Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu hayati tehlike yaşayan anne ve yaralanan çocuğun maddi ve manevi tazminat talepli davasıdır.
Özet: Bu hukuki evrak, 23/05/2017 tarihinde aşırı hız kaynaklı trafik kazasında ağır yaralanan ve biri bitkisel hayatta olan bir yetişkin ile çocuğunun, sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden bakım, tedavi giderleri ile yaşadıkları derin üzüntü ve acılar karşılığında şimdilik toplam 404.000 TL maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı sigorta şirketinin ise tazminat talebi için gereken sağlık kurulu raporları ve diğer evrakların eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini savunduğu bir uyuşmazlıktır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan),DAVA TARİHİ
: █████/2018DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVA BAKIMINDAN
:TALEP
: davacı vekili özetle; █████/2017 tarihinde 15:00 sıralarında ..... adına kayıtlı bulunan ve ..... isimli şahsın sevk ve idaresindeki, ..... plakalı, ..... marka 1995 model otomobil'in İstanbul, Başakşehir, ..... Bulvarı üzerinden Halkalı istikameti üzerinde seyir halindeyken aşırı hız nedeniyle kontrolünü kaybederek, yol kenarında bulunan davacılar ...... ve çocuğu .....'a hayati tehlikesi bulunacak şekilde çarptığını, ağır yaralanan ......'ın kaza tarihinden itibaren en iyi ve çeşitli tedavi yöntemlerine, rağmen hayati tehlikesinin devam ettiğini, ....'ın █████/2017 tarihinden █████/2017 tarihine kadar ...... Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, iki ameliyat geçirdiğini, █████/2017-█████/2017 tarihlerinde .... Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ve iki ameliyat geçirdiğini, şuanda eve çıkarıldığını, bilinci kapalı şekilde evde bakım hastası olarak devam ettiğini, ....'ın bilincinin kapalı olduğunu, konuşamadığını, kendisine vasi atanması için Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, çocuğu ..... 'ın ise hastaneye kaldırılarak ameliyata alındığını, █████/2017 tarihinden █████/2017 tarihine kadar 6 günlük süre boyunca hastanede tedavi gördüğünü, iki ameliyat-operasyondan sonra ancak hayati tehlikeyi atlatabildiğini, tedavisinin halen devam ettiğini, alın ve kafatası bölgelerinden yaralandığını, buralarda sabit izler kaldığını, kazanın trafik kazası olduğunu, Trafik Kanunu'nun 3. Maddesinde tanımlanan tüm koşulların olayda mevcut olduğunu, davalılar ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılıği'nın ..... soruşturma sayılı dosyasının hala devam ettiğini, davacı ....'ın, eşi ve çocuğu adına şikayetçi olduğunu, sürücü, araç sahibi, kendisine bağlı motorlu araç kullandıran bir işletme, sigorta şirketinin gerçekleşen kazadan sorumlu olduğunu, KYTK 97. Maddesi uyarınca █████/2017 tarihinde ..... Sigorta A.Ş.'ye yasal süreler içinde maddi zararların karşılanması için başvuru yapıldığını, kazazede müvekkillerinin tedavileri dışında, sigorta kapsamında olmayan bir takım masrafların da yapıldığını, bu masraflardan davalıların sorumlu olduğunu, bedensel zarar bakımından 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesine göre yaralamadan son derece üzüntü ve elem duyan çocuk ..... ve babasına bedensel zarara sebebiyet veren kişi veya kurumların hak ve nefasete göre manevi tazminat ödemek zorunda olduğunu, aynı şekilde ..... için de eşine ve kendisine manevi tazminat ödenmesi gerektiğini, .....'ın henüz konuşamadığını, hareket edemediğini ve hayati riskinin devam ettiğini, adli yardım taleplerinin bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, kaza tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte şimdilik, ..... ve ..... için 1.000,00'er TL bakım ve bakıcı parası, 1.000,00'er TL hastane ve diğer maddi giderler olmak üzere toplam 4.000,00TL maddi tazminat, ..... ve ..... için 150.000,00'er TL ..... için 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 404.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan ileride sorumluluğu doğabilecek kişi, kurum ya da kuruluşlardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkili davalının dünya çapında bir şirket olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ileride alacağın tahsili manasında bir risk olmadığını, bu nedenle tedbir talebinin müvekkili yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin talepler için davalı şirkete başvurulmuş olduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği”ne göre düzenlenmiş heyet raporu kendilerine iletilmediğini, söz konusu belgeler davacı taraftan talep edilmişse de; davacı tarafça herhangi bir belge iletilmediğinden sürecin devam ettirilmediğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B-2/2.1 Madde , Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 ve 99/1 uyarınca tazminat hesaplaması için gerekli belgelerin eksik olduğunu, müvekkiline iletilmediğini, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, kazada illiyet bağının tespiti gerektiğini, ZMSS Genel şartları uyarınca sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, , kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, BK.nun 53.maddesine göre ceza mahkemesinin kararı kusurun takdirinde ve zarar miktarının tayininde hukuk hakimini bağlamayacağını, yasanın bu düzenlemesi Yargıtay'ın yerleşmiş inançlarına göre maddi olayı belirleyen ceza mahkemesi kararları açısından kabul görmediğini, hukuk davası açısından davalı sürücünün kusurunun uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi gerektiğini, davacının bakıcı gideri ve tedai gideri talep ettiğini, davacının sakatlık tazminatı talep etmediğini, taleple bağlılık ilkesi gereği bu konuda inceleme yapılmayarak hüküm kurulmamaıs gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ..... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ek kısmında belirtildiği üzere bakıcı giderlerinin, %69 maluliyet oranının altında ortaya çıkan kalıcı sakatlık sebebiyle talep edilen bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, genel şartlarda açıklandığı üzere; tedavi/sağlık giderlerine ilişkin sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı giderlerine ilişkin ise ikili bir ayrıma gidildiğini, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri tedavi gideri kapsamında sayıldığını ve işbu giderlerden SGK’nın sorumlu olduğu açıkça tespit edildiğini, kişinin kalıcı sakatlık raporu aldıktan sonra ortaya çıkacak bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğun ise sakatlık teminatı kapsamında bulunduğunu, sürekli maluliyet raporu alındıktan sonra ortaya çıkacak bakıcı giderilerine ilişkin davalı müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun ise sakatlık teminatı limitleri ile ve genel şartlar dahilinde açıklanan hesaplama yöntemine uygun olarak belirlenecek tutar ile sınırlı olduğunu, her iki tazminatın da sakatlık teminatı limitleri ile sınırlı tutulması gerektiğini, maluliyet oranının denk geldiği aralıktaki katsayı nispetinde asgari net ücret dikkate alınarak bakıcı gideri hesaplanması gerektiğini, bakıcı tutulduğunun belgelendirilmesi durumunda asgari brüt ücret hesaplamalarda dikkate alınacağını, tüm bakıcı giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğuna dair karar verilmesi halinde 6111 Sayılı yasa kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin de reddi gerektiğini, 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılması Hakkında Kanun” Geçici 1’inci maddesi; bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve güvence hesabının yükümlülüklerinin sona ereceğini, bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını, tedavi giderleri tedavi dönemi ile kontrol/takip şeklinde devam eden devrede, tıbbi takip ve kontroller devresinde ki harcamalarla refakat, yol ve paremedikal harcama zararı olarak ortaya çıkacağını, BK 46/1 maddesi beden tamlığının bozulması anlamında cismani zararı tarif etmekte olup, bu çerçevede cismani zararın, iyileştirme giderleri, çalışma gücünün azalması ya da tüm olarak yitirilmesi sonucu doğan zararları, ekonomik olarak geleceğin tehlikeye girmesini ayrı ayrı değerlendirmeye yönelik olduğunu, Kanun’un 59 ve Geçici 1’nci maddesi ile getirilen yeni hükümler çerçevesinde Trafik Kazalarına bağlı olarak davalı şirket aleyhine açılmış olan tedavi masrafları tazminatı ile ilgili davalı şirketin yükümlülüğünün sona erdiğini, müvekkili şirketin taraf sıfatının da sona erdiğini, “tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneği”ne ilişkin davanın şirket adına reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici işgörmezlik bakımından; bu yönde bir talep olmadığını, talep olmadığı için bu konuda inceleme yapılmayarak hüküm kurulmaması gerektiğini, “geçici iş göremezlik” tazminatı taleplerinin hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu, çalışma gücünün kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderlerin, yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunduğunu ve işbu giderlerin davalı müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında sayılması durumunda SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacı tarafın talebine konu geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da SGK'nın sorumlu olduğunu, kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun %50’sine tekabül eden miktarı rücu etme hakkı bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme olmaması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak söz konusu kazanın iş kazası adledilip adledilmediğinin, peşin sermaye değeri geliri bağlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne kadar bağlandığının sorulması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek 2 Madde 5 uyarınca ve emsal Yargıtay Kararları gereğince davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini, manevi tazminat bakımından; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigorta şirketine başvurunun eksiksiz yapılması gerektiğini, davacı tarafça eksik evrakla başvuru yapıldığından, şirketin temerrüde düşürülmediğini, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, bir taraf için ticari sayılan hususun, sözleşme mahiyetini arz etmiyorsa karşı taraf için her halde ticari sayılmayacağını, haksız fiilden doğan ilişkilerin Ticaret Kanunu`nda da düzenlenmedikleri için bu nedenle de ticari iş niteliğini kazanamayacaklarını, davacının ancak açacağı ayrı bir dava yoluyla B.K. 105. maddesindeki yasal koşulları kanıtlamak suretiyle munzam zararını isteyebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...... ve ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; hastane giderlerinin müvekkillerinden talep edilmesinin hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, KTK'nun 98. Maddesinde, 6111 Sayılı Kanunun 59. Maddesiyle yapılan değişiklikten sonra artık trafik kazaları sebebiyle yapılan sağlık hizmet bedellerinden SGK'nın sorumlu olacağını, 2918 sayılı KTK'nun 98. Maddesinde gereği davacıların tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olup bu giderlerin müvekkillerinden talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kazanın meydana gelişi ile ilgili davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, olayın ..... adına kayıtlı .... plakalı araç ile Başakşehir Hürriyet Bulvarı üzerinden Halkalı istikameti üzerinde ortalama 40-50 km hızla seyir halindeyken, davacılardan ...... ve ..... 'ın, Başakşehir Tıp Merkezi önünden yolun karşı tarafına geçmek üzere araçların arasından aniden yola çıktıklarını ve müvekkili davalıların sevk ve idaresindeki araca çarptığını, çarpışmayla birlikte müvekkilinin hemen frene bastığını ve aracın aşırı hızlı olmadığından durduğunu, müvekkili idaresindeki sevk ve idaresindeki aracın aşırı hızlı olmadığının en açık göstergesi olduğunu, davacıların yolun karşısına geçerken dikkatli olmadığını ve karşıdan karşıya geçme kurallarına riayet etmediğinden dava konusu kazanın meydana geldiğini, Başakşehir Polis Merkezi Amirliği tarafından tutulan 23.05.2017 tarihli kaza tespit tutanağında da açıkça yer aldığını, 2918 Sayılı KTK'nun 68/b-3. Maddesini ihlal ettiklerini, davacılar geçişe yasak olan yerden karşıya geçmeye çalıştıklarını, kazanın meydana geldiği yerin 50 metre ilerisinde ışıkların, 30-40 metre gerisinde de yaya alt geçidi bulunduğunu, dolayısıyla yasal düzenlemelerde yer alan mesafeler dahilinde (yüz metreye kadar) yaya alt geçidi ve trafik ışıklarının mevcut olduğunu, davacıların yasak yerden geçmeye çalıştıklarının da en açık göstergesi olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar müvekkilinin 2918 Sayılı Kanunun 52-a maddesini ihlal ettiği belirtilmiş ise de bu hususun hatalı olduğunu, müvekkilinin kazanın yerinden ortalama 40-50km hızla geçmekteyken davacılar araçlarından arasından yola aniden çıkmaları nedeniyle dava konusu kaza meydana geldiğini, bu ani olay nedeniyle kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, davacıların kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduklarını, davacıların talep ettikleri manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, bu miktarların kabulü mümkün olmadığını, manevi tazminatın ne bir ceza ne de bir zenginleşme aracı olduğunu, davacıların talep ettikleri manevi tazminat miktarlarının müvekkillerinin ekonomik mahvına neden olabilecek düzeyde olduğunu, taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN BAKIMINDAN :TALEP
: davacı vekili özetle;23.05.2017 tarihinde saat 15
:00 sıralarında ...... adına kayıtlı bulunan ve ..... isimli şahısın sevk ve idaresindeki ..... plakalı ..... Marka 1995 Model Otomobil araç İstanbul İli .... ilçesi ..... Bulvarı üzerinden Halkalı istikameti üzerinde seyir halindeyken aşırı hız nedeniyle kotrolünü kaybederek, yol kenarında bulunan müvekkilleri .... ve çocuğu ......’a hayati tehlikesi bulunacak şekilde çarptığını, trafik kazasından kaynaklı olarak 11.07.2018 tarihinde .... vefat ettiğini, ...... hayattayken maddi- manevi tazminat talebi ile dava açtıklarını, davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, müvekkillerinin her biri için 1.000'er TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER
:Küçükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası, ...... ve ..... 'a ilişkin SGK cevap yazısı, Küçükçekmece ..... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ..... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy ...... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası,Hastane ve tedavi evrakları, mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2024 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu İstanbul ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan █████/2023 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan █████/2021 tarihli raporu, mahkememizce aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Asıl ve birleşen davanın █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu görüldü.Mahkememizin ..... esas, ..... karar sayılı, █████/2020 tarihli ilamının mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.Asıl ve birleşen davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Olayın gerçekleşme biçimi, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası alınan ifadeler, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında alınan ifadeler ve raporlar karşısında; mahkememizce aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin █████/2024 tarihli raporunda tespit edilen edilen kusur ve oranları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu'nun █████/2023 tarihli maluliyet raporu ve maddi tazminat hesabına ilişkin mahkememizce aldırılan aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.Dava konusu olay;23.05.2017 günü saat 15
:15 sıralarında sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobili ile Hürriyet Bulvarı üzerinde Halkalı yönüne sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan tıp merkezi yakınlarına geldiği esnada aracının sağ ön köşe kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından gelerek kucağında üç yaşındaki çocuğu ..... ile birlikte kaplamaya giren yaya ......'a çarpması neticesi dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Küçükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ....... E. sayılı dosyasında; █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ..... ’ün tali kusurlu, yaya .....’ın asli kusurlu, ......’ın kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir.Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyasında;█████/2020 tarihli bilirkişi raporunda, araç sürücüsü ..... 'ün tali kusurlu olduğu, ....'ın asli kusurlu, .....'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ancak, █████/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kaza mahallinin kavşak olduğu ve kavşaklarda da ilk geçiş hakkının yayalarda olduğu gerekçesi ile sanık sıfatı ile yargılanan sürücü asli kusurlu bulunmuşken yaya ..... ise tali kusurlu bulunduğu, ceza yargılaması sırasında dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nda █████/2021 tarihinde görüşülmüş ve sanığın asli kusurlu, yayanın ise tali kusurlu olduğunu görüşünün korunduğu görülmüştür.Mahkememizce aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 09.12.2024 tarih raporu ile; “davalı sürücü..... 'ün %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, yaya .....'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu” tespit edilmiştir. Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve █████/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu görüşününe göre sürücü .... ’ün asli kusurlu, yaya .....’ın tali kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması da dikkate alınarak, mahkememizce kusur ve kusur oranı hesaplarında ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 09.12.2024 tarih raporu ile tespit edilen kusur oranları dikkate alınmıştır.Maluliyet oranlarının tespiti ile ilgili olarak :İstanbul ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.09.2021 tarih ve .... sayılı raporu ile; davacı .....’ın █████/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespit edilmiş,, █████/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası nedeniyle yaşam süresi boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyacağı kanaati belirtilmiştir.İstanbul ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 28.12.2022 tarih ve .... sayılı raporu ile; davacı .....’ın █████/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaati belirtilmiştir.Asıl ve birleşen davada sigorta şirketinin sorumluluğu :Kazaya karışan ..... plakalı araç davalı ...... Sigorta A.Ş.’nin 14.03.2017- 14.03.2018 başlangıç ve bitiş tarihli, ölüm ve yaralanma kişi başına 330.000,00 TL limitli, ..... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md 97’de (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hükümleri yer almaktadır.2918 Karayolları Trafik Kanunu Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı md 99/1’de “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” hükmü yer almaktadır.Asıl davada davacı vekili tarafından ...... adına maddi tazminat talepli 14.11.2017 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurulduğu, başvurunun 17.11.2017 tarihinde teslim edildiği, dilekçe ekinde vekaletname, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçe bilgileri, hastane raporları, faturaların listeli olduğu görülmüş olup başvurunun usulüne uygun olduğunun anlaşıldığı, ..... yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 30.11.2017 olduğu anlaşılmıştır.Asıl davada davacı vekili tarafından ...... adına maddi tazminat talepli 19.10.2017 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurulduğu, başvurunun 23.10.2017 tarihinde teslim edildiği, dilekçe ekinde vekaletname, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçe bilgileri, hastane raporlarının listeli olduğu görülmüş olup başvurunun usulüne uygun olduğunun anlaşıldığı, ..... yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 03.11.2017 olduğu anlaşılmıştır.Birleşen davada davacılar vekili tarafından destekten yoksun kalma talebi ile ilgili davalı sigorta şirketine 21.11.2019 tarihli dilekçe ile başvurulduğu, başvurunun 25.11.2019 tarihinde teslim edildiği, dilekçe ekinde vekaletname, kaza tespit tutanağı, veraset ilamının listeli olduğu görülmüş olup başvurunun usulüne uygun olduğu, ..... yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 06.12.2019 olduğu anlaşılmıştır.KTK md 96/1’de “Zarar görenlerin çokluğu
: Madde 96 – Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.” düzenlemesi gereğince davacıların tazminat tutarları sigorta limitinden fazla olduğundan garameten paylaştırılması gerekmektedir.Mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Karayolları Trafik Kanunu md 90’da (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) yapılan değişiklik Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.07.2020 tarih ve ███████ E., ███████ K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden güncel Yargıtay kararları doğrultusunda teknik faiz 0 olarak kabul edilerek TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmıştır.11.04.1985 doğumlu ....., 23.05.2017 olay tarihinde 32 (yıl) 1 (ay) 12 (gün)lük yani 32 yaşındadır. TRH-2010 tablosuna göre kalan yaşam süresi (47) yıldır ve (79) yaşına kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır. Buna göre 32-60 yaş aralığı 28 yıl aktif dönem, 60-79 yaş aralığı 19 yıl ise pasif dönem olmak üzere toplam zarar süresi 47 yıldır. Ancak asıl davada davacı ..... █████/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.28.01.2014 doğumlu ....., 23.05.2017 olay tarihinde 3 (yıl) 3 (ay) 25 (gün)lük yani 3 yaşındadır. TRH-2010 tablosuna göre kalan yaşam süresi (70) yıldır ve (73) yaşına kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır.Dosya kapsamında 04.06.2018 tarihli sosyal ekonomik araştırma tutanağında ...... ’ın çalışmadığı bilgisinin yer aldığı, davacının çalışmaya bağlı gelir elde ettiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacının ev hanımı olduğunun kabulü ile Yargıtay kararları doğrultusunda aktif pasif ayrımı yapılmadan AGİsiz net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmiştir.Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 23.05.2018 tarihli yazısı ile davacıların herhangi bir başvurusuna ve ödeme bilgisine rastlanılmadığı bildirilmiştir.İstanbul ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.09.2021 tarih ve ..... sayılı raporunda davacı ..... ’ın %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kanaati belirtilmiş olduğundan geçici iş göremezlik zararı hesaplanmayacak yaşam boyu sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanacaktır.İstanbul ...... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 28.12.2022 tarih ve ..... sayılı raporunda davacı ..... █████/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, █████/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaati belirtildiğinden Yargıtay kararları uyarınca çocuğun herhangi bir kazancı olmadığından, geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı, bulunduğu yaş itibariyle günlük yaşamını sürdürürken, okula gidip gelirken sakatlığı oranında zorluk çekeceğinden, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerektiği ancak iş bu raporda maluliyet oranı bulunmadığından iş bu raporda geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılmayacaktır.“Yargıtay çocukların gelir getiren bir iş yapmadıkları takdirde kazanç kayıplarının söz konusu olmayacağına bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceklerine hükmetmektedir" (Yargıtay 17. HD █████████ E., █████████ K., K.T. 10.11.2020, Yargıtay 17. HD █████████ E., █████████ K., K.T. 02.03.2020, Yargıtay 17. HD ██████████ E., █████████ K., K.T. 17.06.2019)Ancak maluliyet oranlarının tespiti durumunda Yargıtay’ın, çocuğun maluliyeti nedeniyle kaza tarihinden itibaren tazminat hesabı yapılması gerektiği yönünde kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD █████████ E., ██████████ K., K.T. 07.11.2019, Yargıtay 17. HD ██████████ E., █████████ K., K.T. 09.04.2019, Yargıtay 17. HD ██████████ E., █████████ K., K.T. 19.09.2019)” (Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında Geçici İş Göremezlik Tazminatı, Dr. Yıldırım KESER, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Y. 2021, C. 18 S. 2, s. 1046).“Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, kaza tarihinde 7 yaşında olan davacı ... ’ın kaza tarihiyle birlikte geçici ve sürekli iş göremezlik hesaplaması yapılmıştır. Oysa, kazadan sonra okula giderken, günlük işlerini yaparken vs. diğer yaşıtlarına göre daha fazla efor sarfedecek olan davacı ..... için kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, geçici iş göremezlik zararını da hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.” (Yargıtay 17. HD ██████████ E., █████████ K., K.T. 19.09.2019)“Somut olayda davacı küçük ...'ın yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı ... kaza tarihinde 9 yaşında olup hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacı küçüğün sürekli maluliyet oranının %10,3 olduğu, iyileşme süresinin 4,5 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından küçük ... için, kaza tarihinden itibaren 4,5 ay için geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı küçük... bakımından daimi maluliyet yanında geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir. Küçük Mahmut kaza tarihinde henüz 9 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici işgöremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 17. HD ██████████ E., █████████ K., K.T. 17.06.2019)Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememize aldırılan Adli Tıp raporları ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına binaen;Asıl davada bakımından maddi tazminat talebi ile ilgili olarak:23.05.2017 günü gerçekleşen ve trafik kazası olduğu anlaşılan olayda; davalı sürücü ...... 'ün %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, yaya .....'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğu, kazaya karışan ..... plakalı aracın davalı ..... Sigorta A.Ş.’nin 14.03.2017- 14.03.2018 başlangıç ve bitiş tarihli, ölüm ve yaralanma kişi başına 330.000,00 TL limitli, ..... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğu, ..... plakalı aracın sahibi/işleten ..... olduğu, araç sahibi ve sürücüsünün asıl dava yönünden kaza tarihinden (23.05.2017) itibaren sorumlu oldukları, asıl dava davacısı/müteveffa ..... yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 30.11.2017 olduğu, ..... yönünden ise davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 03.11.2017 olduğunun tespit edildiği, İstanbul ...... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.09.2021 tarih ve ...... sayılı raporu ile,, davacı ..... ’ın olay nedeni ile %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, █████/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası nedeniyle yaşam süresi boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyacağının tespit edildiği, İstanbul ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 28.12.2022 tarih ve ..... sayılı raporu ile; davacı ...... ’ın olay nedeni ile, tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, asıl dava davacısı .....'ın █████/2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı veraset ilamına göre, 4 pay olarak kabul edilen mirasın, payın 1 tanesinin eşi davacı ......'a, 3 payın ise ...... ait olduğu, davacı ..... için; buna göre eş ..... bakıcı ve tedavi giderleri farkı olarak 5.866,89TL, çocuk ...... ise bakıcı ve tedavi giderleri farkı olarak 18.100,66TL olmak üzere taleple bağlı kalınarak toplam 23.967,55TL talep edebileceği, ...... bakımından ise, maluliyet ve bakıcı giderleri taleplerinin maluliyete ilişkin mahkememizce aldırılan Adli Tıp raporu nazara alınarak reddi gerektiği, davacı taraf talebine göre 500,00TL'lik pansuman ve ilaç giderlerine ilişkin talepte bulunabileceği, dosya kapsamında çalışmadığı tespit edilen ....., ev hanımı olduğunun kabulü ile Yargıtay kararları doğrultusunda, aktif ve pasif ayrımı yapılmadan, agisiz net asgari ücret üzerinden maddi tazminat hesabı yapılması gerektiği, davacı/müteveffa ..... için; kaza tarihi ile vefat ettiği tarih arasındaki 1 yıl 1 ay 18 günlük sürekli iş göremezlik tazminatının müteveffanın eşi ..... 2.764,38TL, çocuk ...... 8.293,15TL olmak üzere toplam 11.057,53TL talep edebileceği anlaşıldığından, asıl davada maddi tazminata ilişkin talepler bakımından bu doğrultuda karar vermek gerekmiştir.Asıl dava bakımından manevi tazminat yönünden değerlendirme :Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Trafik Kanun 90. Maddesi kapsamında zorunlu teminat olarak karşılaşabilen ölçüde zorunlu mali sorumluluk sigortası ölüm nedeniyle talep edilen manevi tazminatı teminat altına alır, manevi tazminat, zarar görenlerin kişilik haklarının ihlali nedeniyle doğmuş, buna binaen ZMSS teminatıdır. Manevi tazminat sigorta teminat kapsamı dışına çıkarılamaz, ancak kast(bilerek çarpma), yarış, alkol sınırının çok üzerinde kusur, poliçesiz araç, sürücünün ehliyetsiz olması, durumunda, bu hallerde sigorta öder ama sürücüye rücu edebilir, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı, █████/2018 tarihli ilamında yorumladığı gibi, sigortacı sorumluluğu dışında sayılan genel hükümlerin özel olarak saydığı teminat dışı hallerin tahdidi (sadece sayılı haller kapsar) olduğu, bu nedenle manevi zarar taleplerinin sigorta teminatı dışında bırakılması için özel düzenleme gerekli olduğunun gerektiği, ZMSS poliçelerinde manevi tazminat teminatı yoktur denilmiş olsa bile bu istisnaların kapsamının dar yorumlanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli, █████/2020 resmi gazete tarihli, 31269 sayılı ilamı ile 2918 sayılı KTK'nın 96. Maddesinde yer alan ve ZMSS kapsamındaki tazminatların genel şartlarla sınırlanacağı yönündeki kanunun (ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda) anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir.Bu iptal ile birlikte, teminat kapsamı ve tazminat sorumluğu, genel şartlarla sınırlama iddiası ortadan kalmıştır. Ölüm yada yaralanma nedeniyle açılan manevi (ve maddi) tazminat davalarında sigorta ve araç işleteni sürücü sorumluluğu bakımından gerçek zarar ve adalet ölçüsü esasına göre belirlenir.Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, araç sürücüsünün davaya konu kazadaki kusur oranı, kaza tarihinde araç sahibi olan davalının sorumluluğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak; olaydan dolayı çekmiş oldukları elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; kendisinin vefat etmesi nedeniyle, Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı veraset ilamı doğrultusunda hisse payları oranı dikkate alınarak davacı/müteveffa ...... adına 120.000,00 TL manevi tazminat takdirine, kazadedeler davacı ..... babası ve müteveffa/davacı ...... eşi olan ...... adına 120.000,00TL manevi tazminat takdirine, kendisi kazazede olması ve müteveffa/davacı ..... oğlu olması nedeniyle, davacı ..... adına 90.000,00 TL manevi tazminat takdirine, Davalılar ..... ve ..... █████/2017 kaza tarihinden itibaren, davalı ..... Sigorta A.Ş'nin ise poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere █████/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ..... verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Birleşen Mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden değerlendirme :Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ..... sayılı dosyasına gönderilen ATK ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 23.12.2019 tarih ve 6171 sayılı raporunda ve Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...... esas sayılı dosyasında alınan sunulu ATK ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.07.2020 tarih ve ..... sayılı raporunda 23.05.2017 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması ile kazazede ...... ölümü arasında illiyet bağı olduğunun tespit edildiği, TRH-2010 tablosuna göre, ..... 79 yaşına kadar yaşayacağı, ......'ın eşi davacı ......'ın ise 74 yaşına kadar yaşama ihtimalinin bulunduğunun hesap edildiği, ihtimali hesaplanan yaşama süresinin .....'ın yaşam hesap edilen yılı üzerinden ölenin destekliğinin mevzubahis olacağı, bunun ise davacı ..... bakımından 38 yıl olduğu, davacı ..... için ise yerleşik Yargıtay içtihatlarında 18 yaşına kadar ölenin destekliğinden bahsedilebileceği, kaza tarihindeki yaşı dikkate alındığında bunun 14 yıl destekten yoksunluk hesaplaması anlamına geleceği, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca anne ve babanın yaşı dikkate alınarak 2 yıl sonra 1 çocuklarının daha olacağının kabulü gerektiği, davacı ..... 'ın yaşı, evlilik durumu ve çocuğunun olması nedeniyle evlilik ihtimaline ilişkin tazminattan indirim yapma gereği bulunmadığı, müteveffa ......'ın anne ve babasının hayatta olduğu, TRH-2010 tablosu ile yaşam süreleri hesap edilen annesi, babası, eşi, oğlu ..... ve doğması muhtemel çocuklarının desteklik sürelerinin ve pay oranlarının hesap edilmesi gerektiği, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun 10. Sayfasındaki tabloda destek payları ayrı ayrı belirtildiği, bu şekilde yapılan hesaplama uyarınca maddi tazminat talepleri bakımından müteveffa ......'ın eşi olan .... İçin; 1.898.324,67 TL, çocuk ..... için 188.693,00 TL olmak üzere toplam 2.087.017,67 TL Destekten Yoksun Kalma tazminatı talep edebilecekleri, anlaşıldığından, davalılar ...... Ve ...... 'den █████/2018 tarihinden itibaren, davalı ...... Sigorta A.Ş yönünden ise asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatının düşülerek, yapılan grameten paylaşım sonucu hesap edilen, müteveffanın eşi ..... yönünden 203.894.88 TL, çocuk ..... yönünden ise 20.267,10 TL ile sorumlu olmak üzere poliçe limitiyle (330.000,00TL) sınırlı olmak üzere █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline birleşen davada karar vermek gerekmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde kısa karar kısmında ..... için "....." olarak ismin hatalı yazıldığı, sehven yapılan maddi hata kapsamında değerlendirilerek, aşağıda hüküm kısmınında .... düzeltilmiştir.Asıl davada maddi ve manevi tazminat yönünden, birleşen davada maddi tazminat yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;ASIL DAVANIN MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN KISMEN KABULÜ İLE;Davacı ..... için; Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas ...... Karar sayılı veraset ilamı, dava dilekçesi, ıslah talebi ve bilirkişi raporu doğrultusunda;Eş ..... bakıcı ve tedavi giderleri farkı 5.866,89TLÇocuk ..... bakıcı ve tedavi giderleri farkı 18.100,66TL olmak üzere taleple bağlı kalınarak toplam 23.967,55TL'nin davalılar ...... ve ..... bakımından 23.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davalı ..... SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere .... yönünden 30.11.2017, ..... yönünden 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a verilmesine,ASIL DAVA BAKIMINDAN ..... bakımından maluliyet ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, taleple bağlı kalınarak 500,00TL'lik pansuman ve ilaç giderlerinin davalılar ...... ve ....... bakımından 23.05.2017 kaza tarihinden itibaren davalı ....SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere ..... yönünden 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak velayeten davacı .....'a verilmesine,ASIL DAVA BAKIMINDAN .... için; sürekli iş göremezlik tazminatının Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı veraset ilamı, dava dilekçesi, ıslah talebi ve bilirkişi raporu doğrultusunda;Eş .... için; 2.764,38TLÇocuk ..... için 8.293,15TL olmak üzere toplam 11.057,53TL'nin diğer davalılar .... ve ..... bakımından 23.05.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ..... SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere ..... yönünden 30.11.2017, ..... yönünden 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a verilmesine,ASIL DAVA BAKIMINDAN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN KISMEN KABULÜ İLE;Davacı ..... için; Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı veraset ilamı doğrultusunda; hisse payları oranı dikkate alınarak 120.000000TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ..... 'den kaza tarihinden itibaren,Davalı ..... SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere ..... yönünden 30.11.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Davacı ...... için; manevi tazminat talebi bakımından 120.00,00TL'nin manevi tazminatın davalılar ...... ve ..... 'den █████/2017 kaza tarihinden itibaren, Davalı ..... SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere █████/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı .....'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Davacı Çocuk ..... için; manevi tazminat talebi bakımından 90.00,00TL'nin manevi tazminatın davalılar .....ve .... 'den █████/2017 kaza tarihinden itibaren, Davalı ..... SİGORTA A.Ş poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere █████/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyeceyasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KABULÜ İLE;Maddi tazminat talepleri bakımındanEş ..... için; 1.898.324,67TLÇocuk ..... için 188.693,00TL olmak üzere toplam 2.087.017,67 TL Destekten Yoksun Kalma tazminatının davalılar ..... ve .... 'den █████/2018 tarihinden itibaren, Davalı ..... SİGORTA A.Ş yönünden Eş ..... yönünden 203.894.88,TL Çocuk ..... yönünden ise 20.267,10TL sorumlu olmak üzere poliçe limitiyle (330.000,00TL) sınırlı olmak üzere █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Asıl davada maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri;3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.426,72 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden; suçüstü ödeneğinden karşılanan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı e-tebligat, normal tebligat ücreti olarak 796,50 TL ve bilirkişi ücreti, adli tıp ücreti giderleri olarak17.030,00 TL harcanan toplamda 17.826,50 TL masrafın davanın kabul red oranına göre hesap edilen 16.935,18 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 891,32 TL'sinin çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)5- Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 475,10 TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesap edilen 451,34 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı ..... 'a ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı ......'a iadesine,7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 35.525,08 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a ödenmesine, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesap edilen 2.000,00 TL avukatlık ücretinin, çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı Sadullah Dağ'dan alınarak, davalılara ödenmesine,9-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Asıl davada manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri;10-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 22.542,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,11-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 52.800,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a ödenmesine, (Davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)12-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı ......'dan tahsili ile davalılara ödenmesine,Birleşen dava bakımından harç ve yargılama giderleri;13-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 142.564,18 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (Davalı ...... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)14-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı ......'a iadesine,15-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 310.182,47 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile çocuk bakımından velayeten kendi bakımından asaleten davacı .....'a ödenmesine, (Davalı ...... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere)15-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalılar ..... Ve ..... Vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan .....e-imzalıdırÜye .....e-imzalıdır...e-imzalıdırKatip .....e-imzalıdır