'in kardeşi olduğu, aralarındaki akrabalık ilişkisi gereğince taraflar arasındaki inanç sözleşmesini bilmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmazları inanç sözleşmesi gereğince ... (...) ve ...'e devrettiğ ...'in ise taşınmazları kardeşi davalı ...'na kendisine devredileceği inancıyla devrettiği, dosya arasındaki belgeler ve tanık beyanları ile sabit olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; dosyaya sunulan ve imzası inkar edilmeyen 19.02.2016 tarihli ... ve ... arasında imzalanan sözleşme ve 13.01.2011 tarihli ... tarafından imzalanan belge, hukuki niteliği itibarıyla taraflar arasındaki inanç ilişkisini ispatladığı gibi, taşınmazların kayıt maliki davalı ...'ya devrinde taraflar arasındaki akrabalık durumu göz önüne alındığında, davalının inanç sözleşmesini ve taşınmazın aslında davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olması nedeniyle, Mahkemece verilen kararda Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak yaptığı tarafları ... ile ... olan 19.02.2016 tarihli sözleşmenin tarafı ...'in sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı ve 19.01.2011 tarihli davalı ...'in imzasını taşıyan belgelerin hangi tarihte imza altına alındığı konusunda Mahkemenin bilirkişi incelemesi yapması gerekirken Mahkemenin bilirkişi incelemesine başvurmadan eksik tahkikat ile hüküm kurduğunu, diğer davalı ...'in davacının eşi olduğunu, beyanlarının yanlı olacağını, davacının iddiasını somut bir şekilde ispat edemediğini, davalının inanç sözleşmesinin tarafı olmadığını, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı tarafça varlığı iddia edilen inanç sözleşmesinin satış işlemlerinden sonra tesis edildiğini, davalının bunu bilmesinin hayatın olağan akışı içinde imkanı olmadığını, davalının bu satış işlemini yaparken zaten tapuda mirasçısı olduğu, annesi ... ...'den kendisine miras yoluyla kalacak olan taşınmaz için işlem yaptığını, hayatın olağan akışı içinde zaten kendisine miras kalacak olan bir taşınmaz için davalıyı hukuka aykırı işlemler yapmakla itham etmenin mantıkla açıklanabilir bir yanı olmadığını, dosyada mevcut 19.02.2016 tarihli 1078 yevmiye numaralı bedelin davacı tarafından ödenmesinin son derece doğal olduğunu, zira ... ...'in damadı olan davacının borçlarını ödemek amacıyla ... ve ailesi fertlerine tapuda satış işlemlerini yaptığını ve yapılmasına izin verdiğini, iddianın aksine gayrimenkullerin ... ... tarafından damadı davacının kredi çekmesi, borçlarını ödeyebilmesi için aile içinde muhtelif satış sözleşmelerine konu olduğunu, ... ...'in amacının gayrimenkullerin mülkiyetini borçlar ödendikten sonra ailesi fertlerinden geri almak olduğunu, davacıya güvenerek bu satış sözleşmelerini gerçekleştirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.