Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağı itirazının iptali davasında, sözleşme ihlali iddiaları ve fatura geçerliliği değerlendirildi.
Özet: Ticari hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, ödenmeyen faturalar için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep ederken; davalı, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, faturaların geçersiz veya erken düzenlendiğini savunmuştur; ancak, mahkeme tarafından incelenen davalı ticari defterleri, usulüne uygun tebliğ edilip yasal sürede itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığını, teslim formlarının ve personelin imzalarının mevcut olduğunu ve taraflar arasında mutabakat mektubu bulunduğunu ortaya koyarak, davalının iddialarını çürütmüştür.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ......
KATİP
: ......
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVALI
: ......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu ...... işine ilişkin ödenmemiş fatura alacaklarının tahsili amacı ile tarafımızca ......esas sayılı icra takibi başlatıldığını, söz konu icra takibi ile 03.03.2025 tarihli ödeme icra emri davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafından takibe 06.03.2025 tarihinde itiraz edildiğini davalının itirazı sonucu 06.03.2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu sözleşme kapsamında kurulan kişi sayma sistemine ilişkin olarak, davacı tarafından sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmede bahsi geçen kişi sayma cihazlarının 152 mağazaya yerleştirilmediğini, Test amaçlı birkaç mağazaya cihazların yerleştirilerek test edildiğini ancak davalı şirket tarafından çeşitli uyumsuzluklar tespit edildiğini, davacı şirket ile yapılan muhtelif görüşmelerde bu hususlarda bir hafta içinde tüm cihazların teslim edileceği ve yazılım güncellemelerin yapılacağına dair taahhüt edilmişse de cihazların teslim edilmediğini ve yazılımın tamamlanmadığını, Bu nedenlerle davacı tarafa Bakırköy 51. Noterliğince 10.05.2023 tarihinde ihtarname çekilerek müvekkil tarafından tek taraflı ve haklı nedenlerle fesih edildiğini, Davalı tarafından düzenlenen ve dava konusu olan 2 adet faturalara itiraz edildiği, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı ve söz konusu faturaların iade edildiğini, Davacı tarafından sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, faturada bahsi geçen malların teslim edilmediğini ve herhangi bir hizmetin sunulmadığından, davacının müvekkilden herhangi bir alacağının bulunmadığını, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir kiralama sözleşmesi olduğunu, mal satışına ilişkin gibi tanzim edilen faturaların geçersiz olduğunu ve icra takibine konu edilmemesi gerektiğini, Sözleşmeye aykırı şekilde,henüz bir teslimat ve hizmetin gerçekleşmeden 36 aylık kira bedeline ilişikin davacı tarafından peşin faturanın düzenlenmiş olduğunu, bu durumun hem sözleşme hükümlerine hem de Türk Borçlar Kanunun ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, Davacı tarafından talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını,Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığını beyan ederek belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Mahkememizce davalı ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 16.07.2025 tarihli raporda özetle: "Davalının 2019-2020-2021-2022-2023-2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterin açılış ve kapanış beratlarının süresi içinde yapıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Fatura tutarları , tahsilat ve ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer aldığının belirgin olması nedeniyle,Söz konusu ticari defterlerin, HKM'nun ilgili maddelerine göre davalı şirket lehine delil teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının düzenlemiş olduğu faturaların, davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin belgelendirildiği ve davalı'nın borcuna dayanak faturaların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, Davacı tarafından davalılara ait mağazalara yapılan mal ve hizmet teslimatlara ilişkin teslim formları ile teslim formlarında imzası bulunan ve cihazların kurulumunu bizzat gerçekleştiren davalı şirket personeline ait dış görev formlarının dava dosyasında yer aldığı, Takip konusu olan faturalara ait, Davalı şirket tarafından davacı tarafa 6102 sayılı TTK.23/c maddesine uygun olarak yapılmış olan herhangi bir ayıplı hizmet ihbarının bulunmadığı, Davacı düzenlemiş olduğu faturaların, davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin belgelendirdiği ve bu nedenle 6102 sayılı Yeni TTK'nın 21/2 maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğinden dolayı kabul edilmiş olduğu, Taraflar arasında son olarak yapılan 31.05.2025 tarihindeki mutabakat mektubunda da (TTK.m 94 göre) 816.458,40 TL.tutarında davacıya borçlu olduğunun teyit edildiği, Rapor içeriğinde açıklandığı üzere,takip tarihi itibariyle davalının davacıya dava konusu olan faturalardan toplam 816.458,40 TL.lik Ana para tutarında borçlu olduğu ve bu tarihten sonra da davalı tarafından davacıya yapılmış bir ödeme kaydının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 27.05.2025 tarihli raporda özetle: "Takibin dayanağının kambiyo senedi olup, takibin kambiyo senetlerine mahsus takip ile yapıldığı, Senedin metninde teminat senedi olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, Davacının senedin dava dışı kooperatife ilişkin kredinin ödenmesinin teminatı olduğuna ilişkin iddiasındaki yemin delili de dahil olmak üzere delillerin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, Kooperatif kayıtlarının davacının iddiaları ile örtüşmediği, icra dosyasındaki ödemelerin birebir. kayıt edilmediği, sadece anapara ve faiz tahsilatının gösterildiği, icra masraf ve vekalet ücretlerine ilişkin bir tespit yapılamadığı, Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere, ...... Sayılı dosyasının bulunmaması, ...... E, sayılı dosyası ( ......) ödemelerin tam gösterilmemesi sebebi ile yeniden sorulması Davacının ödemelerinin de kooperatif alacağına ilişkin olduğu belirtilmiş ise de bu ödemelerin de borç ile örtüşmediği, Sadece davacının ödemesinde görülen █████/2021 tarihli ödemede, ...”ın borcuna karşılık ödeme olduğu görüldüğü, bu miktarın dahil edilip edilmemesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bu halde Davacının 21.050 TL'lık ödemesinin mahsubu halinde hesaplama: Anapara 130.000,00TL *111.187,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL 94 0,3 kom dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 236.577,99 TL alacak olduğu, Davacının ödemelerinin mahsup edilmemesi halinde; Anapara 130.000,00TL 4 127.237,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL %3 komisyon olmak üzere dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 257.627,99 TL alacağı bulunduğu, Davacının dava tarihinden sonra icra dosyasına yapmış olduğu ödemeler, hesaplamalara dahil edilmediği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 15.08.2025 tarihli ek raporda özetle: "Tarafların ilgili yıllara ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Nihai Takdir Yüce Mahkemenindir. İncelenen davacı yan defterlerinde davalı yandan 815.828,40 TL alacaklı olduğu, Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ... tarafından incelenen davalı yan defterlerinde davacı yana 816.458,40 TL borçlu olduğu, Tarafların defter kayıtlarındaki 630,00 TL tutarındaki bakiye farkın, davalı yan tarafından davacı yana banka aracılığı ile gönderilen 630,00 TL tutarındaki havalenin davalı yanın defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, anılan ödeme davacı yanın kabulünde olduğu için davalı yanın borcundan düşülmesi gerektiği, dolayısıyla davalı yanın davacı yana 815.828,40 TL borçlu olacağı, Taraflar arasında tanzim ve imza edilen sözleşme ile kiralama süresinin 36 ay, aylık kiralama bedelinin ise 17.480,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin tetkikinde sözleşmenin düzenlenme/ imzalanma tarihinin yer almadığı, dolayısıyla kiralamanın başlangıç tarihinin dosya kapsamından tespit edilemediği, yine davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen faturaların aylık dönemler itibari ile değil, sözleşmenin aksine kümülatif olarak düzenlendiği, dolayısıyla sözleşme ile belirlenen “Müşteri'nin ödemelerini ödeme tarihinde kısmen veya tamamen yapmaması durumunda aylık yüzde iki oranında gecikme faizi işletilecektir.” Hükmü doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için davalı yanın temerrütüne ilişkin dosya kapsamında tespit yapılamadığı, Davalı yanın ticari defterlerine kaydettiği, takibe ve davaya konu faturalara ve muhteviyatına itirazının ve ilgili faturaların iade edildiğine ilişkin davacı yana bildiriminin yasal süre içerisinde yapılmadığı, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı," şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
...... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 73.278,00 TL + 742.550,40 TL bedelli faturalara dayalı olarak 742.550,40 TL, 73.278,00 TL asıl alacak, 649.131,46 TL +60.172,78 TL lşlemiş faiz toplamı 1.525.132,64 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiği, itirazında ......Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bila tarihli Followino Kamera Sistemleri Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 11. Maddesinde "...Taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıklarda ......Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir..." maddesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
HMK 17. Maddesinde "...Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır..." yer almaktadır.
...... sayılı ilamında "...Mahkemece, davacı tarafın başka bir cirantaya yönelik başvuru hakkının engellendiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı gibi alacak hakkının da ihdas edilmiş yeni bono ile zayi olmadığının kabulü gerekeceğinden davacının dava tarihi itibari ile dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyizi üzerine;
Dairemizin 06.01.2014 tarih ......sayılı kararı ile''... mahkemece İİK'nın 50. maddesi gözetilerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz öncelikle incelenerek, icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılması halinde dava koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine, aksi halde işin esasına girilmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, takibe konu bonoda davalı bankanın sıfatının bulunmadığı, senette ihtilaf halinde ... Mahkemelerinin yetkisinin taraflarca kabul edildiği, İİK 50. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmamakla birlikte, somut olayda davalı borçlu, ...'nce çıkarılan ödeme emrine karşı yetkili icra dairesinin ... olduğu yolunda yetki itirazında bulunmuş, ayrıca borcun esasına da itiraz etmiştir. Alacaklı davacı ise itirazın iptaline ilişkin bu davayı ......Mahkemesi'nde açarak davalı borçlunun icradaki yetki itirazını benimsemiş bulunmaktadır. Nitekim böyle bir durumda, ...'nin yetkisiz icra dairesi olmasından dolayı ortada geçerli bir icra takibi bulunduğundan söz edilemez. Zira, davacı alacaklı yetkili icra dairesinde davalı borçluya yeni bir ödeme tebliği ile yükümlü bulunduğu halde bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmaktadır. O halde ortada geçerli ve yetkili yer dairesinde yapılmış bir icra takibi mevcut bulunmadığından koşulları oluşmayan icra takibine vaki itirazın iptali davasının bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. ..." şeklindedir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde ...... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, davacı tarafından ise yetki sözleşmesine aykırı olarak ......takibin başlatıldığı, davalı tarafından süresinde yapılan itirazda ...... Mahkemeleri ve icra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde yetki itirazında bulunulduğu, davacı tarafından ise yetki itirazı sonrasında yetkili icra müdürlüğünde takibe devam edilmeyip ve davalının yetki itirazı benimsenerek davanın Mahkememizde açıldığı anlaşıldığından geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğunda davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 HMK 17, 2004 sayılı İİK 50 ve 58 maddeleri gereğince geçerli bir icra takibi bulunmadığından HMK 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 18.419,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.804,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!